“Mesele küçük de olsa bir fark yaratmaktı…”

Bizim eve Pakize geldiğinde 6 günlüktü. Hasta olduğu için anne ret etmiş ölür diye sağlam olanları almış kanatları altına. Kızım getirdi eve. Zaten 4 tane vardı. Nasıl bakarım yapamam çok hasta yaşamaz diye evin ortasında bildiğiniz tepinirken , Karen “yaparsın, edersin, aslansın” diye gaza getirdi. Ben de işte tam o anda gazla çalıştığımı anladım. Başladık tedavilere. Tam 5 veteriner değiştirdim avuç içi kadar veletle. Sonra muhteşem bir doktorla tanıştık. Pakize, anne görmediği için kaka yapma sorunu yaşıyordu. Gözlerin ikisinde de problem vardı hatta bir veteriner sol gözü için hazırlıklı olun göz küresi yerinden çıkabilir kör bir kediniz olacak dedi. Telefonun alarmlarını kurdum 2 saatte bir mama , 4 saatte bir göz damlası, 6 saatte bir antibiyotik ve en önemlisi rahat nefes alsın diye ventonil Bütün gece gündüz başında bekledim hatta o kadar ki kocaman, valiz kıvamında çanta hazırladım. Sabah işe beraber gidiyoruz akşam dönüyoruz. İşyerindeki arkadaşlarım Pakize sayesinde bale yapmasını öğrendiler. Bir de o kaka yapmaya çalışırken karşısına geçip ıkınmayı😁 Neyse uzun bir zaman normale dönmek için uğraştık ve şimdi gözleri az görse de, evde yürümek yerine uçmayı tercih etse de evdeki diğer patidaşlarına cehennem azabı çektirse de iyi ki hayatımda.

Niye Ortak’ın sıkı takipçisi olduğuma gelince. Bir anda o bebeklik zamanları, zorlukları geldi aklıma. Sonra kıymetli anneniz ve sizin çabanız takdire şayandı. Gün ve gün sakınmadınız bizden Ortak’ı . Resim paylaştınız, video attınız. Her mesajımıza nazikçe cevap verdiniz. Siz ve Ortak ailemizden birisi oldunuz. Aklıma bir sürü cümle geliyor ama kelime kıtlığı çekiyorum. Yüreğinize sağlık Sinan bey. Sizin , benim ve takipçileriniz gibiler iyi ki varız. Saygı ile öpüyorum o güzel kalbinizden. Not: Annenize sevgilerimi iletirseniz sevinirim/ Feyza Kaymaz

Fotoğraf: Sinan Dirlik Arşivi

Merhaba “Ortak” ve Sinan Bey. Zamanında bir yerlerde okumuştum “Mesele küçük de olsa bir fark yaratmak” cümlesini… Bu benim yaşantımda zorluklar, sıkıntılar ve açmazlara girdiğimde dayandığım bir söz oldu. Küçücük bir farkın büyük değişimlere hizmet edeceği inancı bana kendimi iyi hissettiriyor. Direnmek, vazgeçmemek, yorulduğunda yanında destek olanların varlığını bilmek; sevince, hüzüne ortak olabilmek ne kıymetli. Sevgili minnak Ortak, senin yaşam yolculuğuna tanıklıkta bana iyi gelen şeylerden biri samimiyetti. Sinan Bey ilk tweetinde insanlardan yardım isteyerek hem emin adımlarla ilerledi hem de büyüme sürecine herkesi davet etmiş oldu. Kimi önerileri ile kimi sevgisiyle kimi duasıyla kimi mavi boncuklarla kimi umuduyla bu yolculuğa izlerini bıraktı.

Sanırım hepimize iyi gelen şey “ORTAK OLMAKTI”.. Koca kulakların ve şaşkın bakışların gözlerimin önünde bu satırları yazarken gülümsüyorum. Yitirdiğimiz yerde bulduklarımızın bize ne güzellikler getirebileceğini temsil ediyorsun belki de. Sen, babanı ve babaanneni bularak yaşadın bunu.  Güzelliğe dair inancımızın temsili yaptık belki de seni. Sözün kısası şu aslında “ORTAK olmak her sevince, her derde kedere. Ve yürümek ömür boyu, beraberce, el ele” Patilerini sevenlerin çok olsun Minnak. Babanın ve babaannenin kalbi de huzur, keyif ve sağlıkla atsın hep. Sevgiler./ Gülnihal Kaçıra Çapacıoğlu

Benzer İçerikler

Reportare, dünyada ve Türkiye’de yaşanan sosyal, çevresel, ekonomik ve siyasal olayları analiz eden, bu alanlarda farklı görüşlere sahip programcı ve konukları ile yaşanan sorunlara yapıcı çözümler sunmayı amaçlayan tam bağımsız bir ortak yayın inisiyatifidir.

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli içerikler sunabilmek için desteğinize ihtiyacımız var. Youtube KATIL botunu üzerinden bize katkıda bulunabilirsiniz.

KATIL