
TD: Burada şunu soracağım yine sen hani adadaki neredeyse bütün dalış noktalarını biliyorsun. Hatta senin keşfettiğin dalış noktaları da var. Sen Kıbrıs’a gelecek dalıcılara özellikle nerelere dalmalarını tavsiye edersin. Yani Kıbrıs’a geldiğinizde görmeden, dalmadan gitmemeniz gereken dediğin yerler nereleri ve buraların özellikleri neler?
YK: öncelikle bizim her zaman dalış yaptığımız Zefiros diye isimlendirilen dalış noktamız vardır. Orada 4 adet dalış yapabileceğimiz Şamandıra vardı. Her bir dalış noktasında da aşağı yukarı yarım saat 40 dakikalık dalış süremiz vardır.
Üstü 20 m’dir. Duvarın altı yani o gördüğünüz fayın altı da 32 m’ye kadar derinleşir. Çok güzel balık popülasyonları var. Hatta orada tarihi bir çapa da vardır. Genelde gelen müşterilerlerimize, gelen dalgıçlarımıza bunları gösteriyoruz. Bu dalış bölgesinde genelde balık popülasyonu güzeldir.
Eee iyi boyutta yani. Mera olarak da güzel bir rifttir. Onun dışında kaplumbağa, döneminde orfoz lahozlar… Kaya balıkları vardır.
İşte Orfoz, artı eşkina, kaya levrek diye bildiğiniz. Şu anda Süveyş’ten gelen papağan balıkları da var. Bayağı büyük boyutlara gelenler var. Gibi gibi yani böyle bir dalış noktamız vardır. Artı batığımız vardır. 2018’di yanlış şimdi o sırada 2017 demin değilim. Şimdi yanlış söylemek istemiyorum. bir gemi batırdıydık. Böyle güzel dalış noktalarımız var. Zeyco var, Paradise, Rock Garden, Wall. Canlılığı güzel olan resiflerimizdir bunlar.

TD: Şimdi Kıbrıs bölünmüş bir ada ve adanın diğer tarafında da dalış noktaları var ama buralara dalmak için adaya Larnaka’dan gelmek gerekiyor ki hani Güney tarafından girdiğinde iki tarafa da gidip dalabiliyorsun. Rum tarafında görülmesi gereken sence neresi var? Zenobia var herkesin bildiği batık ama Zenobia’nın dışında neresi var? Mesela Rum tarafına geçsek nerede dalmalıyız ya da aynı gün içinde adanın güney tarafında hem kuzey tarafında dalış yapmak mümkün mü?
YK: Tatilinizin ne kadar olduğuna bağlı tabii, sürece bağlı. İşte mesela iki gün orada kalınır. Dalış noktaları belirlenir. Orada sadece zaten Zenobia değil, diğer batıklar da vardı. Yanlışım yoksa üç batık daha vardır. Artı müze vardır. O tarafta sualtı ciddi boyutta da korunmuş o taraftaki balıklar olsun, çevreler olsun o tarafının dalış noktalarının canlılığı da daha güzeldir gördüğüm kadarıyla.
TD: Peki iki taraf arasındaki dalış okullarının iletişimi nasıl? Yani Rum tarafındaki ve Türk tarafındaki dalış okulları birbirleriyle mesela birbirine müşteri gönderiyor mu ya da onun dışında siz o tarafa dalış düzenliyorsunuz oradakiler geliyor mu?
YK: Tabii tabii Happy Divers var. Costa arkadaşımız Ahmet Abi’nin çok samimi arkadaşıdır zaten. Onunla sürekli paslaşırız.Bir de Burcu arkadaşımız var. Onunla da paslaşırız. Zenobia Queen’den işte Chris var arkadaşımız. Ona biz sürekli müşteri götürürüz zaten. Müşteri dedim, yani dalgıç götürürüz. Onun dışında birkaç dalış okulu daha vardır. Randevu üzerine alıp bana da gelip dalış yapabiliyorlar.
TD: Peki Kıbrıs’taki yerli halkın yani Kıbrıslıların Rum-Türk farketmeksizin soruyorum bunu. Sence dalışa ve Akdeniz’i olan Kıbrıs’ın etrafındaki denizi olan ilgileri yeterli mi? Yetersizse sence bunun sebepleri neler?
YK: Vallahi açıkçası çok güzel bir şeye değindin.
Çünkü bizim öyle bir, kültürümüz var diyeyim artık ne olur bilmem ama Haziran ayı gelmeden denize girilmez. Bir de sezon sonu ilginçtir. Eylül ayı derkenden daha ilk haftadan kimse denize gitmez artık. Yani okulların kapanma ve açılma dönemi midir diye artık. Bilemiyorum ama yani bence bu bahane olmaması lazım.
Ve dört bir yanımız sular içinde güzel çevremiz var. Yani bunları değerlendirebilmek lazım diye düşünüyorum. Ki kaldı ki biz hemen hemen her gün denizdeyiz.
