Taksi Camiasının Yeşili Çoktur!

0
430

Yasemin: Taksiciliğe nasıl başladın Ahmet abi?

Ahmet T. Gözütek: Askere gitmeden önce tekstille uğraşıyordum. Askere gittik geldik düzeliriz hesabına, ama daha da beter olduk. O zamanlar serseriler gibi gezerdim. Hanımı kaybettim, alkole düştüm. İş güç yok. Arkadaşlarımın yüzde doksanı hep taksi alemini kovalayan insanlardı, beni de severlerdi. Tutup da bana “al şu 20 lirayı harçlık et” demezdi kimse ama “al şu arabayı git” derlerdi, ben de harçlığımı çıkarırdım bu şekilde. Bir gün kahvede oturuyorum, yaşlı bir amca girdi içeriye. Allah Allah! Yere bir kâğıt düşürdü. “Amca bir kâğıt düşürdün” deyince, “Mühim bir evrak değil, boş koy” dedi. Baktım, bir sayısal loto kâğıdı. Aldım, doldurdum. O arada bir arkadaş gelip “Ahmet bir kalk, ben yemek yiyeceğim, şu arabayı çalıştırıver” dedi. “Sayısalı oynamadan gitmem” dedim, arkadaş da “Yahu 67 vilayetten sana mı vuracak oğlum, al arabayı da çalış” dedi. Neyse, sayısalı oynayıp anahtarı aldım gittim ablacığım. Lan kardeşim, o gün nasıl bir hikmet, nasıl bir kısmet? Kör sokağa giriyorum, kör sokaktan yolcu alıyorum, o kadar yani! Sayısalımı yatırmışım, sigaramı almışım, cebime paramı koymuşum. Döndüm getirdim arabayı, verdim bir tomar parayı arkadaşa. Geçtim yan taraftaki tekel bayiine, biramı içiyorum. Bir kardeşim telefon açtı, “Ya Ahmet, bizim durakta bir arkadaşın hanımı doğum yapacak, 3-4 gün o arabada çalışır mısın?” dedi. Paraya ihtiyacım var, niye çalışmayayım? Başladım çalışmaya! Bu arada sayısalı falan unutmuşum. Öylesine oynadık ya! Derken Pazar günü gençten bir çocuk geldi durağa. “Gazeteniz var mı abi” dedi. Arkadaşlardan biri “hayırdır gazeteyle ne işin var?” deyince “ya sayısal oynadım da ona bakacağım” dedi çocuk. “Allah!” dedim, “benim de sayısalım vardı!” Baktık ve o an film koptu ablacım! Evin en sevilmeyeni Ahmet, şimdi ayaklarda değil, kafaların üzerinde geziyor! Para geldi ya?

Yasemin: Kaç para çıktı?

Ahmet T. Gözütek: Şöyle söyleyeyim, gecekonduda oturuyordum ben. Gecekonduyu yıktırıp 4 katlı bina yaptık. Üstüne plakayı aldım. O zamanki parayla 1 trilyon 800 milyar! Hesap et! 19 yıldır yapıyorum bu işi, şimdi 3 tane de kiralığım var.

Yasemin: Yani kiraya verdiğin 3 taksin var?

Ahmet T. Gözütek: Bu kullandığımla beraber 4! Diğerlerinin plakalarını kiralamışım, şoför arkadaşlarım çalışıyor.

Yasemin: Günde kaç saat çalışıyorsun?

Ahmet T. Gözütek: Ben sabah 08.00’de çıkarım. Akşam 22.30-23.00 dedin mi bırakıyorum işi. Çünkü 23.00’ten sonra alkol saatim geliyor. Öyle yani yalan mı söyleyeyim ablacım?

Yasemin: Öbür taksiler vardiyalı çalışıyor herhalde?

Ahmet T. Gözütek: 15.00’ten 03.00’e. Öğleden sonra 3’tekini 1 dakika bile geciktirmem. Ama gececi sabah 4’te de getirir, 5’te de getirir, o serbest! Çünkü akşam 9-10 dedin mi hareket bitiyor anladın mı? Adam barın önünde bekler, lokantanın önünde bekler. Sabah alan şoför, saat 3 te alsa ne yapacak? Yatağından mı kaldıracak adamı “ben geldim” diye. Fiyatlar hepsinde sabittir, ne 1 lira eksik alırım ne 1 lira fazla! Bir nokta var ama, o parayı getireceksin. Getirmedin mi güle güle! Acımam yani para konusunda.

Yasemin: İsteyen, istediği gibi, kafasına göre taksici olabilir mi?

Ahmet T. Gözütek: Olamaz tabii. Belge lazım. Sertifika alacaksın.

Yasemin: Nasıl alıyor taksiciler o sertifikayı?

Ahmet T. Gözütek: Şoförler Derneği’ne başvuruyor. Nasıl ehliyet imtihanları var, onun gibi imtihanları var bu sertifikanın. Ha, burası Türkiye, imtihana girmeden masanın altından 200 lira verdin mi o sertifika sana gelir mi? Gelir! Gerçekleri konuşmak lazım! Şimdi gel abicim, örnek veriyorum, Küçükyalı’daki, Kozyatağı’ndaki taksi duraklarının yarısı doğru dürüst Türkçe konuşmayı bilmiyor ama taksici olmuş! Nasıl taksici olmuş? E taksiciliğin yeşilliği boldur da ondan! Benim başladığım yıllarda taksicilik, taksicilikti ablacığım! Şimdi ne kadar şerefsiz ararsan bu alemde! Çok afedersin, sen benim kardeşimsin, pezevengi de bu alemde, uyuşturucusu da bu alemde, sahte parası da bu alemde, adam gezdirme, dolandırması da bu alemde. Ben 19 senemi vermişim bu mesleğe! Şu anki pozisyona bakıyorum pişmanım valla! Bu kadar emeğimi başka işe verseydim, hatırı sayılır bir kişi olsaydım keşke diyorum. Ne o? Taksicisin işte! Ama bak bunu bizim başımızdakiler yapıyor! Koy kardeşim adam gibi bütün bunları denetleyecek birini? Taksici olmak isteyenin bir kılığına, kıyafetine bak önce? Bu adam ceza almış mı, almışsa ne için almış bir araştır değil mi kardeşim? Adam alıyor belgesini, çıkıyor trafiğe. Sahte para vereni de, dolandırıcısı da oturuyor direksiyona artık. Bak, taksiye sadece yaşlı kadınları alanları tanıyorum ben. Niye? Çünkü kadıncağız 50 TL veriyor, bizimki el çabukluğu marifet parayı değiştiriyor, “abla 5 TL verdin” diyor. Yok böyle şey kardeşim!

Yasemin: Peki bunları denetleyen yok mu?

Ahmet T. Gözütek: Denetleyen var da, nasıl var biliyor musun? “Abi al şu 50 lirayı, al yaa! Beni de bir daha görme!” şeklinde var. Adam yine devam ediyor aynı dolandırıcılığa! Bizim dernek gibi derneğimiz yok ki ablacım? Dernek ne işe yarıyor biliyor musun? Sene sonunda taksimetreye zam mı geldi, alır senden 200 lira taksimetre ayarlama parası, haydi git! Başka? Başka bir şey yok! Ben hastayım, ölüyorum, bana bir yardımcı ol diyeceğimiz bir derneğimiz yok.