Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

"BU ÜLKEDE POLİTİKACILARI BİR ÇOK ŞEYLE SUÇLAYABİLİRSİNİZ AMA SAVAŞ ÇIKARACAK ZEKAYA SAHİP DEĞİLLER"
MİA- Yine bağlantılı bir sorum olacak; Batı aslında bir taraftan İslami Cihat’tan korkuyor veya korktuğunu beyan ediyor, ama aynı zamanda da İslam’ın yapı bozumunu destekler biçimde, totaliter, şiddetle anılan bir İslam anlayışını da pekiştirecek davranışları da var. Çok ciddi anlamda silah satışından tutun da medyasındaki söylemlere varana kadar yaşadığımız gerçekler mevcut. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? Bir taraftan korkup bir taraftan desteklemek kısmını?

SEDAT ARAL: Birincisi, bir kolonileşme dönemi yaşandı. O koloniler Batı’yı besledi, Batı da buna alıştı, o koloniler olmadan yaşayamıyor Batı. O kolonileri tutmak için de inanılmaz felsefeler çıkardı, birtakım yerlerde din üretti. Bugün Taliban’ın inanç formu çok büyük olasılıkla Washington’da, CIA’in ofislerinden bir tanesinde üretilmişti. IŞİD da öyle bir yerde üretilmiştir. Çünkü şiddet tarzına bakıyorsunuz, dogmatik bile değil. 
MİA- Ne kadar zaman oldu IŞİD çıkalı, kaç sene oldu?
SEDAT ARAL: IŞİD çıkalı 4 yıl oldu. Onlar Nusra hareketinden, El-Nusra’dan ayrıldılar.
AFK: El-Kaide’den değil yani?
SEDAT ARAL: El-Kaide’den değil, El Kaide’nin dibine baktığınız zaman, üst yapısının tümünü Amerika’nın Afganistan’da kullandığı sahada çalışan provokatör casuslar oluşturur. Batı, Doğu’yu daha fazla sömürebilmek için bunu üretiyor. Biz ne yapıyoruz? Biz diyoruz ki “uuu, biz yaptık!”. Hayır, bizler bir şey yapmadık. Bu ülkede politikacıları bir çok şeyle suçlayabilirsiniz, ama bu ülkede savaş çıkaracak zekaya sahip çok fazla adam tanımıyorum ben. Bütün Ortadoğu’da böyle. Çünkü bu kolektif bir zekâ. Sizin Suriye’yi 4 yıl içinde bir harabeye çevirmek için ciddi akıllı olmanız gerekiyor. Bakıyorsunuz, Suriye’yi adamlar 4 yılda yerle yeksan hale getirdiler. Bunu üretebilmek, bu zihniyeti üretebilmek Türkiye’de yapılabilir bir şey değil. Bunu yanlışlıkla da yapamazsınız, planlı bir şey. Hani savaşın ilk yılını hatırlayın, Şu anda savaşa karşı olan bir sürü Türkiyeli, Ortadoğulu gazeteci savaş çığırtkanıydı. Niye? Esad, hemen bitecekti!, Fonksiyonel olarak Şam’da namaz, işte Emeviye Camiisi’nde namazlar kılınacaktı.
MİA- 3 saatte gidiyorduk! 
SEDAT ARAL: Bu form bile ithal edildi ülkeye! Emevi Camii Müslümanlık açısından çok fazla önemli değildir, tek önemi vardır; o camide Hz. Hüseyin’in kafasının bulunduğu iddia edilir. 
AFK- Kafasının bulunduğu iddia edilen bölüm durmaktadır, fakat kafasının taşınarak defnedildiği söylenir. 
SEDAT ARAL: Çünkü Emevilik, Muaviye dönemi İslam açısından çok fazla kabul edilir bir şey değildir, Muaviye’nin kendisi de çok fazla kabul gören bir insan değildi. Çünkü Ebu Sûfyan’ın oğludur Muaviye. Ebû-Sûfyan da Peygamber tarafından lanetlenmiş bir adamdır, dinde bu kadar etkin bir yerde değildir Emevilik. İmparatorluk olarak tabii ki İslam’ı yaymıştır, Endülüs Emevileriyle taa Afrika’ya gitmiştir, Asya’da birtakım yerlere gitmiştir ama bunlar çok sonra oluşan hikayeler., birkaç jenerasyon sonra. Fakat Emevilik İslam üzerinde böyle etkili değil ki; “Vallahi ben Emeviyim” diyen çok fazla Müslüman tanımadım. Nereye geldik o zaman?  Ortadoğu’daki birçok lider, birçok mezhepsel örgüt, birçok politik hareket Batı tarafından üretilmiştir. Şimdi IŞİD’in en yüksek, en üst mertebesindeki adama sorduğunuz zaman, “Ya, ne istiyorsunuz, ne verilecek/vereceğiz?” dediğiniz zaman istediği şeyin ne olduğunu bilmeyecektir. Zaman geçtikçe daha çok unutulacak, diğerlerinde olduğu gibi. Taliban’la ben çok zaman geçirdim, Afganistan benim uzmanlık alanlarımdan bir tanesi. Taliban’ın ne istediğini bilen yoktu. Ben gittiğimde, ilk bunlar ortaya çıktığında, şöyle bir kriz yaşanıyordu: Kandahar’ı ele geçirmişlerdi, Kabil’e doğru yürüyorlardı. Yıl 1992’nin sonu, 1993. İlk ortaya çıktıkları zaman adamlar, fotoğrafı yasakladıkları için bürokrasi kuramıyorlardı, çünkü çok büyük ihtimalle bu sistem Washington’da bir yerlerde alternatif bir sistem olarak kurulmuştu. Yeteri kadar paran varsa herkesi bir şey yapabilirsin!