Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Işkın Çakmak: Yeri gelmişken bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Alman Lisesi’ni de bir tür cemaat olarak göstermeye çalışıyorlar. Alman Lisesi, dünyanın her yerinde Deutsche Schulle olarak kurulmuş, yüzlerce kurumun bir parçası. Herhangi bir bireye ya da gruba bağlı değil. Bizzat Alman Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yapılan anlaşmalar gereğince kurulmuş bir okul. Bütün dünyada, kurulduğu ülkenin Eğitim Bakanlığı ile Alman Eğitim Bakanlığı arasında bir anlaşma sonucu kuruluyor ve yönetiliyorlar.

Ezgi Koçer: Evet, kimileri bizi “Truva atı” olmakla itham ediyor.

Işkın Çakmak: Belli yerlerde böyle iddialar üretiliyor. Ama bir takım bireylerin ya da grupların “iyilik amacıyla”, “hayır amacıyla” kurduğu üniversitelerle, ilköğretim okullarıyla, liselerle benzer bir statüsü yok bizim okulumuzun. Alman Lisesi, “altın nesiller” yetiştirmeyi amaçlayan okullarla aynı kategoriye, aynı statüye konulamaz.

Ezgi Koçer: Alman Lisesi bir şahsa ya da gruba ait değildir.

Işkın Çakmak: Evet, okulumuzun yönetiminde birey yok, komisyonlar var. Alman ve Türk Eğitim bakanlıklarının komisyonları da var. Özellikle eğitim kalitesi alanında diğer okullardan çok daha fazla inceleniyoruz. Bizim sınavlarımızda bir kopya söz konusu olsa, yakalansanız Alman Lisesi diplomasını alma hakkınız, Abitura hakkınız elinizden gider… 

Sinan: İlginç!  Okulunuzu bu kadar savunma ihtiyacını niye hissediyorsunuz? Nasıl bir aidiyet bu?

Işkın Çakmak: Çünkü sürekli üzerimize geliniyor. Haksız biçimde üstelik! Yani okulumuza delicesine bir aşkla bağlı olduğumuzdan değil, haksız biçimde saldırıya uğradığı için savunuyoruz.

Ezgi Koçer: Doğrusu bu olaylardan sonra özellikle savunuyorum okulumu! Eskiden beri Alman Liseli olmak bana farklı gelirdi zaten. Aldığımız eğitimin Türk eğitim sisteminden de Fransız ekolünden de farklı olduğunu, Alman Lisesinde çok iyi bir eğitim sisteminin yürütüldüğünü biliyordum. Ama bu olaylardan sonra bu görüşüm daha da pekişti. Bakın, ilk büyük protesto eyleminin yapıldığı gün hepimiz Galatasaray Lisesi’nin önünde toplandık. Okulumuzdan neredeyse %95 katılım vardı. Ama inanılır gibi değil, Galatasaray Lisesi’nin kapılarını kilitlediler öğrencileri çıkmasın, bize katılmasın diye! Bir başka okulun kapılarının kilitlendiğini de duyduk. Kimsenin çıkmasına izin vermediler. Bizim okulda ise durum tam tersi gelişti. Okul yönetimimiz bize engel olmadı. İzin istedik, sınıfları dolaşıp duyuru yapabilmek için. Engel olmadılar. Öncelikle ne yapmak istediğimizi sordular. Biz de bize karşı bir haksızlık yapıldığını ve kendimizi savunmak istediğimizi söyledik. Okul yönetimimiz bize yetişkin bireyler gibi davranıyor. Kendi kararlarımızı alabileceğimiz, uygulayabileceğimiz bir özgürlük ortamı veriyor.

Sinan: Pardon, “siz” kimsiniz bu arada?

Işkın Çakmak: Öğrenciler? Biz öğrenciyiz?

Ezgi Koçer: Komite oluştu…

Sinan: Bir öğrenci komiteniz mi var?

Ezgi Koçer: Kendiliğinden bir öğrenci komitesi oluştu. Böyle bir grup yoktu daha önce, öğrenci birliği çatısı altında da değildik biz ama… 

Işkın Çakmak: De facto bir oluşum… Okulun asıl öğrenci birliğinin işlevleri ayrı. KASDAV gibi organizasyonlarda falan öğrenciler kendi aralarında haberleşiyorlar. Burada ise haberleşme grubunun efektif yönetilmesi açısından komitemsi bir şey oluşturuldu. Kargaşa önlendi ve katılım tek bir kulvardan sağlandı. 

Ezgi Koçer: Alman hocalarımız bile üstlerinde bizim Türkçe yazılı tişörtlerimizle, ellerinde bizim pankartlarımızla destek verdiler eylemimize. O zaman şunu fark ettik: hocalarımız sadece haklarımızı savunmamızın önünü açmıyorlar aynı zamanda haklı olduğumuz konularda bizim yanımızda da yer alıyorlar. Oysa birçok okulda bırakın destek olmayı, öğrencilerin haklarını savunmak için eylem yapmalarına bile engel olundu. Bu bile bana okulumu savunmak için yeterli gerekçe veriyor.

Işkın Çakmak: Daha kötüsü de var!  Bazı okul yönetimleri hiç değilse açık açık “yasaklıyoruz” deme cesaretini gösterdiler. Bazı okullar ise haince baraj derslerin sınavlarını o güne yığarak bu şekilde öğrencileri okula kilitleme yöntemini kullandılar. Galatasaray kapıları kilitledi ve haber oldu ama herhangi bir okulu dil ve anlatım sınavını o güne koydu diye suçlayamazsınız değil mi? Böyle çok duyum aldık.