Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan: Gerçekten tamamen bir facebook organizasyonu muydu bu?

Ezgi Koçer: Her okul kendi içerisinde iç örgütlenmesini de yaptı elbette…

Işkın Çakmak: Facebook’u küçümsememek gerekiyor bence?

Sinan: Elbette küçümsemiyorum, merakımdan soruyorum…

Işkın Çakmak: İran’da ayaklanma olduğu zaman da twitter’dan facebook’tan oldu.

Ezgi Koçer:  Aslında bu soruda… Yani hiçbir partinin, örgütün bir katkısı, etkisi yoktu. Yani tutup da partiler ya da herhangi biri desteklemedi bizi…  

Sinan: Hey, art niyetli olma! Ben polis değilim! (Kahkahalar) Şunun için soruyorum, dünyada örnekleri görülen bir örgütlenme tarzı var karşımızda. Sosyal ağları kullanan bir örgütlenme…  

Işkın Çakmak: Evet Facebook herkese en hızlı ve en temiz biçimde ulaşmanın imkanını sağlıyor.

Sinan: Demek ki facebook laklak dışında, aptal videoları paylaşmak dışında da kullanılabiliyormuş?  

Işkın Çakmak: Bizim hali hazırda aktif Alman Lisesi Dayanışma Platformumuz da var, şu an devam ediyor…  

Ezgi Koçer: Bizim açık mektubumuz da o şekilde dağıldı. Facebook üzerinden…

Işkın Çakmak: Evet, çünkü sonuç olarak okul adına bir mektup yazdığımız için biz katılan tüm öğrencilere, hatta mezunlar derneğine üye mezunlara da “bu metinde istemediğiniz, çıkartılmasını istediğiniz bir şey var mı?” diye soruldu… Mektup tüm Alman Liselilerin onayını aldıktan sonra yayınlandı. “Biz şurada toplanıyoruz, bizimle birlikte olmak isteyen varsa gelsin” dendi. Böyle, böyle küçük birlikler bütünleşti, büyüdü… Ben bu kadar çok kişinin gelmesini beklemiyordum.

Ezgi Koçer: Facebook’un gücü şurada… Ben o bahsettiğim yazımı herhangi bir yere, herhangi bir kimseye yollamadım. Facebook sayfamda yayınladım. Bu arada benim facebook ayarlarım da sadece tanıdığım arkadaşlarımın görebileceği şekildedir. Arkadaş listemde 800 kişi var. Hepsini tanırım. Ama o yazıyı koyduktan 3 gün sonra bir mail aldım. Hiç tanımadığım bir insandan. “Liseli kızın kaleminden” başlıklı bir mail. Normalde hiç okumam öyle mailleri ama merak edip açtım ve kendi yazımla karşılaştım. Yazının sonunda imza yoktu. Bir mail zinciri oluşturulmuş ve kendi yazım hiç tanımadığım bir insandan dönüp bana ulaşmıştı yeniden…

Ulvi: Okulda bir karşı çıkış olmadı mı hiç? Böyle bir eyleme katılmayalım falan diye?

Işkın Çakmak: Katılmayalım diyen çıkmadı hiç. Hatta şöyle söyleyeyim, kendisi belli nedenlerden gelemeyenler de en azından okula gelmeyerek eyleme katıldı. Çünkü boykot eylemlerinin gücü sadece sokağa çıkmakta değil. Devletin çaktırmadan toplamaya çalıştığı, çakılınca da alenen topladığı o ünlü yoklama kâğıtları da boykotun gücünün bir parçası. Çünkü o gün okulda olmayan her isim, haksızlığa tepki verdi…