Baba, Aşık, Ozan: Mahmut Çınar

12 Eylül darbesi tüm ağırlığıyla üzerimize çöküp nefesimiz kesildiğinde hayat öpücüğümüz haline gelen müzik gruplarından biri de Ezginin Günlüğü oldu. Ömrü çok uzun olsun, Nadir Göktürk’ün kurduğu Ezginin Günlüğü, o karanlık yıllarda paramparça ruhlarımızı onarıp besleyen, omzumuza sıcacık dokunarak umudu diri tutmamıza yardım eden şarkılarıyla gençliğimize yoldaşlık etti. Bizimle birlikte büyüyen, olgunlaşan ama sürekli kan değiştirerek hep genç, hep diri kalmayı başaran Ezginin Günlüğü, benim kuşağım için hep çok özel bir yere sahip oldu.

Diğer yandan medyada ayrımcılık ve nefret söylemi üzerine çalışmalar yapan, bu alanda yürütülen birçok etkinlikte ismine daha sık rastlamaya başladığım genç, zeki, yakışıklı bir adam dikkatimi çekmeye başladı. “Kendi dilimizi düzelterek, sürekli afişe ederek, insanların sürekli gözüne sokarak, neyin neden nefret söylemi olduğunu tanımlayarak, nefret söyleminin psikolojik, tarihsel, kültürel köklerini ve nedenlerini ortaya koyarak, bilinçsiz kullanılan ifadelerin yanlışlığını anlatarak nefret söyleminden kurtulabiliriz.” diyordu mesela. “Hrant Dink öldürüldüğünde sadece o öldürülmedi, aynı zamanda tüm Ermenilere saldırıldı…” diyordu. Türkiye’de nefret söyleminin altında ve arkasında devletle hizalanıp makbul vatandaş olma arzusunun yattığını söylüyordu… Sonra… Sonra onu Barış Akademisyenlerinden biri olarak yargı önünde gördüm, derken koptu gitti üniversiteden. Üniversite pırıl pırıl, aydınlık beyinlerinden birini daha kaybetti.

Aşk acısı çektiğim günlerde şarkılar arasında gezerken tesadüfen önüme düşen Eski Bahar Şarkısını söyleyen Mahmut Çınar ile akademik çalışmalarını okuduğum Mahmut Çınar arasındaki bağı kuramamıştım ama her vakit dinlediğim Ezginin Günlüğü’nün Mahmut Çınar’ı karşıma çıktığında taşlar yerine oturdu.

Mahmut Çınar vicdanlı, namuslu bir entelektüel, sevdiğinin yanında romantik bir aşık, yumuşacık, şahane bir ses, oğlu Yağmur Ali’nin yanında ise şefkatli bir baba… E üstüne bir de kaymaklı ekmek kadayıfı; Ezginin Günlüğü’nün solistliği var, daha ne olsun?

Hadi alın çayınızı kahvenizi, gelin yamacımıza… Mahmut’la sohbete başlıyoruz biz…

Röportaj: Sinan Dirlik, 8 Mayıs 2021

Benzer İçerikler
Devamı

“Korkan, korkmaz…”

“Giritlilerin çok sevdiğim bir sözü var “φοβάμαι μη φοβάμαι” (fovámai mi fovámai) Türkçesi ile “Korkan, korkmaz” bu söz…
Devamı

“Korkan, korkmaz…”

Geçen hafta karanlıktan korkmuyorsunuz değil mi diye başlamıştım ve bu hafta Türk Hamamı mağarasını anlatacağım sözü ile uzun…