MİA: “Asla vazgeçmem, benim için çok değerli” dediğin isimleri öğrenelim, hadi 3 isim demeyeyim, beni vurma, 5 olsun.
Murat Meriç: Mutlak surette vazgeçmeyeceğim tek isim Tülay German. Etkinliklerde alkollü ortamlarda hele çalmıyorum ama ben dinlemezsem olmaz, bağımlılık denilebilir, Ahmet Kaya. Tanju Okan çok önemlidir benim için, saçma bir şekilde görmediğim isimlerden biri üstelik. Dördüncü vazgeçilmez de tabii ki İlhan İrem. Bence dörtte kalabilir, beş olmasın, çünkü karar vermek zor olur, kimi söylersem diğeri açıkta kalır. İlle de söyle dersen, Mazhar Fuat Özkan. Ama bak MFÖ derken de Duman açıkta kaldı.
MİA: Peki yenilerden kimleri dinliyorsun?
Murat Meriç: Duman.
MİA: Duman pek de yeni sayılmaz ki artık?
Murat Meriç: Olsun, ille de Duman! – gülüşmeler-
Kaan Tangöze’nin tek başına yaptığı iş de bence geçen yıl yapılmış en güzel iş. Solo çalışmalar bence çok değerli, dönem dönem Roger Waters’dan Mazhar Alanson’a kadar herkes yaptı. Bence kapasiteyi grupla sınırlandırmak, kalıplara sıkıştırmak da doğru değil. Police zamanında Sting’e kızıldı mı? Hayır. Tabii Grup Gündoğarken örneğine dönüşmemek kaydıyla, amca solo albüm yapıp gruptan ayrıldı. Bir solo proje buna dönüşecekse ben de karşıyım. Ama solistin kendi kapasitesine, grupla beraber yapamayacağı işlere de bakmasında bir sakınca yok.
İlle de yeni isim dersen, bence son zamanların “çok güzel iş”i Yüzyüzeyken Konuşuruz. Hem şarkı sözleri, hem çalmalar, hem tavırları… Onun dışında Gaye Su Akyol’un şarkılarını çok seviyorum. Olağanüstü bir ses, rakı içerken olmazsa olmaz şarkılardan…
MİA: Sana böyle listeler yaptıralım, “rakı içerken dinlenmesi gereken şarkılar” gibi.
Murat Meriç: Her gün başka bir liste yapabilirim, Büyük Keyif için yaptıklarım gibi.
MİA: Eskiden “Türkçe sözlü hafif batı müziği” vardı, sonra pop müziğe dönüştü, şimdi… Sence “dili Türkçe olan müzik” nereye gidiyor? Geleceğe nasıl bakıyorsun?
Murat Meriç: Bence çok güzel bir noktadayız. Bu son dönemdeki garip isimli gruplar biraz ortalığı bulandırıyor tabii, Yüzyüzeyken Konuşuruz demiştim, Büyük Ev Ablukada’yı da bir kenara ayıralım, ama ondan sonra oraya çıkan gruplar kendine özgü şeyler yapmıyor. Kendine özgü çalanlar ise, piyasayı hareketlendiriyor. Internetin katkısı çok büyük. Gezi’nin ilk gecesinde Duman “Eyvallah”ı internete koymasaydı belki Gezi böyle olmayacaktı? Ertesi günü “artık bir şarkımız var” dedik, hatta 3. Günü bir sürü şarkımız vardı, Kardeş Türküler, Grup Yorum, Boğaziçi Caz Topluluğu… Olaylar şarkılarla evrilebilir. Umutluyum ben, güzel işler gelecekte.
MİA: Türkiye’nin gidişatından ümitli misin peki?
Murat Meriç: Umut her zaman var. Olmak zorunda. Umut olacak ki, bir şekilde yaşayacaksın. Bu ülke bizim, her zaman da öyleydi, gelecekte de öyle olacak.
MİA: “Bizi öldürmek isteyenlerin değil, bizim ülkemiz…” Olmak zorunda.
Murat Meriç: Mutlaka. Gün gelecek, bütün bu konuştuğumuz kötüler ve kötülükler bitecek, her şey bitiyor… Belki biz göremeyiz ama gençler var, çocuklar var. Cem Karaca’nın “Mutlaka Yavrum” şarkısıyla bitirelim bence:
“Biz görmedik, sen görürsün yavrum, daha mutlu Türkiye bir gün mutlaka!”
Cem Karaca – Mutlaka Yavrum
