Dağlara Tırmanması Yasaklandı, Nobel Barış Ödülünü Aldı: Narges Mohammadi

0
238

Bir kadın düşünün ki darp, tehdit, cinsel saldırı ve uzun süren hapis cezalarına rağmen despot İran rejimine karşı tek bir adım bile geriye atmasın. 51 yaşında olan ve şu an cezaevinde hapiste bulunan fizikçi, gazeteci, kadın ve insan hakları savunucusu Narges Mohammadi 2023 Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü ve Şirin Ebadi’nin ardından bu ödülü alan ikinci İranlı kadın oldu. Narges Mohammadi, İran’ın Azeri Türklerinden.

Belki de Nobel Barış Ödülü’nü Mohammadi kadar hak eden çok az aday vardır çünkü kendisinin ömrü sürekli kadın ve insan hakları mücadelesi vermekle ve bu uğurda ağır bedeller ödemekle geçti. Yani; karşımızda mücadeleden ve inandığı doğrulardan zerre kadar taviz vermeyen iki çocuk annesi bir kadın var.

Dağlara Tırmanması Yasaklanan Bir Öğrenci…

Narges Mohammadi, 1972 yılında İran’ın Türk kentlerinden biri olan Zencan’da doğdu. Lise eğitimini tamamladıktan sonra Uluslararası Kazvin Üniversitesi’nde uygulamalı fizik alanında eğitim aldı. Siyasi mücadelesi de üniversite yıllarında başladı. Öğrencilik yıllarında Aydınlıkçı Öğrenciler Teşkilatı’nın kurucularından biriydi ve bu dönemde çeşitli etkinliklere katıldığı gerekçesiyle molla rejimi tarafından iki kez tutuklandı. Narges, öğrencilik yıllarında İran’ın yüksek dağlarına tırmanan ve bu tırmanışları örgütleyen bir öğrenciydi ancak siyasi faaliyetlerinden dolayı rejim tarafından dağcılık gruplarına katılması ve dağlara tırmanması yasaklandı.

Bir İnsan Hakları Savunucusu…

Gazeteciliğe 1996 yılında başlayan Mohammadi, 1997 yılında kendisi gibi siyasi aktivisit olan ve 14 yıl cezaevinde yatan akademisyen Taghi Rahmani ile evlendi ve iki çocukları oldu. Uluslararası çapta 83 ünlü siyasi, sosyal ve kültürel şahsiyet tarafından 2002 yılında barış ve insan hakları üzerine kurulan İran Milli Barış Konseyi’ne 2008 yılında yapılan seçimlerinde başkan olarak seçildi. Ayrıca Mohammadi, başkanlığını diğer bir İranlı Nobel Barış Ödülü sahibi olan Şirin Ebadi’nin yaptığı İnsan Hakları Savunucuları Merkezi’nin başkan yardımcısı ve Kadın Komitesi Başkanı görevlerinde bulunuyor.

İran halkının demokratik hakları ve hukuk düzenini talep ettiğini ve rejimin bu taleplere kesin çözümlerle cevap vermesi gerektiğini düşünen Narges Mohammadi, siyaset hayatında genelde İran’ın reformist kanadına yakın olan bir isim. Daha önce İran’ın eski cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin seçim ekibinde görev aldı. Narges Mohammadi, İran’da Yeşil Hareket liderlerinden ve 2010’dan beri ev hapsinde olan Mir Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahnavard’e de yakın isimlerden ve onlarla ev hapsinde görüşebilmiş ender kişilerden biri.

Narges Mohammadi, İran’da 2009 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucuna tepki göstermesi sebebiyle önce özel bir mühendislik şirketindeki işinden kovuldu ve sonrasında rejim polislerinin gece vakti evine yaptıkları baskınla gözaltına alınıp hâkim karşısına çıkarıldı. Kendisi rejime karşı faaliyet, halkı rejime karşı kışkırtmak ve milli güvenliğe karşı eylemler gibi ithamlarla 3 yıllık bir yargılama sürecinin ardından 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve cezaevine konuldu. Narges Mohammadi, soruşturma ve yargılama süreçlerinde psikolojik hastalıklara yakalanıp felç geçirmesi üzerine hastaneye sevk edildi ve doktorların cezaevinde kalamayacağına karar vermesiyle birlikte serbest bırakıldı.

Narges Mohammadi 2014 yılında IŞİD ile işbirliği, rejime karşı faaliyet, halkı rejime karşı kışkırtmak ve milli güvenliğe karşı eylemler ve illegal gruplar kurup üye olmak ithamlarıyla bu sefer de İran İstihbarat Bakanlığı tarafından gözaltına alındı ve dehşetli Evin Cezaevine konuldu. Bu süreçte savcının emriyle kendisinin cezaevinden telefon görüşmesi yapması ve görüşe çıkması yasaklandı ve çocuğunun hasta olmasına rağmen kendisinin görüşme talepleri reddedildi. İran’ın en kirli ve hukuk tanımayan yargıçlarından bir olarak bilinen ve uluslararası ambargo listesinde bulunan Yargıç Salavati tarafından kendisine verilen 16 yıllık hapis cezası 2016 yılında kesin olarak onandı. Narges Mohammadi, başka bir cezaevine nakledilmeye karşı direndiği için Evin Cezaevi’nin görevlileri tarafından feci bir şekilde dövüldü ve işkence edildi.

Narges Mohammadi, cezaevinde 16 yıllık hapis cezasını geçirdiği süre içerisinde 2018 yılında cezaevinden siyasi beyanlar vermek ve Evin Cezaevi müdürünün işkenceye dair iftira şikâyeti üzerine iki dosyayla daha karşı karşıya kaldı. Narges Mohammadi, bu dosyalardan yargılanmayı kabul etmedi ve protesto ederek duruşmalara katılmadı. Bunun üzerine kendisinin tüm izin talepleri reddedilerek kanunsuz bir şekilde tehlikeli suçluların koğuşuna nakledildi. Narges Mohammadi, 5.5 yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı.

Daha sonra 2021 yılında Narges Mohammadi cezavi ofisinde oturma eylemi yapmak, rejim aleyhine faaliyet, camları kırmak, cezaevi müdürü ve görevlilerine itaatsizlik, iftira ve camları kırma ithamıyla 30 ay hapis ve 80 kırbaç cezasına çarptırılarak cezası infaz edildi. Cezaevinde koronavirüse yakalanan Mohammadi, kronik hastalıkları da olmasına rağmen gerektiği gibi tedavi edilmedi. Ayrıca kendisine cezaevinin erkek görevlileri tarafından cinsel taciz uygulandı. Zorunlu örtünmenin sıkı karşıtlarından olan ve bu konuda tepkilerini sürekli olarak cezaevinden de paylaşan Narges Mohammadi, cezaevlerinde işkenceye uğrayan kadınların ve siyasi tutsakların hikâyelerine yer verdiği Beyaz İşkence isminde iki ciltlik bir de kitap kaleme aldı. Narges Mohammadi, bu kitabında ayrıca bazı işkencecilerin isimlerini de deşifre etti.

Mohammadi’nin 2023 Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesi dünyada bir hayli ses getirdi ve bunun üzerine de İran rejimi bu ödülün Narges Mohammadi’ye verilmesini kınadı. Narges Mohammadi’nin 2009 yılından bu yana dünya çapında muteber ve üst düzey 13 farklı ödülü bulunuyor.

Narges Mohammadi, aldığı her ödülü fazlasıyla hak eden bir isim çünkü uzun yıllardır verdiği mücadele ortada. Tıpkı Mohammadi gibi; pek çok İranlı kadın her türlü darp, tecavüz, tehdit, sürgün, kırbaç, hapis ve idam cezasına rağmen rejime karşı mücadelesine devam ediyor. Narges Mohammadi’nin şahsında tüm bu cesur kadınların önünde saygıyla eğilmek gerekiyor…