Şahika Çakırca: Sayende küçük bir kız çocuğu gibi tanımadığım bir kediye mektup yazıyorum…

0
194

Merhaba Ortak;

Öyle uzun zaman olmuş ki, birine mektup yazmayalı. Oysa çocukluğum,  hiç tanımadığım kendi yaşıtım çocuklar ile mektuplaşarak geçti. Hem de sadece Türkiye’den değil, tüm dünyadan mektup arkadaşlarım vardı. Mektupların içine bir de ufak tefek hediyeler bile koyardık. Şimdi senin sayende o küçük kız çocuğu gibi tanımadığım bir kediye mektup yazarken, aynı heyecanı ve mutluluğu yaşıyorum.

Sana bahsetmek istediğim şey yitirdiklerimiz. İlk önce mektuplar; onları posta kutusunda görmenin heyecanı öyle büyüktü ki. Heves içinde zarfı açar, bir çırpıda okurduk. Karşılığını yazmak için en güzel kağıdı bulmaya çalışır, zarfını özenle seçer, dolma kalemin parmaklarımızı boyamasına izin verirdik. O mektupları saklar, bizden uzakta yaşayan sevdiğimiz birini özlediğimizde, tekrar tekrar okurduk. Hatta sevda mektupları yazardı abilerimiz, ablalarımız; askerler analarına, yatılı öğrenciler uzakta yaşayan ebeveynlerine yazarlardı. Türküler bile yakılırdı mektuplar üzerine.

Sonra başka şeyleri de yitirdik; Anneannem her yemekten sonra, sofra örtüsünü bahçesinin duvarından toprağa silkelerken ‘Kuşun, karıncanın hakkı’ derdi ve eklerdi ‘ Her canlının yaradanı aynı  bu sebeple sakın unutmayın çocuklar, hepsinin hakkını vermek bizim görevimiz.’ Bu yüzden nerede aç hayvan görsem, rahmetli anneannem çıkıp gelir karşıma ve tekrar hatırlatır bana görevimi.  Ama yaşadığım köye tatile gelenlerin bu sözlerden hiç haberi yok. Çocukları oynasın diye yavru kedi ve köpek alıp geliyorlar büyük şehirlerden. Sonra eve dönerken onları ormana, biraz daha insaflı olanlar bir marketin önüne bırakıp gidiyorlar. Hatta geçen gün bir yavru kediyi koliye koyup, çöpe atmışlar. Neyse ki komşularım duymuş ağlamasını. Şimdi komşularımın büyük kedisini delirtmekle meşgul.  Her yaz sezonu birkaç kedi daha ekleniyor, bahçeme. Neyse ki köpekler ile ilgilenen başka bir abla var, her birini kısırlaştırıp sahiplendiriyor. Oysa eskiden, kediye köpeğe dokunamayanlar, onlardan tiksinip, korkanlar bile, evde pişirdikleri yemeği paylaşırdı o canlarla.

Daha da uzun yazasım var ama seni de yormak istemem. Uzun ve sağlıklı bir ömrün olsun Ortak. Nice kedi ve köpek yavrusuna ilaç olsun senin hikayen ve hepsi senin gibi sevilip seveceği bir yuvaya kavuşsun. 
Şahika Çakırca