Tamamlanma Çabası

En sevdiğimiz diziyi izliyoruz. Kahramanımız türlü maceralar yaşıyor. Peşindeki kötü adamlardan kaçıp bir kulübeye saklanıyor. O da nesi; silahında mermi yok. Düşman çok kalabalık. Derin derin nefes alışını dizginlemeye çalışıyor. Çevresinde silah olarak kullanabileceği objelere bakıyor ama ortalık zifiri karanlık. Kötü adamlar usulca eve giriyor. Botları tahtaları gıcırdatıyor. Nefesler tutulmuş, gerginlik hat safhada. Bir tanesi kapının önüne kadar geliyor, kulağını kapıya yaklaştırıyor, gergin müzik coşuyor ve aniden “To Be Continued-Devam Edecek”. Biz bunu hak edecek ne yaptık? Tam en heyecanlı yerinde bir hafta beklemek zorundayız. İlgimiz en üst seviyede. İş yerinde okulda ne bölümdü ama diyerek geziniyoruz, hayran teorileriyle senaryoyu tekrar yazıyoruz. Sonuçta dizinin her anı aklımıza kazınıyor ve bir sonraki bölümü bekliyoruz.

Çok eğlenceli bir oyun buluyoruz. Hemen cep telefonumuza indiriyoruz. Üstelik bedava. Bedava derken uygulama içi küçük satın almalar uyarısını dikkate almıyoruz. Başlıyoruz oyunu hunharca oynamaya. Level bir, iki, üç, beş derken artık oyunda ustalaşıyoruz. Her yeni bölüm daha zor bir konfigürasyonda karşımıza çıkıyor ama üstesinden geliyoruz. İki tur fazla atabilmek için yemeğimizi hızlı hızlı yiyor, tuvalette biraz daha uzun kalıyoruz. Ama bir sonraki bölüme geçemiyoruz. Çünkü oyunun yapımcıları tarafından sonu 9 ile biten bir meblağın ödenmesi isteniyor. Ödersek devam edebileceğiz. Tamamlayamadığımız için çıldırıyoruz. Çok yüksek ihtimalle kredi kartımızdan sonu 9 ile biten meblağın çekilmesine izin veriyor ve ek bir ödeme çıkmaması için dua ediyoruz.

Kahvemizi alıp bilgisayarın başına oturuyoruz. Haber sitelerinin sayfaları arasında geziniyoruz. İlgili olduğumuz bir konuya gözümüz takılıyor, mesela “Ünlü sanatçıdan kötü haber” gibi bir başlık görüyoruz. Hemen tıklıyoruz. Şu dizide göz dolduran, bu albümüyle milyonların sevgilisi olan, bilmem kimle yaşadığı çalkantılı aşkla adından söz ettiren, şu filmdeki rolüyle altın pilaki ödülünü alan, gece yarısı bir mekândan çıkışta paparazzilerden kaçarken topuğu kırılan ve haftalarca magazin basının gündeminde kalan, Malatya’nın Darende ilçesinde küçük bir gecekonduda doğan ünlü sanatçıdan kötü haber. Dikkat ettiyseniz habere hala ulaşamadık. 30 sayfa tıkladık. Ünlü sanatçımızın ayak numarası dahil tüm bilgileri özümsedik ama halen bu acı haber nedir öğrenemedik. Vücudumuzda tüm hücreler bu yıkıcı haberi öğrenmeye çalışırken son sayfada ünlü sanatçımızın yurt dışından aldığı bir vazonun kırıldığı gibi gerçekten toplumsal travma yaratabilecek kadar dramatik, kahreden haberi öğrenebiliyoruz. Ve artık tamamız. Dakikalarca okuduk, sayfalara tıkladık, sitede kaldık ama işimizi tamamladık.  Kendimizi gerçekleştirmiş gibi hissediyoruz.

Alışveriş sitelerinde en alta inerken sayfaların dolarak açılması, yarım kalan ilişkilerin tamamlanan ilişkilerden daha fazla akılda kalması ve yukarıdaki örnekler gibi durumlar Zeigarnik Etkisi denilen bir etkinin ürünü. 1901 doğumlu Rus psikolog ve psikiyatrist Bluma Wulfovna Zeigarnik ve meslektaşları bir gün bir restorana giderler. Garsonun tüm siparişleri kâğıda yazmadan aldığını ve hiçbir hata yapmadan getirdiğini görüp bunu nasıl yaptığını sorarlar. Garson siparişleri müşteriye teslim edene kadar kafasında işi tamamlamadığını ancak siparişi teslim ettikten sonra siparişle alakalı hiçbir şeyi hatırlamaya uğraşmadığını anlatır. Zeigarnik ve arkadaşları bu olaydan sonra tamamlanamayan işlerin insan beyninde daha rahat hatırlandığına dair bir dizi deney yaparlar. Deney sonuçlarında kesintiye uğrayan işlemlerin tamamlanan işlerden 2 kat fazla hatırlandığına dair bulgular bulunur. Tabii ki sürecin farklı parametreleri olabilir. Katılımcının motivasyonu, işin karmaşık yapısı vb. faktörler Zeigarnik Etkisi üzerinde düşünülmesi gereken konular. Yani her tamamlayamadığımız işi hatırlarız gibi bir durum söz konusu değil. Ancak hayatımızda hatırladığımız birçok şeyde bu etkiyi deneyimlemek de oldukça şaşırtıcı.

Zeigarnik Hanım hayatın olağan akışında karşımıza çıkan durumlar için çok basit bir yaklaşımda bulunmuş. Ancak lütfen bu yazıdan hafızamızı güçlendirmek için işlerimizi yarım bırakalım sonucu çıkmasın. Erteleme işi bambaşka bir lanet çünkü. Yazıyı bitirirken maydanozsuz istediğimiz dürümleri bile yanlış getiren tüm garsonlara da sitemimi iletmiş olayım. Biraz Zeigarnik etkisiyle siparişi verildiği gibi getirebilirler ya da yazabilirler daha kesin sonuç olur.


Benzer İçerikler
Devamı

Aynen Böyle!

Sonra ona dedim ki; “Bu işin suçlusu sizsiniz. Tüm hatalar sizin eseriniz. Bu işi yapabileceğinize bir gün bile…
Devamı

Tarzan’a Sahip Çık, Çita’yı Sev!

Şöyle ağız tadıyla, bol çatışmalı, araya serpiştirilmiş büyülerle renklendirilmiş, ejderha olmasa da, ne bileyim işte bir iki iblisle…