İstanbul’un dalış cenneti Prens Adaları

Merhaba, 

Geçtiğimiz haftalarda biraz Türkiye’nin denize bakışından, turizm ve dalış sektörünün neden gelişemediğinden bahsettik, gelin bugün biraz dalışa geri dönelim. Bugün hatta İstanbul’dan dışarı çıkmayalım, Marmara’nın muhteşem takımadaları Prens Adaları’nda dalıştan konuşalım. 

Marmara Denizi’nde yaşam ben bildim bileli biz insanlar yüzünden hep yok olmanın eşliğinde. Türkiye’nin en sanayileşmiş bölgesi Marmara ve maalesef belki de 300 yıldan daha uzun bir süredir Marmara kıyılarındaki şehirlerimizden denize bu muhteşem iç denizin kaldıramayacağı kadar çok kirlilik akıyor. Marmara yine de direniyor. Marmara’nın direnişinin simgesi ise Prens Adalarındaki inatçı sualtı canlılığı ve kendini Marmara’nın yaşamına adamış bir avuç inatçı insan. 

Prens Adaları’nda dalış deyince çok güzel dalış noktaları var. Evet su soğuk, evet sığ suda görüş zayıf ama Marmara’nın kendine has balık ve canlı türleri, mercanlar, midyeler, yengeçler, çeşit çeşit balıklar ve hatta çok estetik denizanaları var. 

Prens Adaları’nda dalış noktaları nereleri derseniz, aklıma gelen ilk yerler şöyle: 

Büyükada’da Kursun Burnu, Güvercin Çatlağı, Sargos Taşı, Masa Taşı  (At Mezarlığı), batık ada Neandros’ta Eski Fok Mağarası ve Tek Taş, Burgazada’da Kalpazankaya, Kumbaros aklıma gelen ilk yerler. Özellikle Masa Taşı diğer adıyla At Mezarlığı bölgesinde kıyı yapısı olarak çok ama çok keyifli bir dalış noktasıdır. 

Marmara’da görebileceğimiz balıklar ise şöyle: Torik, palamut, lüfer, çinekop, tekir (barbun), yunuslar, köpek balıkları, kaya balığı, kırlangıç, trakonya, iskorpit, istavrit, kıraça, izmarit, sdlya, hamsi, gümüş balığı, zargana, dil balığı, kalkan yavrusu, lapin, kayış balığı, kefal, mercan, bakkaroz, midye, levrek, karagöz,orfoz,lahoz. Marmara’da ayrıca deniz tavşanları, çeşit çeşit yengeçler, çeşit çeşit kabuklular da bolca görülür. 

Prens Adaları içinde beni en çok üzen konu ise şimdilerde Demokrasi Adası denilen Yassıada’nın üstünde ve altında yapılan yıkım. Ada bir beton yığını haline gelirken maalesef adadaki sualtı yaşamı yüzeyden çok daha ağır bir şekilde ezildi, yok edildi. 

Adalar’da dalış hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz bu konuda yakın zamanda yayımlanmış Volkan Narcı’nın Prens Adaları ve Sualtı Dünyasının Mucizeleri kitabını kesinlikle öneririm. Volkan Narcı, Serco Ekşiyan ve bir avuç deniz sever hem adaların çevresinde yaşamı korumak adına yıllardır çok önemli işler yapıyorlar. 

Benzer İçerikler
Devamı

Nöro-Çeşitlilik…

Hayatım boyunca yüksek sesle müzik dinleyen insanlara imrendim. Nedense yüksek ses karşısında  aklı karışabilen, söyleyeceği şeyi unutan biriyim.…
Devamı

Korkuyorum! Korkuyor musun?

Korku, şiddet ve yetkeci kişilik özelliklerinin yayılımı bugünün dünyasında yalnızca televizyonla sınırlı değil. 1950’lerden çok farklı bir noktadayız.…
Devamı

Gülmek Devrimci Bir Eylemdir!

Tutuklu olduğum süreçte gazete abonelikleriyle birlikte Leman Dergisi aboneliği de talep ettim. Devrimci bir tavır olmasından öte öncelikle…
Devamı

Panik yok! Yaşamaya devam…

Dünya pandemi sonrasında “yeni anormal”in gelmesini beklerken, hiç görülmemiş bir iştahla “eski normal”e dönüşün panik ve şokunu yaşıyor.…

Reportare, dünyada ve Türkiye’de yaşanan sosyal, çevresel, ekonomik ve siyasal olayları analiz eden, bu alanlarda farklı görüşlere sahip programcı ve konukları ile yaşanan sorunlara yapıcı çözümler sunmayı amaçlayan tam bağımsız bir ortak yayın inisiyatifidir.

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli içerikler sunabilmek için desteğinize ihtiyacımız var. Youtube KATIL botunu üzerinden bize katkıda bulunabilirsiniz.

KATIL