Eğitim ve Kariyerin Çetrefilli İlişkisi…

Eğitim ve kariyer ilişkisi herkesin bir fikre ve farklı bir cevaba sahip olduğu konulardan biri. Uzun yıllardır yüksek eğitimin içinde olduğum için de sıklıkla bu soru ile karşılaşırım: Eğitim bir kişiyi iş hayatında nereye taşır?

Yüksek eğitimin her aşaması haliyle kariyer ile yakından ilgilidir. Ama şahsi fikrim yüksek lisansın, popüler terimle master eğitiminin kariyer yolculuğunda özel bir yeri olduğudur. Zira master eğitimi temelde uzmanlaşma için atılan net bir adımdır ya da artık eğitimin geldiği duruma bakıldığında bence öyle olmalıdır. Akademik ya da profesyonel kariyerde uzmanlaşmanın önemli bir yoludur. Sorularımı sıralayayım:

  1. Eğitim olmadan kariyer sahibi olunur mu?

Bu sorunun tek ve net bir cevabı yok, olamaz da. Buna sektör bazlı, meslek bazlı ve kişi bazlı olarak bakmak lazım. Çünkü hepimiz tekiz, hepimizin hikayesi ayrı. Ancak özel durumlar hariç genel anlamda öğrenme olmadan bir yerlere varmak zor. Siz kişi olarak bir konuda çok yeteneklisiniz diyelim, doğuştan bir oyuncu veya girişimci özelliklerine sahipsiniz. Hatta bu işin alaylısı olarak da iş hayatına girdiniz, hayatınızı da idame ettiriyorsunuz. Yeterli mi? Bence bir yere kadar yeterli gelebilir ama hedefiniz yüksekse hayat hepimizin karşısına eğitimi ya da öğrenmeyi çıkarıyor. Sıradanlıktan fazlasını başarmak için sıradan bilgilerden ve pratiklerden daha fazlasına ihtiyaç var.

  • Eğitim programını seçerken hangisi daha önemli: ‘Üniversite mi, Program mı?’

Her şeyin içerik olduğu bir dünyada seçtiğiniz etiket değil seçtiğiniz içerik önem kazanıyor. Üniversite etiketini yok saymıyorum ama Gastronomi alanındaki başarısıyla bilinen bir Üniversitede finans mezunu olmanın size çok bir prestij sağlamayacağını ya da o Üniversitede çok zayıf bir içeriğe ve kadroya sahip olan bir programın size bir deneyim sunmayacağını düşünüyorum. Etiket tabii ki önemli ama sizi bir yere taşıyacak olan içerik, kadro, network ve bunların getireceği kazanımlardır.

  • Belki ileride akademisyen olurum düşüncesiyle tezli yüksek yapılır mı?

Yapılmaz. Profesyonel hayat size korkutucu geldiği için akademisyenlik mesleğini bir güvence olarak görmek büyük hata… Her alanda olduğu gibi eğitimde de sadece en iyiler o arzulanan başarıya sahip olurlar. Akademisyenlik her meslek gibi bir uzmanlıktır, belki ileride yaparım diye düşünmek yanlış olur. Akademiye girme niyetiniz varsa yapın ama önce neyi, neden tercih ettiğiniz konusunda kendinize samimi olun. Ayrıca pazarlama, iletişim gibi güncel gelişmelerle iç içe olan bir alandaysanız, bir noktada profesyonel hayata değen hatta profesyonel hayatla iç içe olan bir akademisyen olmanız da gerekebilir. Üniversite, kariyer için sığınılacak bir iş seçeneği değildir.

  • İş hayatı insanların sadece mezun oldukları okul ve bölüme göre çalışan seçme dönemini geride bırakıyor. Doğru mu?

Doğru. Mezun olduğumuz okul değil tüm bu süreçlerde neler yaptığınız, kendinizi nasıl geliştirdiğiniz, nasıl bilgi ve yetkinlikler kazandığınız sizi bir yere taşır, farklılaştırır. Bugün, mezun olduğumuz okullardan çok, kendimizi nasıl yetiştirdiğimiz, nasıl beceriler edindiğimiz, nasıl bir derinlik geliştirdiğimiz iş hayatındaki değerimizi belirliyor. Kendimizi farklılaştırmak ve değerimizi ortaya koymak ise kolay değil; doğru eğitim tam da bu noktada değerinizi ortaya koymanıza ve fark yaratmanıza destek verir, hız kazandırır. Kısaca eğitim almaya, her an öğrenmeye devam etmemiz lazım; bunun adının ne olacağını kendiniz için siz koymalısınız.

Sizi farklı kılacak ve hedefinize götürecek olan yol, size vizyon katacak eğitimi-öğretimi bulmak ve öğrenim kazançlarını en efektif şekilde kendinize adapte etmek olacaktır.

  • Yüksek lisansa eğitimi gerçekten kariyerimde işime yarayacak mı?

Standart ve çok da özelliği olmayan, günceli yakalayamayan, profesyonel bir pratik veya uzmanlığınıza önemli bir derinlik katmamış hiçbir master programı pek bir işinize yaramaz. CV’nizde hoş durur, hiç yoktan size bir artı kazandırır, o kadar. Gerçekten profesyonel hayatta kullanacağınız özgün pratikler sunmuş, pratiklerin altındaki gerçek neden ve iç görüleri vermiş veya insana, veriye, güne dair derinlik, yetkinlik, analitik görü katmış bir eğitim sunulduysa ama siz bu sunulanı bir şekilde alamamışsanız sonuç yine aynı: CV’nizde hoş durur, hiç yoktan size bir artı kazandırır, o kadar. Zayıf tasarlanmış veya aktarılmış eğitimleri bir kenara bırakarak yazmak isterim: Hiçbir iyi eğitim size, size rağmen bir şey katamaz. Aslında öğretmen bilgiyi ve deneyimi aktaran bir hikâye anlatıcısı; kendi birikimleriyle öğrenciye yol gösteren bir rehberdir. Böyle tanımlayınca öğretmek aktarma, öğretmen rehber, öğrenmek de özümsemek ve geliştirmektir.

Hayatınızda sizi bir yerden bir yere taşıyan, geliştiren her eğitim faydalıdır. Mutlaka işinize yarayacaktır. Bir toplantı sırasında müşteriyle tıkandığınız zaman, bir projeyi kurgularken, öngörülmemiş bir durum ortaya çıktığında herkes donmuşken, yakın geleceği okuyabildiğinizde, bağlantısızları birleştirme yetinizi geliştirdiğinizde… aldığınız eğitimden yola çıkarak çözüme ulaştığınız veya size sunulan bir konuyu hızlıca görebildiğiniz an eğitiminiz işe yaramış demektir. Acı bir hatırlatma da yapayım: Bazı sektörlerde yönetici olmanın sessiz veya zorunlu şartı yüksek lisans hatta doktora yapmak. Maalesef böyle bir gerçeği de göz ardı edemiyoruz.

Her yazımda çeşitli araştırma verilerine yer verdim; bu yazıda da geleneği bozmayayım. Yaz aylarında Forbes’un haberleri  içerisinde ilgimi çeken bir habere rastlamıştım: Yeni Mezunların En İyi Maaş Aldığı ABD Üniversiteleri. Payscale tarafından yapılan, 3,2 milyon katılımcıyla 4000 üniversiteyi kapsayan çalışmaya göre 2020-2021’in birincisi Samuel Meritt University; 2021-2022’in birincisi ise Massachusetts Institute of Technology. Massachusetts Institute of Technology kısaca MIT öğrencilerinin, mezun olur olmaz aldıkları yıllık maaşları ortalama 167,200$. Harvey Mudd College mezunlarının aldıkları yıllık ortalama maaşı ise 166,600$. Meslek yüksek okullarını da inceleyen çalışma en yüksek ücretli işe alımların Helene Fuld College of Nursing üniversitesinden olduğunu ortaya koyuyor; yıllık ortalama maaş 95,600$. Bu araştırmayı daha detaylı incelediğimizde hangi alanların sektörde iş gücüne ihtiyaç duyduğunu; hangi mesleklerin önümüzdeki birkaç sene içinde istihdam olanakları sunacağını anlayabiliriz. Sadece meslek değil yetkinlik alanlarını da görmek mümkün. Ben okumamı şöyle yaptım: Teknolojinin başaramayacağı yetkinliklere odaklanmak, duygu çağında olduğumuz için insan okuması yapacak yetkinlikler geliştirmek, birkaç uzmanlığı bir araya getirip yeni uzmanlık alanları yaratacak analitik derinlik getirecek öğrenimler kazanmak, uygulama yetkinliklerini geliştirmek şu an önemli.

Ama en önemlisi şu: Hiçbir iyi eğitim size, size rağmen bir şey katamaz. Önce sizin, size sunulan yolda yürüme kararlığını göstermeniz ve emek harcamanız gerekir. Emek yoksa kazanç da olmaz.

Sağlıcakla kalın,


Benzer İçerikler
Devamı

Paris II batığına dalmak…

Bu hafta gelin Antalya’ya uzanalım, Antalya Kemer Marina’nın 1-1,5 kilometre batısında Ağva Burnu önlerinde 25-33 metre arasında 104…
Devamı

Mizah İyileştirir-2 Soytarılar

Tarihi boyunca Soytarılar, resimden, müzik ve edebiyattan, siyasetten, şiir ve özellikle de felsefeden çok iyi anlayan kişiler olmuşlardır.…
Devamı

Din, Devlet ve Cinsiyet Uyum Operasyonu

Hollanda ve İsrail’de Ortadoğu bölgesi odaklı uluslararası ilişkiler ve siyaset eğitimi alırken, iyi ki bunu da yaşamışım hissinin…