Bir Kedi Kızımı Seçti, Kızım Artık Özgür!

0
239

Birkaç gün önce bahçemize sevimli küçük bir kedi geldi. Bahçede dolaştı. Bizim kız kedisever. Sokak kedisi tırmaladığı ve birkaç hafta bu nedenle aşı olduğu halde vazgeçmedi sevmekten. Çocukluğunda bir kedisi oldu ama benim alerjik astım olmamdan dolayı teyzesine vermek zorunda kaldık. Bu onun travması…

Sokakta seviyor ister istemez. Bu küçük kediyle de bahçede hayli vakit geçirdi. Evimizde bahçeye gelen kediler için kuru mama saklıyoruz. O mamadan ve biraz da su verdi. Oynadı, kucağına aldı. Kedi son derece uyumlu, sevdirdi kendini bizim kıza. Tüylerinin parlak, bakımlı görünmesinden ev kedisi olabilir diye düşündük. Sonra hayat pahalılığı, insanların yoksullaşması filan derken sokağa bırakılmış olabileceği ihtimali geldi aklımıza. “Bahçede bak annem” dedim. Bahçe sandalyesinin üstüne eski yumuşak kazaklarından bir yatak yaptı. Üst balkonun altında yağmur almaz kuytu bir köşeye koydu sandalyeyi. Kedi karnını doyurunca gitti oraya yattı, uyudu. Bizim kız kendisi uyuyana kadar odasının penceresinin önünde uyuyan kediye baktı durdu. Sabah erkenden uyanıp yanına koştu. Tekrar mama ve suyunu koydu. Öğlene doğru kediyle oynarken kedi açık mutfak kapısındaki sinekliğe tırmanmak ve asılmak suretiyle beni içeri alın miyavlamalarına başladı. Ne kadar engellediysek iflah olmadı. Sonunda sinekliğin açık kalmasını fırsat bilip içeri daldı. “Oğlum alerjim var, çık dışarı” dediysem de dinlemedi. Hadi biraz dolaşsın çıksın dedim. Salondaki sandalyeye yerleşti ve uyudu…

Dobby

Bundan sonrası inanılmaz gelişmelere gebe. Bizim kızın bana yalvaran bakışları, bir yandan benim alerji meselesini biliyor olması… Hiç vakit kaybetmeden bir Google araştırması ile bana geldi.

  • Anne hayvan alerjileri tedavi edilebiliyormuş. Üstelik hiç yan etkisi yokmuş. Sadece 1 yılı bulabilen bir ilaç tedavisi varmış. Anneeeee nooolur kalsın bu kedi bizde.
  •  Ben seni ne zaman kırabildim a yavrum? Üstelik hava soğuk, dışarısı tehlikeliyken nasıl gönderebilirim şuracıkta uyuyan bir canı?
  • Di’mi anne? Üstelik ben onu değil o beni sahiplendi. Bırakmayız di’mi anne?
  • Di yavrum di!

Boynuma sarılmalar, sevinçten ağlamalar eşliğinde kedinin bizi sahiplenmesiyle birlikte hummalı bir ‘evi kedili eve dönüştürme çalışması’ başladı. Bizim kız bu konularda inanılmaz iş bitirici. Anında veteriner randevusu…  Aydınlıkevler’de Afacan Veteriner Kliniği yıllardır bildiğimiz bir yer. Komşudan ödünç taşıma çantası alındı, damatla bizim kız yollara düştüler. Bir-iki saat içinde aşıları yapıldı, mama ve su kabı, iyisinden mama, kedi kumu ve tuvaleti ile birlikte fosforlu yeşil tasması da alınmış halde eve teşrif ettiler.  Kedi mi? İnanılmaz mutlu, bizim kızın koynunda yatıyor. Ankara kedisi ile Tekir kırmasıymış, uyumlu ve sağlıklı imiş filan anlatmalara doyamıyor kızım.  Adını da yolda koymuşlar. Dobby… Hani şu Harry Potter’ın Dobby’si… “Efendi Dobby’ye çorap aldı. Artık Dobby özgür bir Elf…”

Artık Dobby’nin bir evi var. Dobby’yi köpek kovalamayacak. Dobby’ye araba çarpıp ezmeyecek, asfalta derisini yapıştırıp, hiçbir şey olmamış gibi kaçıp gidemeyecek şoför. Artık eğitimsiz insanlar Dobby’ye benzin döküp yakamayacak, kulağını kesemeyecek, çatıdan atamayacak.  Sokakta uyuduğu kutuya vurup kedi korkunca zevkle sırıtan psikopatlardan uzak artık Dobby.  Dobby bizim kızı sahiplendi. Bizim kız artık özgür.

Dobby

Ben mi? Ben şimdilik antihistaminik ilaç kullanıyorum. Bugün de alerji kliniğine sevkim için doktorumla görüşeceğim. Böylece Dobby’nin hayatımızda yaptığı iyi şeylerden birini de yaşamış olacağız, yıllardır devam eden alerjilerimden bu sayede kurtulacağım. Hoş geldin hayatımıza Dobby…

Yaşadığım her şeyde çocukluğuma dönerim ben. 70’li yıllardayız. İnsan ve hayvan ilişkisi son derece doğaldı ben çocukken. Yani ne hayvan sevgisini her şeyin önüne koyan ne de hayvanı görmezden gelen bir tavır vardı. Kediler ve köpekler sokağın ve tarlaların bahçelerin doğal yaşayanıydı. Kimse onlara kötü davranmaz, binde bir ihtimal bir çocuk bir hayvana kötülük yaptığında toplum tarafından kınanırdı. Çünkü halk bencillik konusunda bozulmamış, kendisini dünyanın sahibi gibi görmesi öğütlenmemişti.  Üretimin içindeydi. Üreten ve dünyayı değiştirebilecek mekanizmanın içinde görüyordu kendini. Bu nedenle hayvana, insana, kadına, çocuğa kötülük yapmak düşüncesini aklına bile getirmiyordu.

Şimdilerde kafasına kürekle vurarak köpek öldüren insanımsıları görmek bizi çok korkutuyor. Sanırım amaç da bu… Bizleri korkunun derin çukuruna atmak… Hayvana bunu yapan size neler yapar demek istiyorlar. Ben açıkçası korkmuyorum! Sevginin gücünün korkuyu yeneceğini çok kez deneyimledim. Bir kedinin yumuşacık patisi ile bir faşistin yarattığı korkuyu pamuk bulutuna çevirebiliriz.

Bırakın Dobby’ler hayatınıza biçim versin, sizi mutlu etsin.