Saatli Bomba!

0
181

Uluslararası Atom Enerjisi eski başkanı Muhammed ElBaradei böyle demişti 13 ocak 2011 de Tunus için…

Tunus: Baskı + Sosyal adaletsizlik + Barış yolu ile değişimin tüm yolların reddedilmesi =Saatli Bomba

Sonrasında başlayan Arap Baharı ve gelişmeler hepimizin malumu…

Pandemi ile başlayan ekonomik bozulma hem global hem de ülkemizde  kendini fazlasıyla hissettiriyor.

Her ülkenin de bu ekonomik bozulmanın getirdiği sorunlar ile mücadele şekli farklı olabiliyor; ekonomi benzer sorunlara benzer çözümler getirse de…

Ancak bu sorunların yaratmış olduğu ekonomik sıkıntılara çözüm arayışında olurken bir yandan da siyasi olarak yaşanan değişimleri gözlemliyoruz. Örneğin İtalya…

2 hafta önce Mussolini’nin takipçisi olarak kendi tanımlayan Meloni liderliğindeki aşırı sağcı koalisyon seçimleri kazandı.

Ülkemizde ve dünyada da halkın en önemli ve tek gündemi yoksulluk ve bundan kurtulmasını sağlayacak ekonomi politikalarını hayata geçirecek siyasiler…

2023 yılında ülkemizde yapılacak olan seçimler sonucu sandığa nasıl bir tercihin yansıyacağı, 20 yıllık iktidarın halktan alacağı yanıt hem ülkemiz hem de dünya için önem arz ediyor.

Sömürgeci ülkeler gittikleri yeni topraklarda, elde edebilecekleri doğal zenginlikler ve kıymetli madenler için uğraş gösterdiler. Bu topraklardaki toplumları sadece zorunlu iş gücü olarak kullanıp, talan ettikleri topraklardan geriye sadece yağmalanmış ülkeler ve yoksul halklar bıraktılar. Sömürge ülkelerindeki büyük yağmadan sadece bu yağma düzenine aracılık eden bir avuç elit bir miktar nemalanabildi, paylarına düşenler hatırına da o düzene karşı çıkmadılar. Geniş halk yığınları ise kendi topraklarında, kendi yöneticilerinin yabancılara peşkeş çektiği zenginliklerden pay almak bir yana derinleşen yoksulluğu ağır çaresizliği ile baş başa bırakıldılar. “Uzak toprakları” yağmalayanların ülkelerinde de durum farklı değildi. Oralarda da uzak topraklardan elde edilen zenginliğin paylaşımı adil olmadı. Uzak ülkelerdeki yağmayı o yağmadan aldıkları küçük sus payları karşılığı sessizce izleyenler için de hayat zorlaştı.  Artık hayatta kalmaya bile yetmeyecek düzeyde bir gelir seviyesine mahkûm edilenlerin huzursuzluğu her yerde daha fazla hissediliyor.

Örneğin Fransa! Artan enflasyon ve hayat pahalılığına karşı yoksul kesimleri koruyacak önlemlerin alınmaması, her hafta geniş katılımlı protestolara neden oluyor.

İran’da geçtiğimiz haftalarda İslami kurallara uygun giyinmediği için dövülerek katledilen Mahsa Amini için başlatılan gösteriler giderek artan dozda devam ediyor. Evet İran’da protesto eylemleri ekonomik sebeplerden çok rejimin baskısına karşı yükselse de işin içerisinde derinleşen sosyal adaletsizliğin bulunduğu, İran’a karşı Batının uzun yıllardır uyguladığı her türden ambargonun da halkın hayatını olumsuz yönde etkilediği biliniyor. Artan yoksulluk, baskıcı politikalarla birleşince huzursuzluk daha da büyüyor.

Dünya ekonomik ve siyasi anlamda kabuk değiştirirken ekonomide ve siyasette etkili oyuncular, dünyanın yeni oluşumunda yer kapma veya yerlerini sağlamlaştırma çabasındalar.

Ülkemizde ise kontrol ekonomisi her alanda kendisini daha da güçlü hissettirirken başta yatırımcılar olmak üzere insanlar ellerindeki birikimleri enflasyona karşı koruma konusunda çok fazla seçeneğe sahip olmadıklarını da görüyorlar.

Enflasyon karşısında ezilen ve her geçen gün biraz daha yoksullaşan halkın homurtusu giderek yükseliyor. Böylesi bir ortamda dipten gelen dalga, hoşnutsuz halk kitlelerinin önüne konulacak sandığa nasıl etki edecek, bekleyip göreceğiz…

Kapak Görseli: John Moeses Bauan/Unsplash