Interstellar Space: Coltrane’in Son İki Yılı

0
31

Aralık 1965. McCoy Tyner sahneden iner ve gruptan ayrılır. Sebebini yıllar sonra tek cümleyle açıklayacaktır: artık kimsenin ne çaldığını duyamıyordur, duyduğu tek şey gürültüdür. Birkaç ay sonra Elvin Jones da gider. “A Love Supreme” kaydının üzerinden tam bir yıl geçmiştir. Caz tarihinin en çok konuşulan dörtlüsü dağılmıştır.

Grubu dağıtan dışarıdan bir güç değildir. Coltrane’in kendisidir.

Kusursuzluğu Terk Etmek

“Giant Steps”le armoniyi geometriye çevirmiş, “A Love Supreme”le o geometriyi duaya dönüştürmüştür. Elinde caz tarihinin en gıpta edilen aleti vardır: kendi adıyla anılan bir armoni sistemi, satan bir albüm, kusursuz bir dörtlü. Bunların hepsini bir kenara bırakır.

28 Haziran 1965’te on bir müzisyeni stüdyoya toplar. Nota yoktur. Gevşek bir tonal iskelet, sıralı solo blokları ve aralarda hep birlikte çalınan kolektif bir çığlık vardır. Kırk dakika sürer. Adı “Ascension”dır.

Tepki anında gelir. Kimileri bunu caz tarihinin en cesur anı sayar. Kimileri saksofonun intiharı olarak okur. Down Beat dergisinden John Tynan, Coltrane’in yönünü daha 1961’de “Anti-caz” diye yaftalamıştır; 1965’ten sonra bu kelime peşini hiç bırakmaz. Avrupa ve Amerika’daki konserlerde salonlar boşalmaya başlar. Bilet alan seyirci “A Love Supreme”deki adamı arar, karşısında yirmi dakika süren tek kişilik kadanslar bulur.

Neden?

Coltrane bunu asilik olsun diye yapmaz. Ornette Coleman’ın açtığı yolu, Albert Ayler’in ham sesini yıllardır dinlemektedir. Yürüttüğü mantık basittir: müzik bir arayışsa, bulunan her yapı bir noktadan sonra kafese döner. “Giant Steps”in üçgenleri de bir sınırdır. Onu inşa eden adam, ona hapsolmayı reddeder.

Aynı yıllarda evinde bambaşka biri vardır. Çocuklarına ninni söyleyen, misafirlerine sessiz ve nazik davranan, hastalığından kimseye söz etmeyen bir adam. Sahnedeki şiddet öfke değildir. Yıllarca günde on iki saat gam çalışmış birinin, artık o gamları unutmaya çalışmasıdır. Unutmak, öğrenmekten zor bir iştir.

İki Kişilik Evren

22 Şubat 1967. Coltrane, Elvin Jones’un yerini alan davulcu Rashied Ali ile stüdyoya girer. Yanlarında başka kimse yoktur. Bas yoktur, piyano yoktur, akor yoktur. Tutunacak hiçbir armonik zemin yoktur.

Kayıt “Interstellar Space” adını taşıyacaktır. Parçalar gezegen isimleriyle anılır: Mars, Venüs, Jüpiter, Satürn. Her biri Coltrane’in çaldığı bir çıngırakla açılır ve doğrudan nefese döner.

Bu, kariyerinin en çıplak seansıdır. “Giant Steps”te matematik onu korumaktadır. Burada koruyan hiçbir şey yoktur. Geriye sadece nefes, tekrar ve Ali’nin sabit vuruşu reddeden dalgalı ritmiyle kurulan bir diyalog kalır. Kayıt sağlığında yayımlanmaz. 1974’te, ölümünden yedi yıl sonra çıkar. Bugün dinlendiğinde hâlâ rahatsız edicidir, çünkü kimseyi memnun etme niyeti taşımaz.

Son Beş Ay

Coltrane durmaz. Belgelenmiş son stüdyo seansı 7 Mart 1967’dir. 23 Nisan’da Olatunji Afrika Kültür Merkezi’nde çalar; bu, kaydedilmiş son konseri olacaktır. Sahneye son çıkışı 7 Mayıs’ta, Baltimore’dadır.

Karaciğer kanseri teşhisi 1966 ortasından beri vardır ve bunu grubuna bile söylemez. Mayıs ayında konserlerini iptal eder, günlerini evde uzanıp son kayıtlarını dinleyerek geçirir. 14 Temmuz’da yapımcı Bob Thiele ile buluşup son albümünün planlarını tamamlar ve adını koyar: Expression. Kapakta yalnızca parça ve müzisyen isimleri olsun ister. Artık kelimelerden yorulmuştur; müziğin kendi adına konuşmasını istemektedir.

Üç gün sonra, 17 Temmuz 1967’de, kırk yaşında ölür.

Geriye Kalan

Sekiz yıllık bir liderlik dönemi ve on yıllarca sürecek bir tartışma bırakır. Son dönemi bir çöküş müdür, yoksa bir aydınlanma mı?

Kayıtlar üçüncü bir ihtimali işaret eder. Coltrane’in son iki yılı, bir ustanın kendi ustalığından kurtulma çabasıdır. “Giant Steps” ne kadar akıllı olduğunu kanıtlamıştır. “Ascension” ve “Interstellar Space” ise akıllı olmanın yetmediğini itiraf eder. Bir yapıyı önce kurmak, sonra kendi elinle yıkmak, bir sanatçının ödeyebileceği en pahalı bedeldir. Coltrane bu bedeli seyircisiyle, grubuyla ve itibarıyla öder.

Bugün gelişmek denen şey genelde işe yarayan formülü büyütmek, aynı hamleyi tekrar etmektir. Coltrane’in son iki yılı bunun tam tersidir. Formülü bulduğu anda ondan kaçar.

Kırk yıllık ömrünün sonunda öğrettiği şey bir armoni sistemi değildir. Elindeki en iyi şeyi bırakabilme cesaretidir.

Kaynakça

Porter, Lewis, Chris DeVito, Yasuhiro Fujioka, David Wild ve Wolf Schmaler. *The John Coltrane Reference*. New York: Routledge, 2008.Porter, Lewis. *John Coltrane: His Life and Music*. Ann Arbor: University of Michigan Press, 1998.
Thomas, J. C. *Chasin’ the Trane: The Music and Mystique of John Coltrane*. New York: Doubleday, 1975.
Ratliff, Ben. *Coltrane: The Story of a Sound*. New York: Farrar, Straus and Giroux, 2007.
Nisenson, Eric. *Ascension: John Coltrane and His Quest*. New York: St. Martin’s Press, 1993.
Kahn, Ashley. *The House That Trane Built: The Story of Impulse Records*. New York: W. W. Norton, 2007.Tynan, John. “Take Five.” *Down Beat*, 23 Kasım 1961.Coltrane, John. *Ascension*. Impulse! Records, 1966. Kayıt tarihi 28 Haziran 1965.
Coltrane, John. *Interstellar Space*. Impulse! Records, 1974. Kayıt tarihi 22 Şubat 1967.
Coltrane, John. *Expression*. Impulse! Records, 1967.
Kofsky, Frank. “John Coltrane Interview.” *Jazz & Pop*, 1966.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz