Tecavüz Yerine Cinsel İstismar Deyince Etkisi Azalıyor mu?

0
519

Bir cemaat liderinin, bu cemaate üye kişinin çocuk yaşta evliliğe teşviki ve cinsel istismara göz yumması ile çocuğun cinsel istismarı ülkemizde tekrar acı dolu bir yankı uyandırdı. Keza, olay özelinde basın organlarınca yapılan yayınlarda, haber metinlerinde, sosyal medyada çocuğun kişisel bilgileri detaylı ve pervasızca açıklandı. Ancak yazıda özellikle çocuğu korumak, daha fazla mağdur olmaması için unutulma hakkı ve mahremiyet ilkesi de dikkate alınarak olay özelinde inceleme yapılmayacağını belirtmek isterim. Bu yazı özellikle, yukarıda belirtilen olay ile tekrar gündeme gelen tecavüz kelimesini mi yoksa cinsel istismar kelimesini mi kullanmalıyız; tecavüz yerine cinsel istismarı tercih etmek olayı daha hafifletiyor gibi söylemler için kaleme alınacaktır. Zira, yanlış nitelendirme yanlış sonuçları doğurmaya gebedir. 

Çocuğun cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu madde 103’te “çocukların cinsel istismarı” başlığı ile düzenleme bulmuştur. Böylece, yasa koyucu tarafından çocukların cinsel istismarı suçu, cinsel saldırı (halk dilinde bu kelime sıklıkla tecavüz olarak kullanılmaktadır) suçundan bağımsız bir suç tipi olarak öngörülmüş, cinsel saldırı suçunun ağırlaştırıcı nedeni olarak düzenlenmemiştir. Bu açıdan iki suç tipini birbirinden farklı kılan en önemli hususlara değinmenin gerekli olduğu kanaatindeyim. İlk olarak suç teşkil eden eylemin kime karşı işlendiği başka bir ifadeyle mağdurun vasfı iki suç tipi açısından farklılık göstermektedir.  Cinsel saldırı suçunda, suç teşkil eden eylem çocuklara yönelik değil yetişkin bireylere yönelikken, cinsel istismar suçunda mağdur çocuktur. Her iki suç bakımından diğer bir farklılık ise, suçların ceza oranıdır. Çocuğun cinsel istismarında yer alan düzenleme ile ceza oranı, cinsel saldırı suçundaki düzenlemeye göre daha fazladır. Nitekim bunun nedeninin, çocuğun cinsel yönden sağlıklı gelişimi ile çocuğun savunmasız, korunmaya muhtaç oluşundan dolayı onu daha etkin şekilde koruma olarak ifade edebiliriz. Bununla birlikte, cinsel istismar suçunda cinsel saldırı suçundan farklı olarak “cinsel davranış” eyleminden bahsedilmektedir. Suçun salt saldırı değil de her türlü cinsel davranışı kapsamasının nedeni ise çocukların, kendilerine yönelik cinsel davranışlara gösterecekleri rızanın geçerli olmayacağını vurgulama ihtiyacıdır.

Cinsel saldırı suçundan ayrı bir suç tipi olarak düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu doğru ve detaylı olarak ifade etmenin, doğru nitelendirme yapabilmek adına önemli buluyorum. Bu sebeple ilk olarak özetle ilgili suçtan bahsetmek isterim. Çocuğun cinsel istismarı kısaca, çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi bakımından kendi sorumluluğunu taşıyan bir kişi tarafından cinsel olarak kullanılma, sömürülme halidir. Bununla birlikte, yazının başında da ifade ettiğim üzere, yasa koyucu tarafından cinsel istismar suçunun gerçekleşmesi için cinsel davranış eylemi yeterli bulunmuştur. Ancak ilgili düzenlemede cinsel davranış eyleminin içeriğine dair herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Bu kapsamda cinsel davranış eylemini kendi içerisinde temas içeren- temas içermeyen istismar türleri olarak ayırmak mümkündür. Aşağıda detaylı olarak açıklanacağı üzere, cinsel istismar suçunun oluşması için eylemin salt temas içermesi gerekli değildir.

Cinsel istismara yönelik temas içeren ve içermeyen davranışları örnekleyerek somutlaştırmada fayda görmekteyim. Keza, bu örnekleme cinsel istismar kapsamında yer alan eylemlerin kapsayıcılığını ortaya koyabilmek açısından oldukça önemli. Teşhir, röntgencilik, cinsel içerikli konuşma, cinsel ilişkiye tanıklık etme, cinsel organını çocuğa gösterme, haz amacıyla fotoğraf talep etme gibi eylem ve/veya davranışlar temas içermeyen cinsel istismar türüne örnek olarak gösterilebilir. Çocuğun bedeninin herhangi bir yerine ve/veya cinsel organlarına dokunma, sürtünme, haz amaçla sarılma, öpme, tecavüz girişimi, tecavüz, çocuğun erken yaşta zorla veyahut onay inşası ile evlendirilmesi eylem ve/veya davranışları ise temas içeren cinsel istismar türüne örnek olarak verilebilir.  Tüm bu soyut ve kimliksiz örneklendirmeleri yaparken vahim boyuta ulaşan gerçeklikle artık yüzleşmek; yüzleşme ötesinde çözüm için birlikte çeşitli yollar bulma zaruriyetinde olduğumuzu söylemek durumundayım. Zira, Türkiye’de 2021 yılında cinsel istismar suçundan 16 bin 161 mahkûmiyet kararı verildi. Başka bir ifadeyle, yargıya intikal etmiş olaylarda 2021 senesinde karara bağlanan davalar neticesinde, 16 bin 161 cinsel istismar mağduru çocuk bulunmaktadır. Verilerden görülen cinsel istismar suçundaki bu artış acının, yıkımın kanıtıdır. Bugün bu konunun yeninden ele alınmasına yönelik ihtiyacın nedeni ise, cinsel istismar vakalarında artış olmasına rağmen kavramın kullanımının hala toplum tarafından kanıksanmamış ve içselleştirememiş oluşudur.

Çocuğun ikincil örselenmesinin önüne geçmek ve reklam unsuru yapılmaması adına kavramların nasıl kullanıldığı oldukça önemlidir. Keza, toplum tarafından yaygın kullanılan, medya dilinde sıklıkla yer alan tecavüz kavramı genellikle, infial yaratacak cinsel saldırı haberlerinin öne çıkması, haberin görünürlüğünün artması için tercih edilmektedir. Bu durum, hem olayın eksik yahut yanlış nitelendirmesine sebebiyet vermekte hem de diğer istismar türleri açısından toplumsal algıyı olumsuz etkilemektedir. Günümüzde olayın sadece tıklanma sayısı, gündeme gelme olarak görülmesi üzerine nitelendirmenin hatalı yapılması, mağdur çocuğun mağduriyetini arttırmakta, okuyucuların cinsel istismarı salt tecavüzden ibaret görmesine sebebiyet vermektedir. Bu durum ise toplumda, cinsel istismar kavramının eylemi hafiflettiği algısına kapılmasına neden olmaktadır. Oysa, cinsel istismar ifadesini kullanmak olayı hafifletmemektedir. Aksine cinsel istismarın, tecavüz kavramından daha kapsayıcı, çatı bir kavram olduğu ortadadır. Altını önemle çizmek isterim bu durum, bir kavramın diğer kavrama nazaran daha üstün olduğu anlamına gelmemektedir. Her olayın kendi özelinde değerlendirilmesi ve bu çerçeveden yorumlanması gerekmektedir. Burada mağdur, olay özelinde değerlendirilme yapılarak eylemin, davranışın doğru belirlenmesi, nitelendirmesi gereklidir.  Nitekim, her çocuk biriciktir. Tecavüz veya istismar kapsamında yer alan diğer eylemlerden biri diğerine göre üstün değildir. Unutmamalıyız ki, her olayın, her çocuk için bırakacağı hasarın büyüklüğü salt seçilen kelimelerin ve nitelendirmelerin yarattığı algı ile belirlenemez. Tecavüz büyüktür istismarın diğer halleri demek, diğer davranışların suç olduğu algısına ket vuracaktır. Bu ise kazanımdan çok yeni bir kaybı beraberinde getirecektir.

Son olarak, yasa tarafından belirlenen istismarın ya da bu istismarın en ağırının tecavüzden ibaret olduğu algısının yıkılması; kişilerin cinsel istismarın içeriğini doğru, eksiksiz öğrenebilmesi adına salt tecavüz kelimesinin kullanılmaması; çoğunlukla tecavüz başlıklı haberlerin paylaşılmasından vazgeçilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bununla birlikte, bu sorumluluğun sadece medyaya yıkmak yersizdir. Hukukçu, politikacı ve bu alanda çalışan diğer uzman kişilerce de nitelendirmenin doğru yapılması, olay özeline doğru nitelendirmeyle vurgu yapılması gerektiği hatırlanmalıdır. Cinsel istismar kavramının anlaşılması, gerekli bilincin yaratılması, duyarlılığın artması adına hepimize büyük sorumluluk düşmektedir. Zira, medyaya yansıyan son olaydan da görüleceği üzere bir adım ileri iki adım geri…

Görsel: Danielle Dolson/ Unsplash

Kaynakça:

Çocuğa Yönelik Cinsel İstismar: Tanımı ve Farklı Türleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, https://cinselsiddetlemucadele.org/2020/05/18/cocuga-yonelik-cinsel-istismar-tanimi-ve-farkli-turleri/ , Erişim Tarihi:31.12.,2022.

Herkesecan Gürol, Çocukların Cinsel İstismarı Suçu / TCK m. 103, İstanbul Medipol Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2020.

Kavramlar Sözlüğü, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, 2. Baskı, Kasım 2020, https://cinselsiddetlemucadele.org/wp-content/uploads/2020/02/KAVRAMLAR-SOZLUGU-2019-web-1.pdf , Erişim Tarihi:30.12.,2022.

Uçan Bünyamin, Çocukların Cinsel İstismarı, Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı Kamu Hukuku Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Kocaeli 2019.

Kapak Görseli: Serra Akcan/ CSGorsel