Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan: Şifre şifre diyorsunuz ama henüz net olarak açıklığa kavuşmadı sanırım bu? Henüz hala bir iddia?

Ezgi Koçer: Evet henüz bir iddia… 

Işkın Çakmak: İşin kötü yanı şu… Bu kadar şifreleme sistemi var dünya üzerinde. Yani tek tek şifreleme sistemi mod ve medyan olsaydı, kriptoloji diye bir bilim dalı ortaya çıkmazdı! Bu kadar şifre sistemi varken; konular içerisinde olan, ilkokul-lise seviyesinde birinin bile anlayabileceği, ancak müfredat içerisinde olmayan yegâne konuyu elleriyle seçmişlerde bulmuşlar gibi bir medyan olayı var ortada…

Sinan: Bunu kontrol ettiniz mi siz? Uyguladınız mı? İşliyor mu gerçekten?

Işkın Çakmak: Tabii canım!

Ezgi Koçer: Ben kendim denedim. Normalde 45 matematik sorusunu deneme sınavında 50 dakikada yapabiliyorum. Abbas Güçlü’nün programında gösterilen şifreleme tekniğiyle, soruları hiç okumaya da gerek kalmadan sadece şıklara bakarak 20 dakikada 30 net yapabildim. Ben bir TS öğrencisiyim. 20 dakikada 30 net yapabilmemin imkânı yok yani normal koşullarda…  

Işkın Çakmak: Bu senenin asıl özelliği, sınav sorularının matematik bölümünde karmaşık ve uzun olması… Çözümlerinin de yine aynı şekilde, ancak kallavi ve doğru işlemlerle mümkün olması… Bu seneki eleme sistemi okuma-anlama ve işlem yeteneği üzerineydi zaten. Her sene böyle olurdu ama bu sene iyice yüklenilmişti buna… Dolayısıyla hiçbir soruyu okumadan çözebiliyor olmak korkunç bir avantaj sağlıyor insana… Hele ki sistemin işlediğini, sizi doğru sonuca ulaştırdığını biliyorsanız, bundan eminseniz, geri dönme ihtiyacınız da olmaz… ÖSS sistemi öğrenciyi daha çok çelişkiye yönlendirmek üzere kurar soru mantığını. Oysa bu teknikle çelişki ortadan kaldırılmış oluyor. Bu tekniği kullandığınız takdirde doğru yanıtlar vereceğiniz size daha önceden zaten söylenmişse, zaman yitirecek ya da çelişkiye düşecek hiçbir durum kalmıyor ortada!

Ezgi Koçer: Ya bir de şöyle bir şey var… Sınavdan sonra ÖSYM o kadar çok açıklama yaptı ki… Önce “asla şifre yok” dedi… Sonra “Aa, biz de bir tane keşfettik ama tesadüftür” dedi… Sonra “biz de gördük ama yanlışlıkla koymuşuz” dedi… Sonra “kişiye özel kitapçıklar var, herkeste ayrı kitapçık olduğundan böyle bir şifre olsa bile uygulanamaz” dedi. Bütün bu açıklama karmaşası içinde bana gerçekten samimi gelen tek bir açıklama var: “Evet bir şifre var, bütün kitapçıklara da uyuyor. Ama biz bunu yanlışlıkla yaptık ve kimseye de söylemedik” Yani gerçeğe en yakın açıklama bu, en azından inkâr etmiyorlar bu açıklamayla… Ki bence bir çok kişinin inandığı da budur. Bakın ben Cemaatle ilişkilendirilen dershanelere gitmedim. Okulumun Cemaatlerle bir ilgisi alakası yok. Cemaatlerle bu kadar ilişkisiz biri olarak benim bile kulağıma sınavdan 2 gün önce “mod-medyana dikkat” bilgisi geliyorsa bana hiç inandırıcı gelmiyor bu şifreleme tekniğinin başkaları tarafından bilinmemesi…