Modern Zamanların İskenderiye Kütüphanesi; Vikipedi…

Ulvi Yaman: Uzun süre boyunca Türkiye’de bir yasaklama, sansür söz konusuydu. Bu konuyla ilgili görüşlerinizi alabilir miyim? Neden Wikipedia iktidar tarafından bir tehdit olarak görülüyor?

Başak Tosun / Zafer Batık: Türkiye’de Vikipedi’ye erişim 29 Nisan 2017’de bir mahkeme kararıyla engellendi; erişim engeli 15 Ocak 2020’ye kadar sürdü.  “Yasaklama” belki çok uygun bir kelime değil çünkü Vikipedi’ye erişim yasak değildi; mahkeme kararı ile getirilmiş teknik engeli aşabilenler için bu siteyi kullanmayı yasaklayan bir yasa yoktu; ama adı üstünde bir “engel” getirilmişti ve Türkiye’de birçok internet kullanıcısı bu yüzden Vikipedi’ye yıllar boyu erişemedi; ondan faydalanamadı ve katkı da veremedi. Kimileri Vikipedi’deki içeriği kopyalayan ayna siteleri kullandı. Nihayet Anayasa Mahkemesi’nin bu engelin bir ifade özgürlüğü ihlali olduğuna karar vermesi ile erişim engeli kalktı.

İktidarın bir tehdit olarak görmesinden ziyade, gönüllülük esasına dayalı, kitle-kaynaklı sitelerin ne olup olmadığının, nasıl işlediğinin anlaşılmasında ve bunun önemsenmesinde sorunlar olduğundan bahsedebiliriz. İçeriğin yalnızca ikincil kaynaklardaki olgusal bilgilerin derlenmesiyle oluştuğu; ve en tartışmalı konularda bile birbirini tanımayan anonim kullanıcıların tartışıp ortak bir metin üzerinde uzlaşabileceği düşüncesine dayalı bir platform burası. İçerikler sabit değil, sürekli değişir. Değiştirmek için yapılması gereken kaynaklı bilgi eklemek ve/veya tartışma sayfalarındaki tartışmalarda görüş paylaşmaktır. Bu işleyiş yalnızca iktidar tarafından değil, toplumun geniş bir kesimi tarafından anlaşılmıyor. Herhangi bir yanlışlık, eksiklik ya da kendisininki ile uyuşmayan bir bilgi fark edince sosyal medyadan “Vikipedi’de şöyle bir yanlış/taraflı bilgi var!” diye paylaşan ve arkasında bir komplo teorisi arayan çok oluyor. Halbuki bir hata veya eksiklik görünce tüm yapılması gereken, ilgili Vikipedi maddesi üzerinde değişiklik yapmak, nedenini ve kaynakları yazmak. 

Şunu kabul etmek gerekir; kendisinin böyle güçlü bir platformda bilgi paylaşma fırsatı olduğunu ve bu konuda herkes ile eşit konumda olduğunu kabul etmek, bunun sorumluluğunu taşımak zor. Şikayet, suçlama, yasaklama bu işte kolaya kaçma yolları. Vikipedi’ye  düzenli katkı veren bizim gibi gönüllülerin bir çoğu da sanırız  katkılarının bir boş zaman uğraş olmanın ötesinde nasıl bir önemi olduğun bu süreçte daha iyi anladı. Burada yapılan paylaşımlarımı önemini, değerini gerek okurlar gerek gönüllü katkı verenler,  hepimiz sanki şimdi daha iyi biliyoruz.

Ulvi Yaman: Biraz da telif hakları konusunu da işin içine alarak, Vikipedi’ye içerik girmek isteyenler ne yapmalı, nelere dikkat etmeli? Bağlantılı olarak “npov”, “no orginal research”, “wikifud”, “notability” kavramlarını da açar mısınız bizim için?

Başak Tosun / Zafer Batık: Katkı vermek isteyenlerin yapması gereken ilk şey, cesur olmak. Vikipedi’nin temel ilkelerinden birisidir “cesur ol!”. “Yanlış yaparım, bir şeyleri bozarım” endişesi yersiz. Vikipedi’de bütün sürümler kaydedildiği için kimse kalıcı bir zarar veremez, bir yanlışlık oldu mu hemen bir eski sürümüne geri dönülür. Herkes deneye yanıla öğrenir. Buraya düzenli katkı veren insanlar da bir okulda, kursta eğitim görmedi. Kurcalayıp, hatalar yapıp, başka gönüllülerin yardım ve uyarılarıyla katkı vermekteyiz hepimiz. Bütün iş, cesur olmakta.

Buraya katkı vermenin tek bir şartı var: ekleyeceğiniz bilginin kaynağını belirtmek. Nereden biliyorsunuz eklemek istediğiniz o bilgiyi? Bir kitapta mı yazıyor, bir haber sitesinde mi okudunuz?  Emel Sayın’ın mavi gözlü olduğu bilgisini eklemek istiyorsunuz diyelim. Kaynağını belirtmeden olmaz! “Fotoğrafı karşımda, gözleri mavi işte” diyemezsiniz. “Özgün araştırmalara yer vermemek” ilkesi işte bunu ifade eder.

Vikipedi, sadece ikincil kaynaklardaki bilgilerin aktarıldığı bir yerdir diyoruz. “Aktarmak” derken, başka kaynaklarda bulunan içeriğin kopyalandığı bir yer olarak algılamak, düşülen en büyük hata. Telif hakları konusu da bu noktada devreye giriyor. Şimdi baktım; Vikipedi’de “Everest Dağı resmî verilere göre 8848,86 metredir” bilgisi, bir coğrafya dergisinde dağın yüksekliğinin nasıl ölçüldüğünü açıklayan bir yazıdan alınmış. Yapılan iş, o yazıyı ya da yazının bir bölümün kopyalayıp Vikipedi maddesine yapıştırmak değil; içindeki bilgiyi (resmî verilere göre 8848,86 metre olduğunu) alıp kaynağını belirterek yazmak. Çünkü metin, fotoğraflar ve çizimler dergiye, yazara, fotoğrafçıya, çizere ait; ama bilgi, herkese ait.

Ya farklı kaynaklar aynı konuda birbiriyle uyuşmayan bilgiler içeriyorsa ne olacak? Farklılığın sebebi o konuda genel geçer kabul görmüş bir bilginin/yaklaşımın olmaması ise “bazı kaynaklarda x şeklinde, bazı kaynaklarda y şeklinde olduğu ifade edilmektedir” biçiminde yazıp kaynakları belirtme yoluna gidilir. “Doğrusu şudur”, “Şu görüş akla daha yatkın geliyor” denmez, “tarafsız bakış açısı” dediğimiz ilke budur.

Peki, aklımıza gelen her konuda madde oluşturmak serbest midir Vikipedi’de? Hayır. Vikipedi bir ansiklopedidir; gelişigüzel bir web dizini değildir. Geleneksel basılı ansiklopedilerden farklı olarak, popüler kültüre ait konularda ve küçük, yerel bir topluluğa özgü konularda da maddeler oluşturulabilir.  Bir konunun Vikipedi’de başlı başına bir madde olup olmayacağını belirleyen ölçütlere “kayda değerlik” ölçütleri deniliyor.  Kısaca bir konu kendisinden bağımsız, güvenilir, atıf yapılabilir kaynaklarda içerik edilmişse Vikipedi’de o konu hakkında madde oluşturulabilir. Kayda değerlik hakkında Vikipedi sayfalarında çok detaylı yönergeler mevcuttur ama en kısa özeti budur.

Vikipedi’ye katkı vermek için kimsenin başlangıçta “tarafsız bakış açısı”, “kayda değerlik”, “özgün araştırmaya yer vermemek” gibi ilkeleri bir terim olarak bilmesi, bu terimlerin anlamını öğrenmesi gerekmez. Cesur olmak ve  her bilginin kaynağını belirtmeleri gerektiğini bilmek; başlamak için yeterlidir.

Benzer İçerikler
Devamı

“Korkan, korkmaz…”

“Giritlilerin çok sevdiğim bir sözü var “φοβάμαι μη φοβάμαι” (fovámai mi fovámai) Türkçesi ile “Korkan, korkmaz” bu söz…
Devamı

“Korkan, korkmaz…”

Geçen hafta karanlıktan korkmuyorsunuz değil mi diye başlamıştım ve bu hafta Türk Hamamı mağarasını anlatacağım sözü ile uzun…