Hepimizin kaygısı: Çocuklara yönelik mesajlaşma uygulamaları

0
319

Çocuklara özel bir Instagram uygulaması olan ‘Instagram Kids’in piyasaya sürüleceği yönünde geçen ay bir sürü haber yayımlandı. Muhakkak çoğunuzun gözüne takılmıştır. Bunun bir çok ebeveynde endişeyle karşılandığını biliyorum. Dijital araçlarda yetişkinlerden daha hızlı ve ileride olan çocukların internet kullanımı ve internet üzerinden sosyalleşmesi ebeveynleri bir hâyli geriyor. Çünkü yazılım ve uygulamalar hakkında yeterli bir düzeyde dijital okuryazar olmadıkları için, çocuklarının o platformlarda neler yaptığını ve kimlerle görüştüklerini bilemiyorlar.

Instagram, “Instagram Kids” adı altında bir uygulama yaptıklarını henüz açıklamadı aslında. Tüm bu söylentiler şirketin 16 Mart’ta blogları üzerinden yaptıkları duyurudan geliyor. Bu duyuruda Instagram “Ebeveynlerin, gençlerinin Instagram’da güvenli ve olumlu bir deneyim yaşamalarına yardımcı olacak bilgilere sahip olmalarını istiyoruz” diyerek çeşitli enstitü ve şirketlerle yaptıkları işbirliklerini açıklamıştı. Şirketin ‘çocuklara ve gençlere yönelik bir çok geliştirme içindeki olduklarını’ söylemesi gelecek konusunda belirli bir fikir veriyor aslında bize. Instagram’ın kullanımında 13 yaş sınırı var malumunuz. Yaşını 13 yaş üstü gösteren çocukların hesap açamaması konusunda hem de özel mesajlaşma güvenliği için geliştirdikleri teknolojileri anlatmışlar bu duyurularında. Buraya bir not düşmek isterim. Birçok uygulamanın 13 yaş altı kullanıcı kabul etmese de, zehir gibi olan afacanlar yaşlarını daha büyük göstererek bu tip uygulamaları açabiliyor.

Tüm bu gelişmeler 13 yaş altındaki çocuklara yönelik atacakları adımların da bir işareti Facebook ve onun alt şirketi Instagram tarafından. Ama şunu unutmamak gerekiyor. 13 yaşın altındaki çocukları hedeflemek, yalnızca mahremiyet ilgili kaygılarla sorunlu değil, aynı zamanda yasal sorunlarla da dolu. Eylül 2019’da, ABD’de Federal Ticaret Komisyonu , Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası’nı ihlal eden YouTube’a yani Google’a 170 milyon ceza vermişti. Malumunuz bu şirketler özellikle ücretsiz sürümlerinde size reklam sunarak para kazanıyorlar. Reklamlarla genel itibariyle ticari olarak insan ilgisi manipüle ediliyor. Lakin bir yetişkin bir insan bile internet üzerinde özellikle neyin reklam neyin haber, belgesel ya da film olduğunu anlayamayabiliyor. Bir de çocukları düşünün. İşte youtube çocukları hedefleyerek reklam sunmak için çocukların izleme geçmişini izlediği için 170 milyon ceza almıştı. Keza TikTok da aynı sebeple TikTok öncüsü Musical.ly de 5.7 milyon dolar ceza almıştı.

Hepimiz için meselenin daha da korkutucu olmasına başka bir işaret de veri bilimcisi Christopher Wylie tarafından verildi. ABD seçimlerinde Facebook kullanıcılarının kişisel verileriyle seçmen davranışlarını manipüle edilmesini, Facebook ve Cambridge Analtica arasındaki ilişkileri içeriden sızdırıp dünya kamuoyunda infial yaratan Wylie “Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg çocuklarınız için geliyor” diyerek bu gelişmeyle ilgili tweet attı.


Facebook 2017 den beri 6-12 yaş arası çocuklara yönelik Messenger Kids diye bir ürünü çocuklara sunuyor. Bu bir yazışma-görüşme uygulaması. Ama bu uygulama birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. Uygulama piyasaya sürüldükten sonra çocuk sağlığı savunucuları, bunu çocuklar için zararlı olduğu için eleştirdi ve CEO Mark Zuckerberg’i uygulamayı bırakmaya çağırdı. Ardından 2019’da Messenger Kids’teki bir hata, çocukların yabancılarla gruplara katılmasına izin vererek binlerce çocuğu yetkisiz kullanıcılarla sohbet etmesine olanak sağladı.

Geçen ay burada yayımlanan Siber zorbalıkla mücadele nasıl olmalı? adlı köşe yazımda da belirttiğim üzere özellikle sosyal medya üzerinde siber zorbalık ve nefret söylemi ile mücadele etmek yetişkinler için bile ciddi zorluklar içeriyor. Nefret söylemi ve siber zorbalık inanılmaz bir boyutta özellikle bu dönemde. Yeni iletişim teknolojilerine biz yetişkinler olarak uyum sağlayamamışken, 13 yaş altı çocuklar her türlü içeriğin rahatlıkla paylaşılabildiği bir ortamda ne gibi sorunlarla karşılaşacağını veya bu sorunlarla nasıl baş edeceğini ne kadar biliyoruz?

Unutmayalım ki, çocuklar deneyimlememeleri gereken içeriklere maruz kalıyor ve bu içeriklerin onların anlam evrenine nasıl yansıyacakları bilmiyoruz. Birçok içerik çocukların gelişimine ciddi zarar veriyor. Bu uygulamalar aynı zamanda çocuklar için bağımlık yapmakta.

Çocuklarımıza sosyal ağlarla tanışırken onlara eleştirel düşünce yöntemlerini öğretmeliyiz. Eğer hem dijitalde hem de medyada yeterli düzeyde okuryazarlık bilgisine sahip olmadığınızı düşünüyorsanız da, boşverin interneti. Öncelikle çocuklarınızla yüz yüze iletişim ve karşılıklı diyaloglar ile geliştirmek daha sağlıklı olsa gerek. Böylece ufaklıklarla daha fazla zaman geçirmiş olacağız. Çoğu ailenin çocuklarıyla ilgilenmemek için eline tablet, telefon tutuşturduğu bu günlerde kendimizi bir sorulamamız gerekiyor. Sağlıklı ve nitelikli iletişim, kendini ifade etme ancak en sağlıklı sosyal yaşamda olduğunu düşünüyorum. Ayrıca unutmayın, çocukların en güvenilir haber kaynağı aileleri.


NOT: Konuyla ilgili 19 Mart’ta Gain Medya‘da Duygu Demirdağ ile meseleyi genişçe konuşmuştuk. İlgilenenler buraya tıklayarak programın kaydını izleyebilirler.

NOT 2: Medya okuryazarlığı adına başarılı işler yapan Teyit‘ten çocuklarınızda eleştirel düşünme alışkanlığı geliştirmek ve onları erken yaşta eleştirel dijital okuryazarlıkla tanıştırmak üzerine Dijital Veli Bülteni çıkarmaya başladı. Bu linke tıklayarak siz de üye olabilirsiniz.