100 Maymun Deneyi ve bilgiye açlık…

0
434
100 Maymun Deneyi ve bilgiye açlık...

“1946 yılında Japon bilim insanı İkagora Tamagotchi modern bilim dünyasını şaşkına çeviren bir deney yapar. 114 denek üzerinde yaptığı araştırmaya göre kişinin içinden gelen güçlü tepkiler aynı ortamdaki diğer insanları da etkilemektedir. 19 kişilik gruplara ayrılan katılımcılar önce bir odada 2 saat geçirmiş ve sosyal olarak kaynaşmışlardır. 2 saatin sonunda tüm denekler farklı odalarda tek başlarına tecrit altına alınmış, 23 saat boyunca aç bırakılmış ancak 3 saatte bir odaya giren bir görevli tarafından deney sonunda yiyecek getirileceği ve ne yemek istedikleri sorulmuştur. Denekler yemek siparişlerini vermiş ancak beklenti oluşması sonucu açlık tepkisinin arttığı gözlemlenmiştir. İşte tam bu noktada bilim dünyasını derinden sarsan bulgular gözlemlenmeye başlanmıştır. Birbirinden habersiz olan deneklerde aynı huzursuzluk seviyeleri tespit edilmiş, 2 saatlik kaynaşma sırasında birbirlerine nispeten daha yakın davranan gruplar aynı tepkileri vermişlerdir. Ikagora Tamagotchi bu durumu “birbirine temas eden ruhsal varlıkların rezonanslarının hizalanması” olarak açıklar.”

Alın bu yukarıdaki paragrafı LinkedIn’de paylaşın ve ne olacağını izleyin. Yüksek ihtimalle birkaç tane kişisel gelişimci arkadaşımız bu araştırmayı kendi açıklamalarıyla süsleyerek paylaşacak “dokunduğumuz herkes aslında bir parçamızdır” gibi ne ifade ettiğini tam olarak açıklamayan aforizmalarla dimağlarınıza sunulacaktır. Ancak yine yüksek ihtimalle şu küçük ayrıntı atlanacaktır; BÖYLE BİR ARAŞTIRMA YOK. Hatta dikkatli okuyucular araştırmacının soyadının çocukken oynadığımız “sanal bebek” anlamına geldiğini fark etmişlerdir. Ayrıca ilgili paragraftaki araştırma gerçek olsa dahi bilimsel metot konusunda son derece yüzeysel. Sadece istediğimiz yöne çekebileceğimiz kıvrak bir muğlaklık etrafına kümelenen, dağınık bir anlatıma sahip sözcüklerden oluşuyor. Gazetelerin burç yorumları gibi. Yanımda bir gazete varsa karşılaştığım en pozitif burç yorumunu tespit eder ve etrafımdakilere burçlarını sorarım. Koç burcunun yorumlarını İkizlere, Akrep burcu yorumlarını Balıklara ne sıklıkta sattığımı bilseniz şaşarsınız.

Özellikle anlatımıyla içimize dokunan yazıların kurgu olması halinde bir sıkıntı yok ancak “yapılan araştırmalara göre”, “İsviçreli Bilim İnsanlarına göre” veya “bilim dünyası şaştı kaldı” gibi açıklamaların arkasına sığınan metinler beni her zaman tedirgin etmiştir. Bilim dünyası bir olaya nasıl şaşıp kalabilir ki? Kalp ilacı olarak üretilmesine rağmen işlevsel bir yan etki tespit edilen ilacın Viagra adıyla piyasaya sürülmesinde bile şaşıp kalan bir bilim insanı olduğunu düşünmüyorum. Olsa olsa konu olan işlevselliğin kar marjı düşünülüp keyiflenilmiştir gibime geliyor. Rakamlarla süslenen, kaynağı belirtilmeyen istatistiklerle semirtilen, bu gerçek mi acaba diye düşündüğünüzde sert bir tepki ve cehaletle suçlandığınız her paylaşım gerçekliğin dokusunda deliklere yol açıyor. Sonra Twitter zincirleri, LinkedIn paylaşımları hatta kitap sayfaları arasında yerini alıyor. Son derece tehlikeli bir durum.

Yukarıda okuduğunuz her şey bir LinkedIn paylaşımından çıktı; 100 Maymun Deneyi. Şimdi sizden tek bir ricam var; lütfen Google’a 100 Maymun deneyi yazın ve karşınıza çıkan örnekleri okuyun. Ne demek istediğimi daha rahat anlayacaksınız.

Fotoğraf: Jeremy Bezanger/unsplash.com