Denize Karşı İnanılmaz Bir Saygısızlık Var!

0
201

TD: Özellikle yaz sezonunda Akdeniz’de Adanın bulunduğu Kıbrıs’ın bulunduğu bölgede akıntılar çok fazla olduğu için genelde görüş biraz zayıflıyor. Ancak kış aylarında görüş çok çok yükseliyor. Ama bunun dışında gerçekten adanın çevresinde tüm Türkiye’de olduğu gibi daha doğrusu bütün Akdeniz’de olduğu gibi çok fazla plastik atığı var. Bu da ciddi bir sorun ki biz her yıl bu yıl mesela beraber de bir sürü temizlik yaptık dalışta her dalışta 3-5 plastik oraya buraya sıkıştırıp çıkartıyoruz ama açıkçası o kadar çok çöp atılıyor ki bizim yaptığımız devede kulak kalıyor. Değil mi? 

YK: Aynen aynen. Özellikle bu konteyner taşıyan büyük yük gemileri diyeyim size. Sahil boyu geçerken yani gerçi bayağı içeridedir. 1 km, 2 km içeride kalıyor ama gene de işte dediğimiz o pis Bütün sintineyi açıp bırakıp denize geçiyorlar yanımızdan ve bütün pisliği bu sefer kıyıya atıyor. Biz temizlemek zorunda kalıyoruz. Bütün çöp poşetleri, naylonlar, kaplar, kahve kapları, kolalar her şey atılıyor yani. İnanılmaz korkunç derecede böyle bir saygısızlığı var yani denize herkesin.

TD: Sen evet dalışla ilgileniyorsun ama öncesinde serbest dalış da  var. Onun dışında senin yaptığın daha başka sporlar var. Bildiğim kadarıyla profesyonel yüzücüsün. İşte onun yanında bisiklete biniyorsun profesyonel olarak triatlon yapıyorsun. bunlara nasıl ilgi duydun ve adada yaşamak bunları kolaylaştırdı mı? Yoksa adada yaşadığın için daha mı zor oldu bu sporlara adapte olmak?

YK:  Bu sporlara nasıl başladım? Önce onu anlatayım. Lise yıllarında sürekli atletizm yapardık. İşte askere girdim, 98’de askerden çıktım. Ne spor yapacak? Çünkü belli bir yaştan sonra biz de burada atletizmde bazı yarışlara katılamazsın. Master olması lazım. Master’lerde de yarışmak için ayrı bir program yapıp organize yapmaları lazım hızla. Biz de ne yapalım, ne yapalım? Bu triatlona merak saldık. Tabii benim altyapı yüzmeden de geldiği için triatlonda daha rahat başladı benim için. İlk bisiklette biraz zorlandıydım. Eee daha adapte olalım derken o süreçte biraz sıkıntı oldu. Ama öyle 4-5 sene içerisinde bayağı ilerleme kaydettik. Kendimizi geliştirdik. antrenörlüğünü aldık.

Eğitmen olarak bunların da. Hâlâ şu anda ASPAVA Spor Kulübü’nün antrenörüyüm zaten. Bir şekilde de onunla bir tarafından tutmaya çalışıyoruz. Ha kaldı ki adamızda inanılmaz derecede araç sayısı artmaya başladı. İnsanların birbirine saygısı olmamaya başladı trafikte. Yani antrenman yapmak biraz zor olmaya başladı açıkçası yollarda.

Genelde evde turbo trainerin üzerinde bisiklet sürüp, koşu bandında koşmaya çalışırım. Ya da çok erken kalkıp işte trafiğe takılmadan belli bölgelerde bisiklet sürmeye ya da koşmaya çalışırım diyeyim size. Ama genelde havuz antrenmanları ve denizde daha yüzmeye de devam ederim. Haftanın üç günü.

TD: Peki, triatlon’a başlayacaklar için nasıl bir önerin olur? Yani triatlon çünkü çok zor bir spor. Mesela SCUBA çok kolay. Nefes al, nefes ver. Evet, SCUBA’nın da kendine göre zorlukları var ama triatlonun yanında yani böyle çok hani eğer profesyonel olarak yapmayacaksan hani sadece dalıcı olarak yapacaksan çok daha kolay. Triatlona göre. 

YK: Şimdi şunu söyleyeyim. Hiç spor yapmamış bir insan merak salarsa triatlon’a yapabilir mi? Gibi bir sorusu vardır birçok insanın, takip ettiğim kadarıyla böyle, ben bu işi başlayayım yapayım deyip de başlayıp yapanlar da vardır. Hatta Iron Man’e katılıp yapanlar da vardır yani.

Tabii bu seviyeye gelebilmek için de belli periyotlarda antrenman yap yapmanız lazım. Ciddi anlamda uyku ve beslenme düzeniniz olması lazım. Ve bir de hadi ben önümüzdeki hafta triatlon yarışı var. Ben bu bu yarışa katılayım deyip katılamazsınız. Onu da söyleyeyim. En az 6 aylık bir çalışma yapmanız lazım ki vücut adapte olsun. Ne yapacağınızı siz de tecrübe edinirsiniz ve triatlon yapmak isteyenlere de tavsiye ederim ki bir antrenör eşliğinde başlasın ve özellikle de doktor kontrolünü yapsın. Şimdi sağlık çok önemlidir. Ciddi anlamda farklı bir rahatsızlıklar çıkarabiliyor daha sonra. Beslenme gerçekten çok önemlidir.

Ben şunu da belirtmek isterim özellikle, supplement kullanan arkadaşlar lütfen kullanmasın. Bunların hepsi yapaydır ve kapitalist sistemin bir düzenidir diyeyim. Yapmanız gereken düzenli yumurtanız, balığınız, etiniz özellikle proteinden bahsediyorum. Çünkü kaslarınızı korumanız gerekir.

Tabii glukojen depolarını doldurabilmeniz için özellikle karbonhidrata da ihtiyacınız vardır ve temiz karbonhidrat almanızı tavsiye ederim. Düzenli beslendiğiniz sürece antrenmanlarınızda daha güzel, daha rahat bir şekilde çıkabilir.

TD: Yankı sen aynı zamanda çok güzel gitar çalıyorsun, şarkı söylüyorsun. Ona nereden merak saldın? Üstüne üstlük bir taraftan da dalışın dışındaki mesleğinde grafikle ilgili, görüntüyle ilgili yani böyle iç içe geçmiş katmanlar halinde yeteneklerin, becerilerin var Sen sanata nasıl eğildin? Gitar ve rock müziğe ilgin nereden doğdu? Ve yine tekrar adada yaşamaya döneceğim. Kıbrıs’ta böyle sanata yönelmek zor mu yoksa Kıbrıs’ta yaşadığın zaman hayat seni bir şekilde sanata da götürüyor mu?

YK:Müzik merakım, zaten heavy metal dinlerdik. O zaman metal kaosun Guns N’Roses olsun, White Snake, Led Zeppelin aklıma gelebilenleri söylüyorum şimdi. Bunları dinlerdim. Özellikle böyle biz ailece sürekli pikniğe, deniz kenarına özellikle deniz kenarına giderdik. Orada mangal yakıldığı zaman hemen gitar çıkar. Bir eğlence faslı olur. Güzel günler geçirirdik. Bu da böyle daha da şey yaptı bizi. Daha da geliştirdik kendimizi diyeyim sana.

Onun dışında yani grafik tasarım da zaten askerden sonra bilgisayar kullanırdım. Ne iş yapacağım, ne iş yapacağım?  derken Kıbrıs Gazetesi’nden teklif aldım. Gittik mülakata girdik. İlk günden kazandım zaten. Yaklaşık 26 yıldır orada görev yapmaktayım.

Peki, şimdi kendimden de biliyorum. Ben bütün bu yaptığın işler, içine girdiğin disiplinler, farklı işler eninde sonunda bende en azından birbirini etkiliyor. Bu sende nasıl oluyor? Mesela dalış mı müziği etkiliyor?

Yoksa triatlon yaparken işte dinlediğin müzik mi seni daha çok böyle coşkulu hale getiriyor, hazırlanmanı sağlıyor? Ya da işte triatlon yaparken gördüğüm bir şey mi müziğine yansıyor? 

YK: Tabii ki illa ki müzik ruhun gıdasıdır derler. Her zaman biliyorsun. Eee yani bir su altında müzik dinlemem, ben baktığın zaman.

Onu da keşfederlerse artık ki yüzer kanalı vardı zaten kulaklıklar vardı waterproof  ama su altında şu an müzik dinleyemiyorum ama Antrenman yaparken triatlon için özellikle muhakkak kulaklık vardır kulağımda. Hem telefon çalarsa hem de motive olayım diye hem de kısık sesli yani. Tutarım ki araç falan şey yaparsa duyayım diye.

Bir de motivasyonumu çok iyi etkiler benim müzik. O sebepten yani illaki dinlerim ama şimdi baktığın zaman triatlonla SCUBA ikisi de çok terstir. Mesela antrenman yaptıysam o gün dalış yapmamak daha doğru olur. Ya da dalış yaptıysam antrenman yapmamak daha doğru olur. Biliyorsun azot biriktiğinden kaslara biraz zararı olur.

TD: Yani şimdi belli şey de burada arada söyleyelim bence sen bunu hatırlatmışken. SCUBA ve serbest dalış ikisi de denizde, ikisi de derin suya yapılmasına rağmen eğer SCUBA  yapıyorsanız o gün serbest dalış yapmamalısınız. Serbest dalış yapıyorsanız o gün SCUBA ile dalmamalısınız.

YK: Aslında serbest dalış yapıp daha sonra dalış yapabilirsin. Çünkü çok yormadığın sürece tabii aşırı yorduysan gene yapmamalısın. Çünkü yorgunlukla alakalıdır onun amaSCUBA yapıp da serbest dalışa geçtiğin zaman vücuttaki azottan dolayı deko olayın daha da çok artıyor diyeyim sana. Azot daha da çok birikiyor. Bir daha işte dediğim gibi hani ağır bir spor yapmamak lazım. Sonuçta yani serbest dalışta aynı şekilde değil. Dalıştan sonra kendine dikkat etmen lazım, bol su içmen lazım… 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz