Akbelen Ormanında Vatan Savunması

0
62

Akbelen Ormanı neresi? Neden önemli?

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Mahallesi’nde… 200’den fazla bitki türü, 100’den fazla kuş türü ve 30’dan fazla memeli türü burada yaşıyor. Ören-İkizköy hattı ile İkizköy-Tuzabat ile İkizköy-Çamlıca-Bağyaka hattındaki doğal ormanları birbirine bağlayan doğal bir koridor işlevi görüyor. Demek ki Akbelen ormanını yok ederseniz koridordaki tüm doğaya zarar verirsiniz.

Yani bu bölge, insanıyla, hayvanıyla, bitkisi ile buradan nefes alıyor, yaşıyor, yaşatıyor. Vatan da yaşadığımız, nefes aldığımız, yurt edindiğimiz, var olduğumuz yer demektir. Öyleyse Akbelen vatandır…

Biz çocukken vatan sevgisini bayrakla, mehter marşı ile hamaset hikayeleriyle öğretmezlerdi. Örneğin ormanı sevdirirlerdi, toprağı sevdirirlerdi, suyumuzu, denizlerimizi överlerdi…

Her yıl Mart ayında fidan dikme etkinliği düzenlenirdi yaşadığım bölgede. Şimdi böyle bir etkinliğin olmadığını biliyorum. Ağaç için çok şey anlatılırdı. Havayı temizler, oksijen sağlar, yağmur bulutlarını çeker filan… Hiçbir şey bilmeyen gölgesinde serinlediğini bilirdi. Yaşımız ilerledikçe yaşamın ta kendisi olduğunu öğrendik.

Şimdi ormanlarımıza göz dikmiş, yaşamın köklerini kesmek isteyen zır deli bir güruhla, para için, zenginlik ve lüks için torunlarının, torunlarımızın geleceğini yok etmeye ant içmiş bir çıkar ortaklığının vatanımıza saldırısı ile karşı karşıyayız. Rant için ormanlarımızı yakıyorlar, yetmiyor kesiyorlar, Akbelen’e saldırıyorlar!

Kimdir bu zır deliler?

Yüzlerce yıldır Akbelen civarında yaşayan köylü Akbelen’e kötülük yapmıyor. Nerden biliyoruz? Orman’ın yüzlerce yıldır yaşamına devam etmesinden biliyoruz. Peki, kimdir Akbelen’e saldıran zır deliler? Evet evet bildiniz! O beşli çete…

Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerini işleten, Limak Holding ve İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji, İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nın 740 dönümlük bölgesini, termik santrallere linyit sağlayan açık maden ocağına katmak için gerekli izinleri almıştı. Üstelik “elektrik üretimi için kömür çıkartacağız” diye ormanı talan etmek isteyenlerin sağlayacağı elektrik, gazeteci Çiğdem Toker’in söylediğine göre sadece %1’lik bir elektrik üretiyor. Olan biten akıl dışı…

Talan için ormana girenler çok şükür ki aklı başında İkizköylüler’in direnişiyle karşılaşmıştı. İkizköy halkı 17 Temmuz 2021’de saat 06.00’dan beri, Akbelen Ormanı’na giren Orman İşletmesi kesim ekibine ve şimdilerde jandarmaya karşı ormanda 24 saat nöbet tutuyor.

Nasıl yani? Vatanı koruması gereken jandarma değil de köylüler mi nöbet tutuyor vatan savunması için?

Şöyle açıklayayım efenim; 19 ve 20. Yüzyıl ülke işgalleri gücü eline geçiren Kapitalist şirketlerin emrindeki ülkelerin yöneticileri ve orduları ile gerçekleşirdi. Ordular, sömürülecek ülkelerin sınırlarından girer işgale başlar, binlerce insanı katlederek ilerler, o ülkenin bayrağını indirir, başkentine girer, yönetimi ele geçirirlerdi. Vatansever yöneticiler varsa ve düşmana karşı savaşırlarsa öldürülürler ve yerine kukla başkanlar seçilir, ülkenin yer altı ve yer üstü kaynakları taşınıp işgalci ülkelere götürülürdü. İşgal edilen ülkelere sömürge ülke, işgalcilere de sömürgeci denilirdi.

Şimdilerde yani 21. Yüzyılda artık sömürü sistemi şekil değiştirdi. Çünkü eski tip sömürü karşısında uluslar kurtuluş savaşları ile ülkelerini savundular. Cezayir, Tunus, Libya, Lübnan, Pakistan, Hindistan, Osmanlı Devleti gibi… Amerika’nın son battığı yer Vietnam oldu.

Bu direnişlerden ders çıkaran Kapitalist şirketler taktik değiştirdiler. O ülkelerden askeri olarak çekildiler. Yani ordularını geri çektiler.

Yeni sömürgecilik anlayışında milyonlarca dolara mal olan askeri işgal yerine o milyonlarca doları işgal etmek istedikleri ülkelerin başına getirecekleri şahıslara vaat ettiler. Vatanseverlikten çok uzak gözü para ve güce dikilmiş şahısları seçerek o ülkelerin sömürüsünü kendilerine açması için anlaştılar. Artık askeri işgal değil, ekonomik işgal söz konusudur. Birçok Ortadoğu ülkesinde, Latin Amerika ülkelerinde ve tabii ki ülkemizde onlarca yıldır olan bitenin açıklaması budur.

Merak ediyor musunuz siz de ülkemiz zaten bize aitse bayraklar kime karşı asılmaktadır?

Ülkemizde her yer bayraklarla doludur. Hatta devasa bayraklar icat edilmiştir. Merak etmeyin! “İşgalde değilsiniz, aslında ülke sizin” görüntüsü vermek içindir onlar… Oysa yöneticiler vatanımızı savunmayı bırakın, şirketler vasıtasıyla talanına izin vermişlerdir. Gözaltı, tutuklanma, katledilme, işinden edilme, aç bırakılma korkusunu yayarak vatanımızı savunması gereken güçleri de emirleri altına almışlardır.

O nedenle artık vatan savunmamız için bir halk ordusuna ihtiyacımız vardır.

O nedenle vatan bizlere emanettir. Akbelen köylüsü jandarmamız, hak savunucuları askerimiz, saldırıyı can siperane görüntüleyen muhabirler subaylarımız, doğasını, toprağını savunan dedelerimiz generallerimiz ve ninelerimiz orgenerallerimizdir. Akbelen vatan savunmasıdır!