Marmara’da”Denize +1 Nefes” için mercan ekimi başladı!

Merhaba,

Reportare’de Sualtı Yazılarını takip edenler İstanbul’da Prens Adaları’nın nasıl muhteşem bir dalış bölgesi olduğunu ve dev metropolümüzün dibindeki bu muhteşem sualtı habitatının ne kadar kırılgan olduğunu artık biliyordur. Üstelik bu yazılarda mutlaka bahsettiğim Volkan Narcı’yı da herhalde hatırlarsınız. Hatırlatmak gerekirse Volkan Narcı ve Serco Ekşiyan önderliğindeki bir grup “serdengeçti” yaşamlarını Marmara’nın sualtı ve suüstü canlılığına adamış insanlar. Ben Volkan ile 2016’dan beri tanışıyorum ve o günden bugüne Volkan ve arkadaşları Marmara’yı kurtarmak adına bir çok projeye imza attılar. Üstelik başardıkları işler öyle az buz değil. Prens Adaları’nın sualtı yaşamına hayatını adayan Volkan Narcı ve arkadaşları (bunların arasında yer almaktan, ipin bir ucunu tutmaktan kendi adıma ben de çok gururluyum) yıllardır deyim yerindeyse sineğin yağını çıkartarak, imkansızlıkların içinden çözümler üreterek çabalıyorlar. Uzunca bir süre Adalar Denizle Yaşam ve Spor Kulübü Derneği çatısı altında çalışan ekip bir süredir Deniz Yaşamını Koruma Derneği adı altında faaliyet gösteriyor.

Tavşan Adası

İstanbul’un, Marmara’nın, hatta tüm ülkemizin her geçen gün daha büyük doğa talanına, yıkıma ve kirliliğe maruz kaldığı artık herkesin kabul ettiği bir durum. Yıkım büyük ve Marmara’daki yokoluş giderek hızlanıyor, yine de hem Marmara Denizi hem de çevre gönüllüleri Marmara’da yaşamı korumak adına inatla büyük bir savaş veriyor. Hatta dünya çapında başarılar gösteriyor.

Geçtiğimiz yıllarda ülkemizin hem doğası hem de tarihinde önemli bir yer tutan Yassıada’nın korkunç bir kıyıma gittiğini inşaat ve ranta kurban edildiğini biliyoruz. İşte Volkan Narcı ve arkadaşları Yassıada’nın mercanlarını Tavşan Adasına taşıyarak kurtarmış ve dünyada bir ilki gerçekleştirmişti.

Yazılarımı takip ediyorsanız ya da çevre ile biraz ilgiliyseniz dünyada solduğumuz oksijenin en büyük kaynağının mercanlar, algler ve deniz çayırlarının oluşturduğu habitatlar olduğunu da biliyorsunuzdur. Bilmiyorsanız da şimdi öğrendiniz, evet aldığımız her 3 nefesten ikisindeki oksijeni sualtı habitatlarına borçluyuz.

Deniz Çayırları Akdeniz ve Ege’nin bitki örtüsü dolayısı ile yabancı değilsinizdir ama mercan deyince hep aklımıza tropik sular, Kızıldeniz, Avustralya’daki Büyük Bariyer Resifi gelir, halbuki ülkemiz suları da kendi haline bırakıldığında bir çok bölgede ve özellikle Marmara’da mercan zenginidir.

Marmara’nın mercan habitatının kaynağı Çanakkale ve İstanbul Boğazları’ndan birbirine karışmadan geçen üstte Karadeniz, altta Akdeniz sularıdır. Bu iki akıntı sayesinde Marmara denizi bir çok mercan türü için mükemmel bir ortam sağlar.

Tabii insan eliyle yarattığımız yıkım ve küresel ısınma -iklim krizi- sayesinde mercanların rahatı gün geçtikçe bozuluyor, üstelik mercanların tam bir habitat oluşturması uzun sürüyor ama bu habitatın yaşamı hep pamuk ipliğine bağlı. İşte geçtiğimiz yıllarda mercan ekimi işine başlayan ve verim alan Deniz Yaşamını Koruma Derneği, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nur Eda Topçu
danışmanlığında yine derneğin çabalarıyla geçtiğimiz yıl koruma alanı ilan edilen Tavşan Adası’nı deyim yerindeyse mercan tarlasına çevirmek için çalışıyor. Üstelik dernek bu kez Anadolu Efes’ten önemli bir destek alıyor. Anadolu Efes bir çok sürdürülebilirlik adına yürüttüğü bir çok çalışmanın yanına artık Denize +1 Nefes diyerek Marmara’nın mercanlarını kurtarma, Marmara’yı yaşatma projesini eklemiş.

Anadolu Efes CEO’su Can Çaka, Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, stanbul Üniversitesi Su Bilimleri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nur Eda Topçu, Anadolu Efes Türkiye Genel Müdürü Onur Altürk

Anadolu Efes Bira Grubu Başkanı ve CEO’su Can Çaka projeye neden ve nasıl destek olduklarını “Anadolu Efes olarak kurulduğumuz günden bu yana sürdürülebilirliği iş modelimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz. 2030 Hedeflerimiz çerçevesinde çevresel sürdürülebilirlik 3 ana odak alanımızdan biri. Bu kapsamda bir yandan tüm operasyonlarımızda çevresel ayak izimizi azaltmak için çalışırken bir yandan da toplumsal fayda projeleriyle pozitif etkimizi artırmaya odaklanıyoruz. Sürdürülebilir ambalaj malzemelerinden, akıllı tarım uygulamalarına, operasyonlarımızda enerji verimliliğinden sıfır atık uygulamalarına kadar birçok alanda çalışmalarımız devam ediyor. Bunun için tedarikçilerimizle, üniversitelerle ve girişimcilik ekosistemi ile birlikte çalışıyoruz.  Geçen yıl Tabiatımız Özel adını verdiğimiz sosyal fayda projemizle 3 milyon ağaç tohum topunu doğa ile buluşturmak için yola çıktık. Bu yıl da çevreye yönelik çabalarımıza ‘Denize +1 Nefes’ projesini ekliyoruz” şeklinde ifade ediyor.

Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı ise bugüne kadar ve bundan sonra yapacaklarını şu sözlerle özetliyor: “Marmara Denizi bizim evimiz. Hatta evimizin arka bahçesi, kıymetlimiz diyebilirim. Marmara bir iç deniz; sürekli göz önünde olması sebebiyle de sanırım kolay ulaşılabilir bir aşk gibi görülmüş ve hak ettiği ilgiye ve şefkate maalesef sahip olamamış. Halbuki Marmara, tüm kadim bilgileriyle birçok türe ev sahipliği yapıyor ve inanılmaz bir biyoçeşitliliğe sahip. Deniz Yaşamını Koruma Derneği olarak biz bunun farkındayız ve bu çeşitliliği desteklemek adına onlarca proje üzerinde çalışıyoruz. İstanbul Üniversitesi ve TÜBİTAK desteği ile 2017 yılından bu yana Tavşan Adası açıklarında mercan nakilleri yapıyoruz. Dünya genelinde bu kapsamda yürütülen çalışmalarda başarı oranları %20-25 iken biz %70-80 oranında başarıya ulaştık. Önemli olan sadece bu orana ulaşmak değil, bu başarı ve yaşamı sürekli olarak desteklemek. Bu kapsamda da Tavşan Adası, geçen yıl ‘korunması gereken hassas alan’ ilan edildi. Biz de bölgede hayalet ağların temizlenmesi, sürdürülebilirlik, sanat-deniz temalı etkinlikler, yazılı-görsel kaynak ve veriler oluşturmak, koruma alanı ve Marmara Denizi’nin devamlılığı için izleme, koruma istasyonu gibi çalışmalarımızla bu kararı destekleyecek faaliyetlerde bulunuyoruz. Ayrıca önümüzdeki dönemde, Tavşan Adası üstüne ve su altına kurulacak kameralarla bu alanın sürekli kontrolüne yönelik izlemeler de yapacağız. Anadolu Efes’le İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nur Eda Topçu danışmanlığında hayata geçirdiğimiz bu iş birliğiyle Marmara Denizi’nin su altı ekosistemine destek ve denize +1 nefes olmaya devam edeceğiz”.

Peki mercanlar nasıl naklediliyor derseniz şöyle:

  • Mercan nakli, oldukça zorlu bir çalışma gerektiriyor. Dünyada 5-10 metrelerde yapılırken Marmara Denizi’nin özel koşulları nedeniyle sadece 30-45 metrelerde yapılabiliyor. 
  • Marmara Denizi, Ege, Akdeniz ve hatta Karadeniz’in ortak yaşam alanı olarak birçok türe ev sahipliği yapıyor. Şu an Marmara Denizi’nde 26 ayrı yumuşak mercan türü bulunuyor. Marmara Denizi 3 ayrı katmandan oluşuyor. Üstte Karadeniz suyu, orta kısmında kristal tabaka ve en altta Akdeniz suyu bulunuyor. Burası tüm yıl sabit 15-16oC’dir ve bu sayede gerekli sıcaklıktaki suyu bulmaları nedeniyle mercanlar bu 3. katmanda yaşayabiliyor.
  • Nakli yapılan sarı gorgon türü Akdeniz’de 1999 yılından beri periyodik olarak sıcaklık anomalilerine bağlı olarak toplu ölümlere maruz kalıyor. Uluslarararası Doğa Koruma Birliği’ne (IUCN) göre bu tür, Akdeniz’de tehdide açık türlerden biri olarak değerlendiriliyor. Marmara Denizi bu mercan türleri için bir vaha niteliği taşıyor. Sarı gorgonlar, Marmara Denizi’nin özel akıntı yapısı sayesinde sıcaklık değişimlerinden korunabiliyorlar. Ancak bu türün Marmara’da devamlılığının sağlanması için insan kaynaklı tehditlerden uzaklaşması, burada biyoçeşitliliğin devamını amaçlayan çalışmaların çoğaltılması gerekiyor. Denize +1 Nefes projesi ile de bu kapsamda mercan nakilleriyle biyoçeşitliliğin desteklenmesi, doğal ortamından kopmuş mercanların yaşama döndürülmesi hedefleniyor.
  • Dalgıçlar, mercan resiflerinin bulunduğu noktalara inerek düşen/ kopan/ zarar gören mercan parçalarını topluyor ve bunları en alt katmandan aldıkları Akdeniz suyu ile dolu kavanozlara koyuyor. Ardından bu kavanozlar, dalgıçlar tarafından tekneye çıkarılarak, burada 15 derecelik ısıyı korumak için özel dolaplarda muhafaza ediliyor. 
  • Toplanan mercan parçaları Tavşan Adası etrafından belirlenen noktalara yerleştiriliyor. Mercanlar, özel ve doğa dostu bir macun ile nakil öncesinde temizlenen kayalara sabitleniyor.
  • Dalışa uygun koşulların olduğu günlerde ortalama olarak 4 kişilik bir ekip ile bir günde ancak 8 – 10 mercan ekilebiliyor.
  • Nakil sonrasında dalgıçlar, periyodik kontroller için bölgede 15 günde bir gözlem dalışı gerçekleştiriyorlar. 

Denize +1 Nefes projesine ben nasıl destek olurum, Marmara’da sualtı yaşamını nasıl kurtarırız derseniz  işe Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin web sayfasını ziyaret ederek başlayabilirsiniz.

Deniz yaşamı üzerine biraz daha bilgi edineyim derseniz de belki Reportare’deki Sualtı Yazıları sizin için iyi ve eğlenceli bir kaynak olabilir.

Benzer İçerikler
Devamı

Nöro-Çeşitlilik…

Hayatım boyunca yüksek sesle müzik dinleyen insanlara imrendim. Nedense yüksek ses karşısında  aklı karışabilen, söyleyeceği şeyi unutan biriyim.…
Devamı

Korkuyorum! Korkuyor musun?

Korku, şiddet ve yetkeci kişilik özelliklerinin yayılımı bugünün dünyasında yalnızca televizyonla sınırlı değil. 1950’lerden çok farklı bir noktadayız.…
Devamı

Gülmek Devrimci Bir Eylemdir!

Tutuklu olduğum süreçte gazete abonelikleriyle birlikte Leman Dergisi aboneliği de talep ettim. Devrimci bir tavır olmasından öte öncelikle…
Devamı

Panik yok! Yaşamaya devam…

Dünya pandemi sonrasında “yeni anormal”in gelmesini beklerken, hiç görülmemiş bir iştahla “eski normal”e dönüşün panik ve şokunu yaşıyor.…

Reportare, dünyada ve Türkiye’de yaşanan sosyal, çevresel, ekonomik ve siyasal olayları analiz eden, bu alanlarda farklı görüşlere sahip programcı ve konukları ile yaşanan sorunlara yapıcı çözümler sunmayı amaçlayan tam bağımsız bir ortak yayın inisiyatifidir.

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli içerikler sunabilmek için desteğinize ihtiyacımız var. Youtube KATIL botunu üzerinden bize katkıda bulunabilirsiniz.

KATIL