İstanbul Bienali Küratörlüğünde Kriz: Şeffaflık, Otosansür, Politik Baskı

0
186

18. İstanbul Bienali için danışma kurulu tarafından küratörlüğe önerilen Defne Ayas’ın yerine kendisi de danışma kurulunda yer alan Iwona Blazwick’in göreve getirilmesi tartışma yarattı. İKSV’nin “Danışma kurulunun kararı bağlayıcı değil” açıklaması, politik kaygıların otosansüre yol açtığı yönündeki yorumlara neden oldu.

2024’te 18’incisi düzenlenecek olan İstanbul Bienali için danışma kurulunun oybirliğiyle seçtiği Defne Ayas’ın “sakıncalı” bulunarak küratörlüğün, danışma kurulu üyesi Iwona Blazwick’e verilmesi tartışma yarattı. İlk defa bu yıl danışma kurulu üyelerinin açıklanmaması ve kurulun tavsiye ettiği ismin küratörlüğe seçilmemesi, politik kaygılarla otosansüre gidildiği yönünde yorumlara neden oldu.

“Sakıncalı” Küratör Deniz Ayas

Danışma Kurulu’nun seçtiği isim olan küratör Deniz Ayas, daha önce 56. Uluslararası Venedik Bienali’nde küratörlük yapmış; burada sanatçı Sarkis’in ‘Respiro / Nefes’ sergisi için hazırlanan katalogda Rakel Dink’in kullandığı ‘Ermeni Soykırımı’ ifadesinden ‘rahatsız’ olan Dışişleri Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı yayının dağıtılmasını önlemişti. Ayas ve sanatçı Sarkis, metni küçük tabut şeklindeki bibloların içine koyarak sergide bir şekilde yer almalarını sağlayarak hem sansürün önüne geçmeye çalışmış hem de IKSV’yi korumuştu.

Buna rağmen bu yıl küratörlük için öneri istenen isimlerden biri Deniz Ayas oldu. Kurula önerisini sunan Ayas,  bir süre sonra “Bizim küratör kriterlerimize uymuyorsunuz” şeklindeki e-posta alınca kriterler, jüri ve yorumları konusunda daha fazla bilgi almak istediğini söyleyerek kuruma yanıt verdi. Bunun üzerine kuruldan yalnızca “Zamanı değildi” cevabını aldığını belirten Ayas, “Başka bir küratör ile çalışma kararı alındığı anlatılıyor. Benim için orada dosya kapanıyor” dedi.

Bu konuda T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Ayas “İKSV’yi koruyarak süreci yönetmemize rağmen bugün konunun ‘Respiro nedeniyle Defne sakıncalı küratör’ noktasına nasıl geldiğini anlamakta güçlük çekiyorum” diyerek sürece yönelik tepkisini dile getirdi.

IKSV Genel Müdürü Taner: “Danışma Kurulu Tavsiyeleri Bağlayıcı Değil”

Artreview’dan Kaya Genç’e konuşan IKSV Genel Müdürü Görgün Taner, Al-Ula’nın Suudi Arabistan’daki Kamusal Sanat Uzman Paneli Kraliyet Komisyonu başkanlığı görevini yürüten Iwona Blazwick’in küratör seçilmesini savundu. Taner, Blazwick’in atanması kararının IKSV tarafından, Danışma Kurulu’nun tavsiyesi olan Defne Ayas’ın kabul edilmemesi ardından alındığını belirtti. Taner sözlerine şunları ekledi: “Danışma Kurulu’nun tavsiyelerinin bağlayıcı olmadığına ve IKSV’nin, bu tavsiyelerden bağımsız olarak hareket edebileceğine dikkat edilmeli.”

Bu konuda Ayas, kurul üyelerinin hem sürece sokulup hem de son kararın onlara bırakılmamasını eleştirirken  “Ancak her seçilen küratör açıklandığında ise Danışma Kurulu üyelerinin ismini kullanıp ‘seçim süreci bu kişilerin profesyonel görüşüyle seçildi’ demek için kullanıyorlar. Bu sefer böyle gelişememiş. Ayrıca Danışma Kurulu’na danışıyor gibi yapıp, seçiyormuşcasına yapmak ve neticesinde kimseye danışmadan İKSV’nin işlerini halletmesi… O zaman kurul niye?” sözleriyle tepki gösterdi.

“Süreç Şeffaf Değil”

Danışma Kurulu’nda yer alan Agustin Pérez Rubio, Selen Ansen ve sanatçı Sarkis, sürecin şeffaflıktan yoksun olduğunu ileri sürerek üyelikten istifa ettiler. Blazwick’in “Kendini seçen kurulda yer alıp almadığı” konusuna da cevap veren Taner, kurul üyelerinin tepkisi üzerine kurulun IKSV tarafından lağvedilmesine rağmen Blazwick’in üyelikten ayrıldığını belirtirken “IKSV bu dönemde, bir sonraki Bienal’e sanatsal açıdan uluslararası bir küratörü aday göstermeyi doğru buldu” şeklinde konuştu.

Danışma kurulundan üç isimin istifa etmesini, süreçte bir usulsüzlüğün ispatı olarak yorumlayan Ayas, Blazwick’in görevi kabul etmesineyse şu şekilde yorum yaptı: “Şaşırttı, sonuçta bana oy vermiş o da. Ama kendisi nasıl koşullara kurban gitti, neyin altına girmek zorunda kaldı o da belli değil.”