Sadakat misali uçan kırlangıç balıkları…

0
470

Sualtı yazılarını takip edenler, benim özellikle gece dalışını sevdiğimi, gece dalışlarımı anlata anlata bitiremediğimi bilirler. Gece dalışı karanlık sulara yapılan bir uzay yolculuğu gibi olduğundan, fenerlerin güçlü ışığı ile sualtı canlılarının renklerini ortaya döküşünden, regülatörün egzozundan yavaşça hatta tam olarak dakikada 18 metre hızla yüzeye yükselen hava kabarcıklarımızın o sakin huzur dolu sesinden, ışıl ışıl planktonların ışık oyunlarından, yüzeye yaklaşırken denize şavkı vuran yıldızlardan dolayı çok severim gece dalışını. Gece dalışının hazırlığı da daha önce konuştuğumuz gibi bir başka güzeldir, gece dalışının kendine göre farklı kuralları da vardır. Bunlardan daha önce bahsetmiştik o yüzden bugün gece dalışının bambaşka güzelliklerinden bahsedeceğim, çoğu zaman gündüz dalışlarında göremeyeceğimiz, görsek bile gerçek renk ve güzelliklerine hakim olamayacağımız çok güzel deniz canlıları var.

Okyanuslarda, Kızıldeniz’de sualtı canlıları çoğunlukla rengarenk ve zehirli deniz canlılarını görmek gece ya da gündüz çok kolay, hatta bazı gece dalışlarında teknenin ışıldağı bile su altındaki o muhteşem renkleri suya daha girmeden görmemiz mümkün. Bu yazılarda çoğunlukla hakkında konuştuğumuz Akdeniz ve Ege canlıları ise tam tersi, hep kamuflaja meyilli. Mürenler kovuklarına, ahtapotlar rengini alabildikleri her ortama, baraküdalar derin mavi sulara, sincap balıkları kırmızı mercan ve süngerlere kamufle olur hep. Bir kısım kumda yaşayan balık ise örneğin vatoz, kalkan, dil balığı gibi balıklar kuma hatta kum tanelerine kamufle olur. Akdeniz’de çoğu zaman yüzdüğümüz plajların kumları dil balıkları ile bezelidir ancak çoğunu hareket edene kadar göremeyiz. Hareketleri de çok hızlı olduğu için bir anda kayboluverir bu güzel, gözleri tepelerinde yer alan yassı balıklar.

Dedim ya gece dalışları sayesinde gündüz varlığını bilsek bile göremediğimiz birçok canlıyı, karanlık suları ışıl ışıl yaran fenerler sayesinde bütün renkleri ile görürüz diye, işte o canlılardan biri de sırtları ve yüzgeçleri açık mavi, koyu ve açık kahverengi, beyaz beneklerle, kanata benzeyen yüzgeçleri ve karadaki adaşı kırlangıç kuşlarının kuyruğu gibi çatal kuyruklarıyla kırlangıç ve hatta uçan kırlangıç balıklarıdır.

Fotoğraf: Tamer Durak Arşivi

Kırlangıç balıkları hakkında birçok hikaye duyabilirsiniz, çünkü çift yaşayan ve erkeği ile dişisi birbirine çok bağlı olan bu canlıların sadakati göz yaşartacak, hatta bir çok vicdanlı balıkçıyı bu şirin hayvanları avlamaktan uzak tutacak seviyededir. Ancak yine de maalesef kırlangıç balıkları özellikle balık çorbası yapmak için avlanır ve balık çorbası ile ünlü lokantaların menüsünün vazgeçilmezidir. Ülkemizde kırlangıç balığının avlanması ile ilgili olarak getirilen yasal düzenlemeye göre avlanabilir en küçük boy kırlangıç balığı 18 cm boyunda olmak zorundadır. 

Latince adı ile Dactylopterus volitans ya da ingilizce adı ile flying gurnard hadi almancasını da söyleyelim Flughahn (Uçan horoz diye “chicken translations” da mümkün) yani uçan kırlangıç balıklarının adı geniş alımlı yüzgeçlerinden dolayı uçan balık olsa da çoğunlukla kumluk alanlarda kamufle olup sessiz sakin bir yaşam sürmeyi tercih ederler. Uçan kırlangıçlar tehlike sezdikleri anda ise o güzel rengarenk benekler ve çevresinde mavi çizgilerle bezeli göğüslerinden kuyruklarına uzanan yanal yüzgeçlerini büyük birer kanat gibi açarak ve çatal kuyruklarını kullanarak hızla gözden kayboluverirler. Kanatları açıkken çok kolay görülebilen kırlangıçlar, kanatlarını kapattıkları anda kuma ve çamura kamufle olurlar.

Genellikle 10 ile 30 metre aralığında yaşayan kırlangıç balıklarının vücudunun ön kısmı köşeli, başları geniş ve yassı, burunları kısa, gözleri kafalarına göre iri ve tepelerindedir.

Akdeniz ve Ege’nin yerlisi kırlangıç balıkları genellikle küçük yumuşak dip canlılarıyla beslenirler ve özellikle yengeçleri tercih ederler.

Güzel keyifli bir gece dalışında fenerin ışığına takılıp hareketsiz kalan ürkse de ilgisi çekildiği için kaçmayan bir kırlangıç balığını uzun uzun seyretmenin keyfine doyum olmaz.