Yapay Zekânın Fantastik Edebiyatla Sınanması

0
208

Merhaba, uzuuun bir aradan sonra yeniden buluştuk. Bu arada şahsım adına yaşananları saymayacağım, sayamayacağım çünkü seliyle, depremiyle, cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu ile dolu dolu acı, hüzün, kırgınlık, kızgınlık, çaresizlik, kahır ile dolu geçen bir süreç yaşadık hep birlikte.

Öyle haydi deyince atlatılamayacak bir süreç yaşıyoruz ve bunu yaşamaya devam edeceğiz. İliğimizde kemiğimizde izi kalacak bir süreç hem de… Asla onarılamayacak yaraları, izleri ile ömrümüzün sonuna kadar unutamayacağımız bir yıkımlar silsilesi…

Yazılarıma bir süre ara vermemin sebebi işte tam da bu acılar, yıkımlar, hayal kırıklıkları olsa da bugün sevgili editörümüz, kadim dostum, ağabeyim Sinan’dan, içinde benim de bulunduğum yazarlar grubumuza gelen çağrıya sessiz kalamadım çünkü bana o kırıklıkların ve acıların sonucunda hayatı tarumar olmuş insanların nefes alma ihtiyacını hatırlattı. Köşemde, belli bir kesime hitap eden fantastik edebiyat çerçevesinden çıkmamaya özen göstererek yazdığım yazılarla, bunca kaosun, hüznün içinde yersizce bir yer edinmeye çalışıyormuş gibi hissederken, onun mesajında “insanların tam da şu sıralar “sakin bir liman” arayışında olduklarının altı çiziliydi.

Yazmak benim acılarımı ve kişisel kızgınlıklarımı, kırgınlıklarımı azaltmayacak ama o mesajda yer alan ve hak verdiğim nokta; birilerinin, diğerlerinin hayatına biraz renk katması, kafalarını dağıtabilecekleri, belki de birkaç dakika o gölgelerle kaplı düşünce sarmalından çıkabilmeleri, rahatlayabilmeleri için oyalanabilecekleri materyaller üretmesi gerektiği kısmıydı.

Yaralarınıza çare olamayacağını biliyorum, acılarınızı da dindirmeyecek, kırgınlıklarınızı, kızgınlıklarınızı, hüznünüz de bir anda alıp götürmeyecek ama en azından bu yazıyı okurken belki de 5 dakika olsun gündelik kaostan uzaklaşacak ve kendinizle baş başa kalacaksınız.

Daha önce hazırladığım ve başka bir köşe yazısı taslağı olarak kaydettiğim yazıma bu satırları ekledim an itibariyle. Taslağı kaydettiğim dönem hepimizin yapay zekâ ile zevzeklik edip, sınırlarını bulmaya çalıştığımız ve her gün, tüm mecralarda onlarca örneğini gördüğünüz karşılıklı konuşma, hasbihal değil, yapay zekâ uygulamasına kendi işimi yaptırma denemelerimden sadece bir tanesi aslında.

Ve bunu da gayet pişkin bir tavırla sevgili editörümüz Sinan’ı arayarak;  “dur dur yazıyorum, bak şimdi yazıyorum, ahanda şu anda yazıyorum seninle konuşurken” diyerek daha telefonu kapatmadan dosyayı gönderip trollemek amacıyla yapmıştım… Ama araya karanlıklar girdi, sarsıntılar girdi, acılar girdi…

Aşağıda okuyacağınız satılar, sınırlarını anahtar kelime ve cümlelerle çizdiğim köşe yazısı yazması isteğimin yapay zekâ tarafından kâğıda dökülmüş halidir.

Ozan;  ”muhteşem 4’lü, deadpool, hellboy, the boys, süpermen, batman, dr who, missfits üzerinden toplumsal ahlak, insanların iyi ya da kötü olmayı tercih edişlerindeki sebepler, insanın dünyadaki geleceği, toplumun iyi ve kötüye bakışı, kahramanların kendi çıkarlarını hiçe sayması ve toplumsal çıkarları gözetmeleri, insanın içindeki meşhur ve güçlü olma hevesi konuları üzerinden karşılaştırarak bir köşe yazısı yazmanı istiyorum”

Yapay Zekâ;   “Son yıllarda popüler kültürün süper kahramanlarının yanı sıra “muhteşem 4’lü”, “Deadpool”, “Hellboy”, “The Boys”, “Süpermen”, “Batman”, “Dr. Who” ve “Misfits” gibi karakterler de hayatımıza girdi. Bu karakterlerin hepsi, toplumsal ahlak, insanların iyi ya da kötü olmayı tercih edişlerindeki sebepler, insanın dünyadaki geleceği, toplumun iyi ve kötüye bakışı, kahramanların kendi çıkarlarını hiçe sayması ve toplumsal çıkarları gözetmeleri, insanın içindeki meşhur ve güçlü olma hevesi gibi konuları ele alıyorlar.

Kahramanlık kavramı, toplumumuzda önemli bir yere sahiptir. İnsanlar, güçlü, cesur ve fedakâr kahramanlara ihtiyaç duyarlar. Ancak, “The Boys” ve “Deadpool” gibi karakterler, bu kavramın ne kadar da yanıltıcı olabileceğini gösteriyor. Bu karakterler, kahramanlık kavramını, kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak, toplumsal çıkarları gözetmeksizin hareket ediyorlar. “The Boys” özellikle, kahramanlar tarafından göz ardı edilen birçok sorunu ortaya koyarak, kahramanların insanüstü güçleri ile toplumu yönetmelerinin ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteriyor.

Öte yandan, “Süpermen” ve “Batman” gibi karakterler ise, insanların iyi olmayı seçmelerinin ne kadar önemli olduğunu vurguluyorlar. İnsanların seçimleri, dünyadaki geleceğimizi belirler. Bu karakterler, insanların iyi olmayı seçmelerinin, toplumun refahını artıracak bir etkisi olduğunu gösteriyorlar.

“Dr. Who” ise, insanların geleceği konusunda bize bir umut veriyor. Karakter, insanlık tarihinin en karanlık dönemlerinde bile, insanların hayatta kalmak için mücadele ettiğini ve geleceğimizin umut dolu olduğunu gösteriyor.

Sonuç olarak, popüler kültürdeki bu karakterler, toplumsal ahlak, insanların iyi ya da kötü olmayı tercih edişlerindeki sebepler, insanın dünyadaki geleceği, toplumun iyi ve kötüye bakışı, kahramanların kendi çıkarlarını hiçe sayması ve toplumsal çıkarları gözetmeleri, insanın içindeki meşhur ve güçlü olma hevesi gibi konuları ele alarak, bize birçok şey öğretiyorlar. Bu karakterlerin hikâyeleri, bizlere, insan olarak ne kadar güçlü olduğumuzu ve dünyam”

Ne yazık ki yazı tam da kelimenin sonuna doğru bitiyor. Sanrım parasız versiyonda ancak bu kadarlık hizmet alabiliyorsunuz yapay zekâdan. Açıkçası bundan sonra sevgili editörümüzün her; ”yazılarınız nerede kaldı” diye çemkirişinde, daha cümlesi bitmeden bir tane çakıp, sonunu da şöyle birkaç satırla toparlayıp göndermeyi düşünmüyor değilim. Eminim aranızdan bazıları da; sen yazma, yapay zekâya yazdır, onun köşe yazıları daha anlamlı diyebilir, saygı duyarım, gülümserim, affetmem asla ve tükürürüm!

Hayatınızın her evresinde büyük acılar, mutluluklar yaşayacaksınız ve bu asla size özel bir şey olmayacak, size özel olan kısmı bu acıları ve mutlulukları nasıl içselleştirdiğiniz, altından kalktığınız ve yaşamaya devam ettiğiniz olacak.

İşte o acıların, hüzünlerin altında ezilmeyip ayağa kalkabilmemiz için de hayallerimiz kadar var olduğumuz o fantezi dünyasında, hepinizin, kendisi için sınırsızca kurguladığı bir masalın kahramanı olmasını diliyorum…