Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

"ORTADOĞUDA EN BÜYÜK PROBLEMLERDEN BİRİ: BÖLGEDE ANALİST YOK"
MİA- Yine döndük dolandık, Kapitalizm’e geldik. 
AFK- Independent’ta bir haber vardı, daha önce siz de paylaşmıştınız, 1993 yılında Usame Bin Ladin ile ilgili, Robert Fisk’in röportajı. Bu haberde  Ladin Anti-Sovyet savaşçısı ve ordusunu barış yolunda kullanıyor şeklinde lanse ediliyordu. Yeniden paylaştığımda belki gazeteciyi korumak adına “ ne alakası var, batının ılımlı isyancısı olmasıyla bu haberin” gibi tepkiler gelmişti.
SEDAT ARAL: Asıl problem şu: Gerçekten Dünya’da, Batı’nın yarattığı kapitalizmi, sistemini koruyabilmek için başka ülkelerde yarattığı kaoslar var. Bu kaoslar için yarattığı malzemeler var. -Elindeki çatalı göstererek- IŞİD Amerika ve Anglo-Sakson dünya için bu çataldan farksızdır, eti yakalarsınız, yersiniz bununla. Bıçakla da ayırırsınız. Şu çatal-bıçak takımıdır belki Amerikalı bir bürokrat için IŞİD. Ortadoğu’daki en büyük problemlerden bir tanesi hemen kendini gösteriyor zaten: Bölgede analist yok. Dünyanın yaptığı, ülkesi üzerinde oynanan oyunları bir şekilde “Ya, bir dakika, bu böyle değil, böyle olmaması gerekiyor, tamam bu böyleydi ama bunun onunla bir alakası yok.” diyebilecek bir analist kesim yok, çünkü objektif olarak bakamıyorlar. Bugün belki yeterince insan cayır cayır savaş çığırtkanlığı yapacağına, sağ veya sol fark etmez, savaşın sorunlu bir savaş olduğunu, Amerika’nın Türkiye’yi bu savaşta satacağını, dünyanın sadece İran ve Rusya dengelerini Ortadoğu’da kurmak için bu savaşa girdiğini anlatmış olsaydı, belki de Erdoğan geri çekilecekti. Belki de Türk Hükümeti bu yola girmeyecekti. Bunların hiçbirisini bilmiyoruz biz… Çünkü yapılmadı, yapılamadı bu çıkarımlar. Bir sürü faraziye sunabilirsin tamam, fakat normal olanın niye yapılmadığını ben anlamıyorum, normal olan buydu. Normal olan bir sürü insanın, entelektüelin kalkıp da savaşa hayır demesiydi. Türkiye’deki entelektüellerin %70’i savaşa evet dedi. 
MİA- Hükümet söylemlerinin etkisiyle, Esad’ın kısa sürede gideceğine de çok inandılar.
AFK- Peki böyle bir kapasiteleri, yetileri mi yok yoksa farklı bir sebeple mi böyle oldu?
SEDAT ARAL: Bence sorun şu, ülkenin sağlı sollu taraflarında ya da entelektüel yapısında bir tür mafya oluştu. Bilgiyi reddeden bir mafya! Bilgiye hiçbir şekilde değer biçilmiyor. İnsanlar birbirini dinlemiyor, eğer işine geliyorsa kulübe alıyor, çünkü herkesin ait olduğu bir kulüp  var.  ,Eğer o kulübe uygun konuşuyorsan o kulüptesin, değilsen kulüpsüz kalıyorsun. Kulüpsüz kaldığın zaman bertarafsın zaten, kimse seni istemiyor. Belki de Türkiye’nin çözümü herkesin istemediği adamlardır. Yani şimdi dinlemek istemedikleri adamları dinleme zamanıdır herkes için. Bu medya için de öyle, politikacılar için de öyle. Yani hiç dinlemek istemedikleri, nefret ettikleri adamlar var ya, onları dinleme zamanı şu anda, çünkü başka türlü bu işin içinden çıkılması mümkün değil. 
Artık geri de dönemiyorlar. Şu anda IŞİD’in nasıl çözüleceğini sadece CIA’deki bir tane masa biliyor, başka kimse bilmiyor. Yani çantayı attılar, şifre onlarda. O çanta da elbet patlayacak. 
AFK- 3 ay kadar önce IŞİD’i bombalamaya başladığında Rusya’ya “Bu onları zayıflatmıyor, güçlendiriyor, onların faydasına” diyen David Cameron parlamentodan IŞİD’i bombalama yetkisi aldı.
SEDAT ARAL: Evet, dün gece çıkardılar. (Editörün notu: röportaj Aralık ayının ilk haftasında yapılmıştır)
AFK- Habere yapılan yorumlardan birisi ilginçti, İngiltere’de yerleşik Ortadoğulu bir gazeteci şöyle demiş: “3 ayda ne değişti de Cameron bombalamaya başladı, İngiltere’nin bombalarında IŞİD’i ayrıştıracak bir şey mi var şimdi?” (Gülüşmeler)
SEDAT ARAL: Çünkü kamuoylarına anlatamadılar, “politik doğrucu” olmak zorundalar. Ve IŞİD’i ben yok edeceklerini tahmin etmiyorum. Rusya’nın da işine gelir IŞİD, herkesin işine geliyor. 
AFK- Kaos olmadan bir bölgenin yönetildiği pek vaki değil bildiğim kadarıyla. Amerika’nın yönetiminin bir enstrümanı gibi kaos, hep öyle anlatılır. 
MİA- En iyi yönetim biçimi değil midir korkut, böl, yönet..?
AFK-Kontrollü olduğu sürece…
SEDAT ARAL: Ama işte onlarda kontrol edebilecekleri bir akıl var, kendilerine ulaştırmıyorlar. Fiziksel olarak Fransa’da 5 tane patlama o kadar önemli bir şey değildir, Amerika’da da aynı şekilde. Toplumu sarsmıyor. Ama bunun karşılığında ne yapıyor; rahat yaşıyor. Bir zamanlar Güney Amerika’daki o katliamlar olurken ön tarafta rahat yaşamanın bedeli, arka bahçedeki cesetlerdir. O kadar basit aslında hikaye.  Batı bunu taa 1600’lerde, dünyayı sömürmeye başladığı zaman keşfetmiş. Çünkü dünya adil bir yer değil. Bunu doğarken öğreniyoruz zaten. Dünyadaki adaletsizliğin giderilmesi için herkesin adaletsiz olması gerekiyor önce. Sonra dünyadaki adaletsizlik giderilebilir. Çünkü ancak dünyadaki herkes adaletsizlik yapabilecek yere geldiğinde bir uzlaşma olacaktır. Başka türlü mümkün değil. Türkiye’nin yıllardır silah göndermesinden tutun, uçağın düşürülmesine kadar… Ben bunların hiçbirisinin Türkiye tarafından yapıldığına inanmıyorum. Ben Türkiye’nin IŞİD’i politikaları açısından fiili olarak desteklediğine de inanmıyorum.