Mükemmelin Peşinde: Ozan Sinan Tığlıoğlu

0
757

Ulvi Yaman: Selam Ozan’cım, röportaja teşekkür ederek başlayayım bana ve Reportare’ye vakit ayırdığın için. Bodoslama sorularıma geçiyorum; tasarım denilince patronların ilk aklına gelenin çalmak, -hadi esinlenmek diyelim- olduğu, tüketici açısından tasarımın değil de ürünün malzemesinin para ettiği bir ülkede tasarımcı olmak nasıl bir duygu?

Ozan Sinan Tığlıoğlu: Sevgili dostum öncelikle bende teşekkür ederek sorularına hemen cevaplamaya başlayayım. Genel olarak böyle bir bakış olabilir tecrübelerimiz var bu konuda, biz bu konuda bu bakışı değiştirmek için misyon yüklenmiş bir tasarım ofisiyiz. Tasarım  bir kültür hadisesidir. Bunu şirketlerinin manifestosuna koymayan sanayi şirketleri fason imalat düzeyi ile yetinmek zorunda kalacaklardır. 2023‘e girdiğimiz şu günlerde geçmişe baktığımda, sanayimizin çok hızlı bir gelişim gösterdiğini görüyoruz. Müthiş bir ivme var, makine parkurları, teknoloji entegrasyonu, inanılmaz yatırımlar, ancak eksik olan bir şey var;  ürünlerin niteliği, inovasyonu ve sürdürülebilir olmaması,  patent ve tescil sayılarımız halen çok çok az olması . Binlerce şirket içinden 100 ü geçmeyen şirket bu atılımı yapmış ve kendi markaları ürünleri ile ihracat yapar durumda. Bizim de bir kısmı müşterimiz.

Duygularımıza gelince, çok yetenekli genç tasarımcılar var ülkemizde, sanayi şirketlerinin bu tavırları sebebi ile ya küsüyorlar, yada yurtdışına gitmenin bir yolunu bulmaya çalışıyor. Halen bu mesleğin hakkettiği yerde olduğunu görmüyorum ve bu beni çok üzüyor.

Ulvi Yaman: Yeni bir proje geldiğinde tasarım anlamında yaratım süreci nasıl işliyor sende. Farklı bir alanda da olsa yıllardır yaratıcı sektörlerde hizmet verdiğim için aslında benzerlik ve farklılaşma alanlarını anlamaya çalışıyorum. Özellikle mobilya, iç mimari söz konusu olduğunda yaratıcılık ve tasarım işlevsellik, insan/hizmet odaklı olması, imalat konusunda yapılabilir, uygun fiyata yapılabilir olması, özgün olması, estetik, seri üretime uygunluk vb. gibi bir sürü etken söz konusu. Estetik ve işlevsellik dengesini nasıl kuruyorsun, zor mu?

Ozan Sinan Tığlıoğlu: Çok farklı sektörlere tasarım ve ürün hizmetleri veriyoruz. Evet bazen müşteriler bize bir tanımlama yapıyor, pazarı rakipleri analiz ediyor ve bize sunuyor. Biz bu noktada kendi global müşterilerimizle geliştirdiğimiz bazı metotları sunuyoruz. Benim geliştirdiğim bazı metotlar var . Öncelikle her yeni yılda takip ettiğimiz bazı şirketleri belirliyor, ve ürün tasarımlarımızı yapıp kendilerine sunuyoruz. Müşterilerin aklında olmayan farklı bir fikri sunmak bu güne kadar bize bir çok yeni proje ve deneyimler kazandırdı. Tasarım ucu açık bir konu, biz öncelikle tasarım anlaşmalarımızı 5 yıllık yapıyoruz.  ürünün kavramsal tasarımını, fikrini, hikayesini, pazarda nasıl konumlanacağını, maliyet analizleri gibi konuları bir dizi danışmanlıklar ile belirliyoruz. Bazı müşterilerimize tüm sistemleri ile entegre olan bir ürün ağacı şeklinde ürün tasarımlarını ve teknik çizimlerini teslim ediyoruz. Müşterilerimizle uzun bir yolculuğa çıktığımızı, bir ürünün tasarımı ile birlikte onu nasıl pazara sunulduğu konusunda işbirliklerimiz oluyor. Bir ürünün başarısı sadece Estetik ve işlevsellik ile tamamlanmıyor. Bu bütün parametrelerin bir bütünü, örnekse onun müşteriye iyi anlatılması önemli bir etken. Bazı ürünlerimiz paket halinde farklı satış kanallarından satılmakta. Bazı ürünlerimiz ise bir çok projeye uyumlu satıcının, yada bir mimarın etkilenmesi ile ilgili.

Ulvi Yaman Kısa ve net bir soruyla devam edelim, yaratıcılığı nasıl tanımlarsın? Nerelerden, nasıl besleniyorsun yaratıcılık konusunda?

Ozan Sinan Tığlıoğlu: Yaratıcılık bir düşüncenin, bir hayalin, bir fikrin bir yansımasıdır. Bunun metodu sanatçıya kalmıştır. Ancak önemli olan eserin yaratılması kadar, onun gözle görülmesi, dokunulması kısacası duyularımıza dokunacak bir nesnelliğe dönüşmesi. Binlerce çizim kağıt üzerinde heba oluyor. Yarattığınızı savunacak cesaretiniz, karar vericileri ikna etmeniz ve inanmanız gerekiyor.

Beni her şey besliyor, evimizdeki hayvan dostlarımızdan, uzun sohbetlerden, farklı ülkelerden, her zaman vaktimi iyi kullanır ve çok çalışırım. Yanımda çizim yapacak kalem kağıdım son yıllarda hep ipad’im yanımda , yada bir fikri yazacak notlar alırım. En çok yürümek yaratıcılığımı besler, eski sokaklarda gezerim, ancak boşa vakit harcamayı sevmiyorum. Belgeseller izler eski yapıları incelerim. Mitoloji ve eski uygarlıklara mitlere merakım beni çok farklı ürünler yapmam konusunda hep besledi

1
2
3
4
5
Önceki İçerikPanik yok! Yaşamaya devam…
Sonraki İçerikGülmek Devrimci Bir Eylemdir!
1966, İstanbul doğumlu. Marmara Üniversitesi, Basın-Yayın Yüksek Okulu,Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Radyo ve Televizyon Bölümü’nde yüksek lisans yaptı ve doktora çalışmasına devam etti, tez aşamasında ayrıldı. 1984-1989 yılları arasında, bir yandan okurken bir yandan Toros Mühendislik şirketinde İthalat ve Pazarlama Müdürü olarak görev yaptı. , yine aynı yıllar arasında UNESCO’ya bağlı, kar amacı gütmeyen uluslararası programlara sahip “The Experiment In International Living in Turkey”de Program Koordinatörlüğü görevini yürüttü. 1991 yılında Şeker Sigorta’da Reorganizasyon, Pazarlama ve Reklam Müdürü olarak mesleki kariyerine başladı. 1993 yılında Oyak Sigorta’da Reklam Müdürü olarak görev aldı. Dream Design Factory’de 7 yıl Genel Koordinatörlük, (dDf'teki son 3 yılında dDf’nin yan kuruluşu olan dda, Dream Design Advertising’de Müşteri İlişkileri Direktörlüğü) Capital Events’de 2 yıl Genel Koordinatörlük görevlerinde bulundu. 2003 yılında X-event’in kurucu ortaklarından biri olarak, şirketinin genel koordinatörlük görevini üstlendi. 2005-14 yılları arasında Farkyeri Reklam Ajansının Kurucu Ortakları arasında yer aldı. Ulusal ve uluslararası müşteriler için yüzlerce başarılı projeyi hayata geçirdi.Reklamcılık ve Etkinlik Yönetimi alanlarında bir çok ödül aldı. İstanbul Modern Sanatlar Galerisi’nde Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği Genel Koordinatör olarak görev yaptı. Çeşitli kitap projelerine katkıda bulundu, çeşitli dergi ve gazetelerde yazı, araştırma ve makaleleri yayınlandı. Halen bir çok ajans ve markaya danışmanlık vermektedir. TTNet'in "Yaratıcıya Destek, Yaratıcı Ekonomiye Destek" projesinin eğitmenlerinden oldu. 2006-2011 yılları arasında Bilgi Üniversitesi, Reklamcılık Bölümü’nde, “Etkinlik Yönetimi” dersleri verdi. Fenerbahçe Kulübü, Yüksek Divan Kurulu Üyesidir Specialties: Advertising, Event Management and Marketing, Special Project