Almula Merter: “Gerçekliğimiz Hayallerimizden Doğar”

0
611

Ayçe Abana: Biraz da Vajina Monologları’ndan söz edelim. Çok ses getiren bir projeydi, Türkiye’deki son projen miydi Bu projeye gelen eleştiriler arasında seni gerçekten en heyecanlandıran hangisi oldu?

Almula Merter- Evet müthiş bir dönüşüm başlattı o zaman kadınlarda. Vajina kelimesi telaffuz dahi edilemezken tartışılmaya başlandı. O dönem söylediğim “kız çocukları regl olunca da kutlamalıyız” sözüm bugün bile taklit ediliyor. Ondan sonra “Dövme” isimli aile-içi şiddet  üzerine bir  oyun yaptım. Bu oyunu yapma nedenim olarak büyük bir gazete “ acaba babası mı tecavüz etti, birileri bu kadını dövmeli” diye başlık attı. Çünkü yönetmen olarak baba rolünü babama vermiştim. Açtığım davalar 5/6 yıl sürdü. O arada “Hamam” diye yine kadın hakları üzerine bir oyun sahneledim. Ama sonunda pes ettim, çünkü toplumun telaffuz etmek istemediği konular seni iflasa sürüklüyormuş, çok iyi anladım, ya da anlattılar bana.

Almula Merter

Ayçe Abana: Atlantic Records sahibi Ahmet Ertegün’le de çalıştınız, onun en sevdiğin yönü neydi?

Almula Merter- Evet Amerika’da yaşarken iki buçuk yıl onunla çalıştım. Başarıya odaklı inanılmaz biriydi. Benim hayatımdaki yeri çok önemlidir. Ama ne zaman “Türkiye’ye gidip Vajina Monologları oyununu sahneleyeceğim” dedim bana çok kızdı. Sponsor olmasını istemiştim. Bana “paraya ihtiyacım var de, ben sana açık çek vereyim. Ama buradaki olanaklarını bırakıp Türkiye’ye gideceğim diyorsun ve bir de üstüne Müslüman bir ülkede bu oyunu sahneliyorsun, hiç kusura bakma sponsor falan olmam” demişti.  Çok keskin kuralları olan biriydi. İş ve duygusallığı hiç karıştırmazdı, çok keskindi.  Tanışmamız da çok ilginçti. Ben Amerika’ya gittiğimde herkes ondan söz ediyordu, ben de tanışmak için aradım. Asistanına not bıraktım. Dönmedi. Bir daha, bir daha. Yok aramıyor! Ben de sinirlendim, faks çektim. “Sayın mı desem, sevgili Ertegün mü desem bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey ben burada başarılı olacağım ve sen buna destek olmadığın için utanacaksın. Bundan sonra ister ara, ister arama, umurumda değil” yazdım. Fotoğraf çekimim var, telefonum çaldı. Biri “Merhaba Almula, ben Ahmet “ dedi. “ Ben de tekstilci bir arkadaşım var o sandım.” Şimdi işim var, beni sonra ara” dedim ve çat diye kapattım. Kapattım ve “ ah ben ne halt yedim” diye kafama dank etti. Yarım saat sonra “bitti mi işin?” diye aradı. Ben özür üstüne özür… “Yarın ofise bekliyorum” dedi. Gittim, koskoca Atlantic Records’un kapısından girdim. Bayılacak gibiydim.  Odasına aldılar, “Bana hayatımda böyle tepki veren biri hiç olmadı, Oscar törenleri vardı  o yüzden arayamadım. Peki benden ne istiyorsun?” dedi. Ben de hayallerimden bahsettim. Bana izinlerin verilebilmesi için göçmenlik bürosuna yazı yazdı. Bette Middler, Ray Charles, Stevie Wonder gibi isimleri keşfini ve benim de Amerika’da mesleğimde çok faydalı olacağımı falan anlatan bir mektuptu. Sonra da çok iyi dost olduk ve ben asistanı oldum bir süre.