Cihan Mürtezaoğlu: Hayat hiçbir zaman bayram olmayacak…

Leyla Alp: Spotfy aylık dinleyici sayının 582 bin olduğunu söylüyor. Bu ciddi bir rakam. Ama seni çok daha az dinlenen insanlar kadar görmüyoruz. Dinleyenler seni dinlediğini mi gizliyor, yoksa sen mi kendini biraz gizliyorsun? 

Cihan Mürtezaoğlu: Eğer gizliyorsam da bunun planlı bir şekilde ortaya çıktığını sanmıyorum. Bir tür kişilik yapısı denebilir belki. Zaman zaman “bilinçdışı” kavramını düşünürken; bu tür görünmeyen, soyut varoluş frekanslarının bilinç tarafından değil de bilinçdışı alanında yönetildiği fikrine varıyorum. Bu da belki böyle bir alanın konusudur. Bilinçdışım böyle istiyor olabilir 🙂

Leyla Alp: Popülerlik kavramı ile aran nasıl? Bu dinleyici sayısına göre “popüler” olman lazım. Yani “beni de herkes dinlemesin arkadaş” gibi bir tarzın var mı? Bir insan niye böyle bir şey söyler?

Cihan Mürtezaoğlu: Müziği üreten kişi müzikle ilgili neyi diliyor ve istiyorsa davranışsal izleği o yöne doğru akmaya başlıyor bence. Bazısı için bu bir “persona” yaratmakla ilgili olabiliyor, bazısı için sadece içerik üretmekle. Bazen de müziğin kendisiyle ilgilenmek yeterli olabiliyor. Kendi adıma “beni herkes dinlemesin” gibi bir hissim yok. Fakat yine bilinçdışı mı bu kararları belirliyor, yoksa bilinçle bu kararları vermek yeterli oluyor mu bilemiyorum… Müzikle herkese ulaşmak isterim elbette. Ama herkese ulaşmak için yaşam dinamiklerim güçlü bir oranda başkalaşıyorsa onun altından kalkamam gibi gelen bir his hep var. Beni o türden bir yola koymayan, bir adım geride tutan bir oto-filtre gibi.

Leyla Alp: Peki sen şarkılarda kendi hikayeni mi anlatıyorsun yoksa dinlenilmesi beğenilmesi muhtemel hikayeleri mi? Yani herkese ulaşmaya mı yoksa kendi hikâyeni anlatmaya mı çalışıyorsun

Cihan Mürtezaoğlu: Üretim sürecine dair bu tür kopuk bağıntılar pek yok zihnimde. Her şey birbiri içinde gibi değerlendirebiliriz. Beğenilmesini, anlaşılmasını önemsemekle, kendi hikayeni anlatma çaban birbirinden kopuk olmak durumunda değil bana göre. Zihinlerimiz bu bölgeleri birbirinden çizgisel tanım eğilimleriyle ayırmaya yönlendiriliyor gibi geliyor bana. Oysa birilerinin sevmesini önemserken kendi hikayeni örebiliyorsun aslında.

Leyla Alp: Teklilerin revaçta olduğu bir dönemde hem de pandemi döneminde iki tane albüm çıkardın. Belli Olmaz önce tekli olarak çıktı ama hemen sonra arkası geldi. Niye tekli tercih etmedin?

Cihan Mürtezaoğlu: Aslında albüm değil de “kısa çalar” diye açıklanıyor yayınladığım müzik kayıt formatı. Beşer şarkıdan oluşan iki ayrı kısa çalar yayınladım. Kendi içinde birbirleriyle ilişkili şarkılar ortaya çıkınca, tekliden ziyade orta uzunlukta bir metinsellik ön plana çıktı. Bu konulara benim için sanki süreç kendisi karar veriyor gibi. Şarkılara ve birbirleriyle ilişkilerine göre albüm, kısa çalar ya da tekli olarak kendilerine yer buluyorlar.

Benzer İçerikler