Tüm zamanların en asisi: Yamaha VMax

0
43

“Bir Vmax 1200 ile sokaklarda gezerken masumca yarışacak birilerini aramıyorsunuz, yeni kurbanlar bakıp, zavallı masum ruhları çiğneyip egzoz borularınızdan tükürmek için trollük yapıyorsunuz”

Paul Dean, Cycle World, Mayıs 1985

Yanlış hatırlamıyorsam ilk kez üzerine oturup kullandığımda yıl 1996’ydı. İşin açıkçası internet o kadar yaygın olmadığından yalnızca birkaç yabancı dergide ve bir iki kez de yolda görmüştüm. “Cruiser” tarzı çok sevmiyordum ama “Naked Bike” ile “Cruiser” arası kendine özgü çirkin ve kaslı yapısı dikkatimi çekiyordu. Yuvarlak far, nikelajlar, yanlardaki göstermelik hava manifoltları, yuvarlak gösterge, dev bir V motor beni kendisine çekmesi için yeterliydi. Uzun boylu birisi için oturuşu, kullanışı rahat gözükmüyordu. Çalıştırıp rölantide ve vites boştayken gaza dokunduğumda  çok farklı bir motor olduğunun farkına varmıştım; çok sevdiğim “Muscle Car”ların havasını veremeyen “Cruiser”lardan oldukça farklıydı sesi. Hareket ettirip yola çıktığınızda ve henüz gaza yüklenmediğinizde gücü hissediyor ama yumuşak sürüşü sizi şaşırtıyordu. Ama asıl şaşkınlık ve aşk 5.800 devri geçtiğimde gelecekti.

1985 yılında Amerika’da “Cycle Guide” dergisinin prestijli ödüllerinden “Yılın Motosikleti” unvanını alması şaşırtıcı değildi. (Dergi çirkin ve en heyecan verici tanımlarını eklemeyi de unutmayacaktı) Harley Davidson’un domine ettiği, Honda ve Kawasaki’nin pazar payı kapmaya çalıştığı bir bölge için en iyi seçeneklerden biri olarak piyasaya girmişti. Yamaha’nın bir çok modelinin aksine Vmax Amerikalı kullanıcıların estetik ve güç algıları gözetilerek tamamen Amerikan pazarı için geliştirilmişti ve o yıllarda başka ülkelere pazarlanması düşünülmüyordu bile. Yamaha Amerikan pazarında büyük yeri olan “Big Cruiseur” pazarına oynarken yepyeni bir kategori geliştirmiş olacaktı: “Power Cruiser”

Yamaha’nın daha sonraları Japonya genel müdürü olacak olan Akira Araki Amerikan piyasasını yerinden oynatacak bir motosiklet tasarlamakla görevlendirildi ve Kaliforniya, Santa Monica’daki GKDI Design Co.’da küçük bir ekiple (Motor tasarımı için Ashihara, gövde tasarımı için Kurachi ve Amerikan pazarının dinamiklerini anlamak için Ed Burke) birlikte çalışmaya başladı.  İlk günden itibaren amaç dar bir şasiye güçlü bir motor sıkıştırmak ve Detroit “Muscle Car” tarzını motosiklete taşımaktı. Geleneksel Japon tarzına oldukça aykırı olan bu tasarım, 62 inçlik dingil mesafesi, o zamanlar için fabrika çıkışı bir motosiklete takılan en büyük arka lastikler (150/95) gibi öğeler Araki’nin Amerika’da yaptırmış olduğu araştırmaların bir sonucuydu. “Muscle Car” tarzını yansıtan Vmax ilk görüşte çok hızlı olduğunu yansıtmaya başardı, o dönemler için –gerçi bugün bile- hızlıydı da. 1200 cc.lik Yamaha Venture motoru, V4, 90 beygir gücüyle göz dolduruyordu. Araki ve ekibi bu motorun üzerindeki dört karbüratör, güçlendirilmiş eksantrik mili, emme ve egzoz valflerinden başlayarak her şeyiyle oynamaya başladılar. 5 vitesli, ıslak kavramalı şanzıman iyileştirildi. Önceleri turbo düşünseler de sonrasında çok daha akılcı bir çözümle turbonun yerine güç endüksiyonlarına takılmak yerine hava emişini güçlendirmek için servoyla çalışan kelebek valfler koydular  ve “V-Boost” denilen sistemi icat ettiler. Karbüratörle supercharge işlevi gören V-Boost’ta, iki servo ile çalışan valf 2 silindir sırası arasına geçiş yoluna yerleştirildi. 6,000 ila  8.000 devir arasında bu valf kademeli olarak açılıyor ve daha sonrasında 4 karbüratörün hepsine bu haya yakıt karışımını vererek tek vuruşta yanmasını sağlıyordu.  Sonuç 262 kg ağırlığında bir motorda 145 beygir ve rakipleri devir yükseldikçe stabil bir ivme verirken devir arttıkça artan bir performans … Dönemin en hızlı, canavar “Cruiser”ı ortaya çıkmıştı. Aynı dönemde en yakın rakipleri ancak 100 beygir güç üretebilen, çeyrek milde yarım saniye daha yavaş olan Honda Magna 1100 ve 90 beygirlik Suzuki Madura 1200’dü. Kawasaki ise V4 topuna girmedi bile.

Motor gerek tasarım, gerek güç, gerek ikonik tarzıyla o kadar tutulmuştu ki, sektörde çok az rastlanan bir şekilde tam 22 yıl çok küçük oynamalar dışında (yeni jantlar, elektronik ateşleme, çatalda ve şaside minik oynamalar) hiçbir değişiklik yapılmadı. Vmax’in gerçek mirası tüm defektlerine rağmen- uzun yolda rahatsızlık vermesi, sıkışık trafikte fan açtığı zaman dev bir motorun üzerinde oturduğunuz için bacaklarınızın pişmesi (klasik motorların aksine depo motorun üzerinde değil, selenin altındadır ve küçük olduğu için uzun yol menzilini azaltır), dar dönüşlerdeki sorunu, frenleme sisteminin iyi olmaması, fren ve debriyaj kollarının elinizi acıtması, vites pedalının sertliği- öncelikle daha önce var olmayan bir kategori yaratmasında saklı. Ben dahil tanıdığım Vmax kullanan hiç kimse bugüne kadar bu eksikliklerine takılmadı çünkü gaza bastığınızda ve V-Boost açıldığında verdiği duygu başka bir motorda yok. Bol steroid gömmüş vücutçu tasarımı da cabası… İlk yıllarda fabrika çıkış verileriyle kalkışlarda en hızlı motosiklet olma iddiasını uzun süre taşıdı.

Vmax ilk kez kullananlar için her zaman sürprizlerle dolu bir motosiklet oldu. Jekyll ve Hyde’a benzetsek abartmış olmayız sanırım. Çalıştırdığınızda 60’lı yılların V8 motorları gibi bir rölanti sesi, düşük devirlerde sakin ve zevkli bir sürüş deneyimi yaşarken gaza biraz yüklendiğinizde arkadan bir tekme yemiş gibi azgın bir boğanın üzerinde oturduğunuzu anlıyorsunuz. Daha önce motosikletle ne kadar deneyiminiz olursa olsun, Vmax özensiz bir sürüşü affetmeyecek bir motosiklet, kendi kuralları var ve ona saygı duyarak hoşlandığı veya hoşlanmadığı kuralları öğrenmenizi bekliyor. Çağa ayak uydurmuş 1700cc.lik yeni versiyonu piyasada olsa da, yıllar içerisinde çok iyi performans motosikletleri çıksa da Yamaha Vmax 1200 her zaman saygı duyulacak bir makine olarak kalacak.

Vmax farklı karakterlerdeki motosiklet kullanıcılarına ve tercih ettiği motosikletlere hiç benzemedi; renkli fabrika çıkışı “racing” replikalarını tercih edenlere, “offroad” ve doğa seven “Enduro”culara, uzun yol yapmayı seven “touring”cilere, bir sosyal gruba ait olmayı seven “Cruiser”cılara hitap etmiyor. Vmax yalnızca karamsar, müzmin yalnız, anti sosyal, şehrin anarşist kötü çocukları için… Herhangi bir ülkede, herhangi bir şehirde, trafikte kırmızı ışıkta sakince durmuş kalkışta bir sonraki kurbanlarını bekliyorlar