Kılıçdaroğlu’nun troll ifşası bize ne anlatıyor?

0
190

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun önceki gece Twitter üzerinden yayımladığı videoyu sonunda izleme fırsatı buldum. Sayın Kılıçdaroğlu’nun yıllardır çeşitli suçları barındıran ve kamuoyunda “ak troll” olarak anılan dezenformasyon ağlarınını gündeme getirmesinin kuşkusuz önemli olduğunu düşünenlerdenim.

Kılıçdaroğlu’nun Twitter paylaşımı

Lakin hemen şunu söyleyeyim, Kılıçdaroğlu’nun, kamuoyunda korkunç durumlarla anılan, kendi itiraflarıyla insanların birbirine kırdırılması için çalışma yapmış bir suç örgütü liderinin üslûbu ile açıklamalar yapması en kibar tabiriyle yakışıksız. Ayrıca yıllardır bilinen bu duruma yönelik somut adımlar atılacağını ima bile etmek için çok geç kalındı. Bunun yazımızın konusu olmadığını bilerek görmezden gelirsek, malumunuz kamuoyunda tartışılan konuları sağlıklı bir şekilde ele almak, özellikle son 15 yılda medyamızda kara propaganda girişimlerinin artmasıyla çok zorlaştı. Ne yazık ki ülkemizde olgu ve durumlar, kitleleri yönlendirmek amacıyla kasıtlı bir şekilde çarpıtılarak, yıllardır sosyal medya üzerinden dolaşıma sokuluyor. Bu süreç kamuoyunda haberlerin de sağlıklı tartışılmasını, nihayetinde demokratik toplum süreçlerini baltalıyor. Hepimiz şahidiz ve şikayetçiyiz bu konuda.


Türkiye’de dezenformasyon: Zehirlenen kamuoyu


Bir yandan da Ana-akım medya neredeyse AKP için dikensiz bir gül bahçesine çevrilmiş durumda. Basın yargı ve yasalar yoluyla baskı altında. Üstelik sosyal medya üzerindeki hesaplara erişim bir sürü yasal düzenlemeye maruz ve içerik kaldırtma isteklerinde dünyada hep zirvedeyiz. Hatta bu yazı kaleme alınırken bir gün önce Reportare’nin Manşet Dışı programında da Veli Polat gündeme getirdi.

Ama muhalefetin sesi hala tam anlamıyla engellenemiyor. İşte bu yüzden sosyal medya üzerinde suyu bulandırmak ve bilgi alışverişini kirletmek, insanları birbirine düşürmek, yapay gündem ve tartışmalar yaratmak için devreye sokulan dezenformasyon ağları var.

Kılıçdaroğlu’nun videosundan önce bir çok çalışma ve rapor vardı. Ama bu video ile CHP’nin bu meseleye dair artık daha bir dikkatle hareket edeceğinin mesajı veriliyor sanırım. Bu arada, Kılıçdaroğlu’nun videoda gösterdiği raporun içeriği nedir bilmiyoruz. Keşke bu konuyu dün Twitter üzerinden gündeme getirdiği an ayrıntılı bir şekilde kamuoyuyla paylaşsa ve hepimiz inceleyip görebilseydik. Bağımsız kurumlar, araştırmacılar, uzmanlar tarafından incelenseydi. Fakat hâlâ bir somut dosyaya ulaşamadığımı söyleyebilirim. Yani ne CHP sitesinde ne de başka bir parti kaynağında herhangi bir rapor yok.

Daha geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yoğun kar yağışı sonrasında yaşadıklarımızın hem medyada hem sosyal medyada ele alınışı baştan aşağı berbattı. Kara Yolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki yollarda yurttaşlarımızın yaşadığı mağduriyet İBB ve şahsen İmamoğlu üzerine yıkılmaya çalışıldı ve yüzlerce hashtag çalışmasıyla İBB başkanı İmamoğlu üzerinden kara propagandalar yapıldı. İBB faaliyetleri çeşitli kurgu ve senaryolarla kasten türetilmiş yanlış bilgilerle servis edildi. Kılıçdaroğlu’nun dün gece ifşa ettiği twitter hesaplarına aslında ben 2 yıl önce net bir şekilde işaret etmiştim.

TGS’nın yayın organı Journo.com.tr’de Dezenformasyon nedir? Sosyal medya, savaş meydanı oldu bir vaka incelemesi yayımlamıştım. Akabinde de Halk TV’de Gökmen Karadağ’ın Haberaktif programına katılıp bu dezenformasyon ağlarını anlatmıştım. Bu çalışmada özellikle kamuoyunda aktroll olarak bilinen dezernformasyon ağlarının kritik anlardaki müdahelelerini örneklerle göstermiştim. 


Dezenformasyon nedir? Sosyal medya, savaş meydanı oldu


Bu dezenformasyon ağları, yani aktroll diye isimlendirilen gruplar, ülkenin önemli kurumlarını sürekli aşındırıp terörize ederken aslında kendilerine, ailelerine ve çocuklarına da zarar veriyorlar. Çünkü kurumlardaki yönetim süreçlerinin aşırı derecede politikleştirilmesi, demokratik kurumların savaş meydanında ele geçirilecek bir cephe olarak konumlanması, “ya bizim olacak ya yok olacak” mantığıyla yapılan bu kara propagandalar, o kurumların işleyişini ve görevlerini yapma süreçlerini de engelliyor.

Aslında yıllardır kral çıplak. Herkes bu ağları biliyor, görüyor. Ama önemli olan siyaset kurumunun ve özellikle muhalefetin, hepimizin gözü önündeki bu suçların işlenmesini engelleyecek girişimleri yoğunlaştırması, ilgili kurum ve kişilerle derinlemesine çalışmalar yapmasıdır. Bu açıdan bu ifşaat ve yapılan çalışmalar, yurttaşa verilen mesajlar önemlidir ama şeffaflık ve somut adımlar olmadan yetersizdir.


Bu arada not düşmekte fayda var, bir önceki yazımda başladığım Gözetim Kapitalizmi serisine devam edeceğim. Şimdilik konu sıcak olduğu için bu meseleyi sizinle konuşmak istedim.

Ayrıca bu videoyu izleyebilirsiniz: