Bir Oy Bir Oydur!

0
198

(Hidayet masasında oturmakta. Fonda Michel Fugain- Una Bella Historia çalmakta.  Kapı da çalıyor.)

Hidayet- Buyurun hoş geldiniz.

Ceylin- Hoşbulduk Doktor bey.

Hüseyin – Hoşbludohdhdg.

Hidayet- Oturun lütfen. Bana ilk randevunuz ama acaba daha ônce hiç aile danışmanlığı almış mıydınız?

Ceylin- Yok almadık Hocam.

Hidayet – Güzel güzel, kaç yıldır evlisiniz?

Ceylin- 19 yıl oldu Hocam.

Hidayet- Maşallah ne güzel sürdürmüşsünüz 19 kocaman yıl. Öyle değil mi?

Hüseyin – Yettiddgdh.

Hidayet- Efendim?

Ceylin- Yetti diyo Hocam bu boşanalım diye tutturdu.

Hidayet- Evet evet. Nedir canınızı sıkan bakalııım (Önündeki deftere bakarak) Hüseyin Bey?

Ceylin- Konuşsana evde bütün gün bütün gece susmuyon, buraya gelince suspus.

Hidayet- Tamam bekleriz hiç acelemiz yok (yine önündeki randevu defterine göz atar) Ceylin Hanım, ne kadar ilginç bir isminiz varmış. Evet zamanı gelince anlatır Hüseyin Bey.

Ceylin- Anlatmaz höykürür bu.

Hidayet- Nasıl?

Ceylin- Bağırmadan olay çıkartmadan konuşamaz bu.

Hidayet- Çocuk var mı?

Ceylin- 2 tane Allah bağışlasın Hoca Bey.

Hidayet- Amin amin. Sizinle mi oturuyorlar, yoksa kendi hayatlarını kurdular mı?

Ceylin- Büyük kız İzmir’de okuyor Avukat çıkacak, küçük kız bizle o daha lisede. Bir de annem bizle kalıyor, alzeymir oldu ben bakıyorum.

Hidayet- Hangi safhada anneniz?

Hüseyin- Safhası mafhası yok sürekli kafa gidik, bir kere bizi tanıdı onda da boşanmayı kararlaştırıyoduk, uyandı, boşanmayın, dedi, hop uyudu, deyiş o değiş gene gitti kafa malak gibi bakıyor şimdi gene suratımıza.

Ceylin- Malak gibi bakmıyor ne yapsın hatırlamıyor işte.

Hüseyin – Oy vermeye giderken hatırlıyor ama her b@ku.

Ceylin- Ağzını topla Hüseyin bak hoca var burada.

Hidayet- En büyük sorun annenizin durumu mu?

Ceylin- Yok hocam bizim en başından sorunlarımız çoktu da, işte.

Hidayet- E bakın ne güzel tartışabiliyorsunuz sorunlar üze…

Hüseyin- Bu CHP ‘ ye oy verdi.

Hidayet – Efendim?

Ceylin- Sen de AKP ‘ye verdin.

Hüseyin – İşte çünkü ben vatan haini değilim. Ama sen vatanını sattın hem de bir değil iki değil her seferinde. Ülkesini satan kendini satmıştır. Sürtüktür.

Ceylin- Ne diyon be, sen en büyük pislikten geliyon.

Hüseyin -Ben reisimize oy veriyom, dünya yansa gene ona veririm, dünya dursa gene hamdolsun reisime veririm, senin gibi hayinleri doyurmayacam artık, yeter be.

Ceylin- Sen mi doyuruyon bizi? Ben işe gitmesem nereye doyuyoruz? Kıyma 400 oldu dedi dün Hasip, 200 gram alamazsın sen o yevmiyenle.

Hidayet- Şimdi tabii hayat pahalılığ…

Hüseyin- Sen bağış yapıyondur bu pekakalılara. Ben hiç hesaba bakmadım şimdiye kadar, kimbilir dış mihraklara neler yedirdin?

Ceylin- Deliriyon Hüseyin bak çocukların hatırına deneyelim diyom ama tepemi attırıyon.

Hüseyin- Çocuklar bendendir işallah. Senin Perom merom dediğin o gocak olacak ajan, hipinaları savunmuyo mu? Siz hepiniz onun gibisiniz noolcak işte. Evlendirecekmiş adamları birbiriyle keranacı.

Hidayet- Aman efendim…

Ceylin- Senin asıl reisin yalancı, söylediği neyi tuttu? Bak babamın emekli mayışına? Bak ikramiyesine? Harran’daki üniversiteyi açtım diyo, Dayım orda kapı görevlisiydi daha seninkiler piyasada yoktu. Açtım dediği havalimanına yengemin annesi öldü diye biz uçakla gitmiştik daha piyasada yoktular. Fabrikaları saymıyom bile.

Hüseyin- Kanaat lideri kesildin başımıza, politika takip edeceğne iki börek pişirseydin, çocuğunu daha çok düşünüyo derdim.

Ceylin- Çocuk öyle düşünülmüyo ben geleceğini düşünüyom bak kaldırdınız İstanbul Sözleşmesini ne olacak bu çocu…

Hüseyin- Çocuklarımı da kendine benzetecen, özgür hötöröfler sizi. O sözleşme hepsinin birbiriyle halvetini istiyo.

Ceylin- Töbe bismillah ya?

Hüseyin- Hepsi masada oturacakmış. Biliriz biz o masanın altında neler olup bittiğini. Gittin şeytanlara vatan hainlerine oy verdin.

Ceylin- Benim sülalem 3 nesildir CHP’ye oy verir. Bu değişmez. Biz hep ülkemizi savun..

Hüseyin- Baştan benim hatam biliyodum da değişir düzelir dedim. Adam olur dedim sen iyice karı oldun.

Hidayet- Hüseyin bey şşt ayıp ama. Şimdi şöyle ele alalım…

Hüseyin- Neyi alıyon, bırak sen de ya? İstemiyom diyom, kardeşleri zorla tuttu getirdi beni buraya. İstemiyom. İsraille anlaşma yapanları hayatımda istemiyom, pahalılığa çanak tutanları istemiyom. Reisin sarayında helalar altın diyo, gel bak bakalım bi tane altın var mı helada dedi reis, bak gidemedi seninki. Bunun oy verdiği adam ülkemizi satacak ben satılmak istemiyom. Dünya reisimiz sayesinde Türk’ü tanıdı. Gücümüzü gördü dünya. Güçlüyüz biz. Güçlüyüz. Bunlarla savaşmak istiyom, zorla aynı evde tutuyonuz beni. Kirayı ben ödedim bunlar gitsin ben evimden gitmiyom bi yere.  

Hidayet- Yok o anlamda söyl…

Ceylin- Asıl bütün Arabistan’a ülkeyi senin liderin peşkeş çekti be. Dünya lideriymiş ülke battı, ekonumi sıfır sıfır, dolar diyom bende dolar ne gezer sen almışındır gizli gizli dolar diyo bu bana Doktor Bey.

Hüseyin- Almışındır tabi. Her gün gidiyon temizliğe, her gün. Yeterince bi para göremedik. 700 oldu günlüğünüz, nerde bu paralar? Hedepeye yediriyon. Niye? Sizin moruk öyle istiyo.

Ceylin- Çocuğuma para yolluyom ben, çocuk okutuyom iki tane. Sen kendine düş, bi ayakkabın yok be ayakkabın delindi de Cumali’ye götürdün, pençe yapılmaz artık buna abi, dedi diye çocuğa etmediğin küfür kalmadı.

Hüseyin- Sen kendine bak nerdeyse gece gidiyon pazara, neymiş ucuzluyomuş akşam sebzeler. Kimbilir toplantıya mı gidiyon artık, elinde iki sebzeyle dönüyon o kadar saat sonra.

Ceylin- Dolaşıyom bütün pazarı be, en ucuzları gidip seçiyom, o kadar alabiliyom. Sen git bi dahaki sefere.

Hüseyin- Kızları zorla okutmasan elimiz rahat görürdü. B@k var okuyo kız çocuğu.

Hidayet- Aa ama şimdi araya girmek zorundayım ama Hüseyin bey…

Ceylin- Okumayıp da benim gibi senin gibi her duydukları şeye inansınlar mı? Sormasınlar, araştırmasınlar mı? Babayım diyon hakları olmasın istiyon. Evde otursunlar köşede tuzluk olsunlar istiyon.

Hüseyin- Namuslu olsunlar istiyom ben. Kocasına bağlılık, insanlıktır. Adam gibi olsunlar istiyom. Dinine bağlı, hak yolunda melek olsunlar istiyom sen gavurlar gibi şeytan yapıyon.

Ceylin- Bak bu kalksın diye evde dövündüğün sözleşme var ya, haklarını savunacaktı, kocalarından, patronlarından eziyet görmeyeceklerdi. Sana iş yerinde yapılan bütün eziyet onlara yapılamayacaktı. Patronun bütün gün dalga geçiyo, maaşını istediği gibi kırpıyo, adamlığınlan dalga geçiyo.

Hüseyin- (Ani bir hareketle kalkar) Yeter ulan sizlen mi uğraşacam. Bir an önce git evimden duyuyon mu? Amarikan paçozu seni.

(Çıkar, Ceylin arkasından söylene söylene çıkar, kapı gümm diye kapanır. Hidayet gözleri hayretten sonuna kadar açık kalakalmıştır. Dışarıdan bir çığlık sesi gelir. Hidayet dışarı koşar, gürültü, rabarba artar. Hidayet geri gelir, ağır adımlarla şokta, masasına oturur. Telefonda bir yer arar.)

Hidayet- Alo, bir ihbarım var. Cinayet. Hayır efendim Aile Danışma Merkezi. Kaçtı. Bilmiyoruz. Evet. Eşini sekreterimin masasındaki mektup açacağı ile. Bir dakika önce. Evet. Olabilir. Bekliyorum. Tamam. Adresi vereyim…