A’dan Z’ye Memleket: Gülistan

0
369

İranlı şair ve yazar Sadi-i Şirazi’ nin eseri Gülistan, Farsça Gül Bahçesi anlamına geliyor. Memleketi anlattığım yazılarımda şimdi de G harfi ile yola çıkayım dedim. Aklıma ilk gelen Gülistan oldu.

Sadi diyor ki;

“İnsanlık hepsi aynı kaynaktan gelen insanlardan oluşmaktadır. Bir insan acı hissettiğinde diğerleri kayıtsız kalamazlar. Başkalarının acıları önünde pasif kalanlar, siz insan olarak adlandırılmayı hak etmiyorsunuz.”

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi #GülistanDoku güzeller güzeli bir kadın… Güzelliğini fotoğraflarına bakınca gülümseyen yüzünden, okuduğu okulda birçok kadın için hak mücadelesi vermesinden, sınıfa geç gelen öğrencilere para cezası kesilmesi yönündeki bir uygulamaya karşı çıkmasından, ablasının, annesinin onu çok sevmesinden ve özlemesinden anlıyorum. Okuldan mezun olacak, öğretmen olacak, kendisi gibi insanlar yetiştirecekti.

Ne oldu?

Gülistan 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim’de/Tunceli’de kayboldu. Kayıp mı oldu, kaçırıldı mı, öldürüldü mü sorularının cevabını devlet verecekti, üç yıl bitti devletten cevap gelmedi.

#GülistanDokuNerede

Kamera kaydı olmayan tüm kadın cinayetlerinde olduğu gibi kendiliğinden bir şey oldu demeye getirdiler önce. Son olarak Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Dinar Köprüsü yakınlarında görüldüğü ihbarı yapılınca  tıpkı “rezidanstan aşağıya düştü” dedikleri gibi, Munzur nehrine düşmüş olabilir dediler. Nehir tarandı ama Gülistan yoktu! Çünkü ne olduğunu, nerede olduğunu bir kişi biliyordu!

#GülistanDokuyaNeOldu ?

Tunceli’de görev yapan bir polisin oğlu olarak bilinen ve harp akademisi mezunu olan Rus asıllı Zaynal Abakarov Gülistan’ın erkek arkadaşıydı. Kaybolduğuna dair ihbarın geldiği o gün, Gülistan’ın Abakarov tarafından darp edilerek bir minibüse konulduğuna dair beyanlar vardı. Bırakın emniyeti, sıradan bir vatandaş olarak sizin aklınıza şüpheli olarak ilk kim gelir? Ancak ne emniyet ne de yargı bu iddiaları araştırmaya dönük ciddi bir çalışma yürütmüştü… Neden?

Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku X’te her gün Gülistan’a dair yazıyor, anne Doku her gün ağıtlar yakıyor. Ben “Memleket” yazılarımı yazarken A harfinden bir türlü çıkamıyorum. Ne yazarsam yazayım #Adalet sözcüğüne takılıp kalıyorum. Aygül Doku, 27 Aralık 2023 tarihli paylaşımında öyle bir şey yazmış ki tüm sorunların odağını görmüş;

“5 Ocak günü “Adalet Sarayına” karanfil bırakacağız. Çünkü Gülistan tam da orada yatıyor. Tam oranın önünde, karanlıkta… Ne zaman Gülistan burada denildi, katiller yargılandı, Gülistan’ı oradan kaldıracağız. Adalet karanlıktan çıkacak, bir nebze olsun içimiz huzur bulacak. #GülistanKaranlıkta”

Dirimiz, ölümüz hem Beştepe Sarayı’nda hem Adalet Sarayı’nda yatıyor. Ne evimizde huzurumuz, ne mezarlıkta duamız kaldı. Yazıyoruz, söylüyoruz ama nafile kalıyor. Memleket memleket olalı böyle arsızlık, böyle aymazlık görmedi. Her yer yangın yeri, suyun başını tutmuş haramiler vermiyorlar ki ateşi söndürelim…

Bizde göte göt derler!

Bu yazıyı yazmaya hazırlanırken G harfi ile başlayan kelimeler düşünürken aklıma gelen şeylerden biri de Can Yücel’in bir şiirinde  “göt” kelimesini kullanmasından dolayı dava açılması, mahkemede hakime anlattığı hikaye ve anlatımın sonunda söylediği “hakim bey bizde göte göt derler” sözü olmuştu. Olayın anlatımını Can Yücel’in anlattığı Ahmet Nesin’den okudum.

Gülistan’ı yazmak isteyince bu konuyu karıştırmayayım demiştim. Ama baktım ki Gülistan ve daha nice sorunda bizi eşyanın adını söylemekten uzak tutan bir iktidar zorbalığı altındayız. Yanından yöresinden dolaşarak, aman başımızı derde sokmayalım diye açıkça söylemekten uzak duruyoruz bazı gerçekleri. Bence bazen kibarlığa gerek yok eşyanın adını söyleyelim…

Zaynal Abakarov yargılansın diyelim mesela…

Nehirde günlerce ceset arama telaşına düşen emniyetin aklına baş şüpheli Abakarov’u sorgulamak gelmemiş… Zaynal’ı ve Zaynal’ın polis babasını koruduğu aşikar… Gülistan’ın kayıp ilanını veren kişiye bakın! Abakarov’un kendisi… Olaydan hemen sonra yurtdışına çıkmış olmasından da anlaşılıyor ki Doku’nun kaybedilmesine Abakarov neden olmuş.

Buna benzer bir şey daha var ki kesinlikle “şey”in adını söylememiz gerek. Doku’nun kaybolduğu bölgedeki MOBESE ve HTS kayıtlarına ulaşılamıyor. Tunceli’de kuş uçsa kayda alan emniyetin güvenlik önlemleri düşünülürse bizleri dava ederken emniyetin fezlekelerinde sık kullandığı “hayatın olağan akışına aykırılık” MOBESE kaydının olmaması için geçerli değil galiba. Düpedüz silinmiş ya da saklanmış demek gerek!

Tabii şimdi diyeceksiniz ki koskoca AYM #CanAtalay için alenen, hatta iki kez “hak ihlali” dedi de ne oldu? Tayyip Erdoğan emir verdi yargı işletilmiyor, Anayasa mahkemesi kararına uyulmuyor, Anayasa rafa kalktı. Gülistan Doku olayında ne olduğunu herkes biliyor, sen desen ne olacak?

Peki, biz dediğimizde olmuyorsa, o zaman dua edelim!

VAKTİYLE Bağdat’ta, duası her zaman kabul olunan bir derviş yaşardı. Adamları, Haccac-ı Zalim’e, ondan haber verdiler. Haccac, bu dervişi merak edip yanına çağırttı.
“Bana hayırlı bir dua et” diye emretti.
Derviş:
“Ya Rabbi! Haccac’ın canını al!” diye dua etti.
Haccac kızdı:
“Derviş, Allah hakkı için söyle! Bu nasıl hayırlı duadır?”
Derviş cevap verdi:
“Bu, hem senin için, hem de bütün bir halk için hayırlı bir duadır!”

*(Sadi Şirazi-Gülistan)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz