TL ile Kazanıyoruz, Dolar ile Soyuluyoruz!

0
190

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) 1 Haziran 2022 tarihinde ithal fosil yakıt kullanan elektrik santralları için azami Piyasa Takas Fiyatını (PTF) megavatsaat başına 2 bin 500 TL’den 3 bin 200 TL’ye çıkarttı. Yani elektrik piyasasında 1 kilovatsaat elektrik üretimi için 2,5 TL yerine 3,2 TL ödemek demek bu! EPDK’nın bu kararı elektrik tarifelerinde zam yapılacağı söylentilerini de beraberinde getirdi. Birçok yayın organında ve sosyal medyada elektriğe zam yolda haberleri yer almaya başladı. Hatta zam yüzdesi vererek el yükseltenler bile oldu.

Medya elektrik zammını konuşurken, 16 Haziran tarihinde Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneğin (ELDER) yöneticileri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının (ETKB) kahvaltıda bir araya geldikleri ve zam taleplerini Bakana ilettikleri ve belli bir oran üzerinde anlaştıkları bile yazıldı.

Ancak EPDK Başkanı 21 Haziranda Anadolu Ajansına (AA) yaptığı açıklama ile gündemlerinde elektrik zammı olmadığını, zam haberlerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Elektrik tarifelerine esasında 1 Haziranda zaten yüzde 15 ile yüzde 36,4 arasında değişen oranda zam yapılmıştı. Örneğin alçak gerilim (AG) abone gruplarında kilovatsaat başına Sanayide 68,5 kuruş, düşük kademe mesken abonelerinde 18,8 kuruş, yüksek kademe mesken abonelerinde 28,3 kuruşluk artış yapılmıştı.

Biz bu artışların zam değil sermaye transferi olduğunu bir önceki yazımızda açıklamıştık. Ve 2021 yılı verilerine göre elektrik tarifesinde 1 kuruşluk bir artışın toplam tüketimde 2 milyar 530 milyon TL artış anlamına geldiğini belirtmiştik.

EPDK’nın 2022 Mart dönemi Elektrik Piyasası Sektör Raporuna göre, mesken abone sayısı 39,16 milyon, sanayi ise 98 bin adet kullanıcıya ulaşmış durumda. Mesken abone grubu; asgari ücretliler, memurlar, emekliler, ücretli çalışanlar, işsizler, bağkurlular… kısacası halkın tümünü kapsıyor.

EPDK şirketler için yaptığı zamların gerekçesini 31 Aralık 2021 tarihinde açıklamıştı. EPDK bu açıklamasında elektrik tarifelerine yaptığı fahiş zamlar için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabul edilen 7346 sayılı yasayı gerekçe göstermiş; “Kademeli tarifenin hedefi dar gelirli vatandaşlarımızı korumak ve enerji kullanımında tasarruf ve verimliliği artırmaktır” demişti.

Son bir yılda 1 Haziran 2021 ve 1 Haziran 2022 tarihleri arasında Amerikan Doları ($) bazında ücretler ne olmuş, elektrik tarifeleri ve doğalgaz tarifeleri ne olmuş, dar gelirli halkımız korunmuş mu bakalım.

Gelirde %55 Azalma, Faturada %42 Artış!

Son bir yılda (1 Haziran 2021 – 1 Haziran 2022) Dolar ($) bazında; bağkur emeklilerinin maaşı yüzde 55, memur maaşı yüzde 27, asgari ücret ise yüzde 22 geriye gitmiş. Ama mesken doğal gaz tarifesi yüzde 28, yüksek kademe elektrik tarifesi yüzde 42 artmış!

Yani TL ile kazanmışız Dolar ile soyulmuşuz net olarak.

Son bir yılda bizim cebimizden hortumlanan paralarla kasalar doldurulunca, özel şirketler her fırsatta el artırmış, EPDK da şirketler lehine tarifeler yapmış.

EPDK 31 Aralık 2021 tarihli açıklamasında en önemli zam gerekçesi olarak; “ Dünya spot piyasalarında elektrik üretiminde kullanılan kömür fiyatlarında; 5 kat, doğal gaz fiyatlarında ise 10 katlık artışlar olmuştur” demişti. EPDK’nın dünya piyasalarında artış bahanesini Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü`nün (OECD) verilerini esas alarak yaptığı çalışmayla yerle bir etti.

EMO’nun yaptığı çalışmada Haziran 2021 itibarıyla OECD`nin ortalamasında endeks değerinin 117 olduğu, ülkemiz değerinin ise 189 olduğu, Nisan 2022’ye gelindiğinde OECD endeks değeri 151 olurken, ülkemiz endeks değerinin 409’a fırladığı görülmektedir. Haziran 2021 – Nisan 2022 döneminde OECD genelinde tüketicilere yansıyan zam oranı yüzde 29 ile sınırlı kalırken, bu rakam ülkemizde yüzde 116 gibi fahiş bir oranda gerçekleşmiş. OECD’nin elektrik, gaz ve yakıt fiyat artışlarını dikkate alarak hazırladığı tüketici fiyatları bazlı enerji endeksi, EPDK’nın “enerji zamlarının, yurtdışında oluşan maliyet artışlarından kaynaklandığı ve yurttaşlara yansımasının düşük seviyede tutulduğu” iddialarının doğru olmadığını gösteriyor.  

Piyasaya Teslim Olunca!!

Sanayi abone grubunun sayısı meskene göre çok az ama toplam tüketilen elektriğin yaklaşık yüzde 45’ini sanayi grubu tüketiyor.

Elektrik Piyasa Takas Fiyatı (PTF) Haziran 2021 –  Haziran 2022 dönemi aylık ortalamaları Dolar bazında yüzde 190 oranında artarak 46,77 $’dan, 140 $’a fırlamış. Çok açık ki aç gözlü piyasa aktörlerinin tekelinde fiyatlar artık kontrol edilemez bir durumda. EPDK 2021 verilerine göre sanayide tüketilen elektriğin yüzde 94’ü, ticarethanede tüketilen elektriğin ise yüzde 69’u zorunlu serbest tüketici kapsamında doğrudan PTF ile ilişkili ve 1 Temmuz’dan itibaren serbest tüketici kapsamı daha da genişleyecek.  

EPDK ulusal tarifeye zam yapmasa bile özel üretim şirketlerinin taleplerine göre oluşturulan piyasa şartları üzerinden dolaylı elektrik zamları ile soyulmaya devam ediyoruz. Sanayi ve ticarethane enerji girdilerine yapılan zamlar radyoaktif özellik taşır, yani doğrudan ve anlık olarak hissedilmez ama yaşamın her alanına yayılır, piyasalarda zincirleme reaksiyonlara sebep olur, dar gelirli bütçeleri tahrip ederek, toplumsal yıkıma ve çözülmeye yol açar. Bütün bu veriler bize gösteriyor ki, enerji alanında korkunç bir sermaye aktarımı Dolar bazlı çılgınca devam ediyor.

Üretim ve Dağıtım Özel Şirketlere Emanet

Hatırlatmakta fayda var, elektrik sektöründe üretim, iletim ve dağıtım zincirinin dağıtım halkası tamamen, üretim halkası ise şu an fiilen yüzde 87 özel şirketlerin elinde. Bu iki halkada da çok büyük sorunlar yaşadık, yaşamaya devam edeceğiz.

Elektrik fiyatlarının son bir yılda döviz kuruyla ya da yakıt maliyetleri ile açıklanamadığı ortadadır. Siyasi iktidar eğer maliyetleri dert etseydi enerji verimliliğini ve enerjinin etkin kullanımını hızlandırır, ithal fosil yakıt bağımlılığını azaltma yolunda adımlar atardı. Örneğin “bu yaz yalıtımsız konut kalmayacak” seferberliği başlatırdı, kurulu kapasitenin günün her saatinde dengeli kullanımı için politikalar geliştirirdi.

Ama bunları yapmaz, yapamaz çünkü halktan ve doğadan yana olan kamusallığı bitirdi.

Bizim bardağımız doldu ve taşıyor, 1 tek kuruşluk zamma bile yerimiz yok artık.

Çare halktan ve doğadan yana kamusallaştırma politikalarında…


Görsel: Nikita Pavlov/ Unsplash