Caz:

Rachael & Vilray – I Love A Love Song!: 1930’lar ve 1940’lar caz müziğini sevenler bu albümü kaçırmasın. Caz ve Americana vokalisti Rachael Price ile caz gitaristi Vilray ikilisi çoğunlukla Vilray’ın bestelerinden oluşan bir seçki oluşturmuş. Şarkılar yeni ama tamamen 1930 ve 40’lar caz ve blues döneminin şarkıları tadında. Rachael Price’ın şahane bir sesi var ve çok muhteşem şarkı söylüyor. Albümü dinlerken gerçekten Amerikan filmlerindeki swing yapılan gecelere dalıyorsunuz. İkili çok sağlam bir ekiple kaydetmiş albümü. Albümün kayıtları da çok temiz. Bu sayede vokallerin muhteşemliği size daha bir sarmalıyor. İster caz sever olun ister olmayın bu albüme mutlaka zaman ayırın derim. Yüzünüzde istemsiz bir gülümseme oluşacak.
Gabi Hartmann – Gabi Hartmann: Gabi Hartmann genç bir Fransız kadın vokal, gitarist ve besteci. Çok yumuşak ve kendine çeken enteresan bir sesi var. Bu albüm kendisinin ilk albümü. Müziğinde Afrika ve Güney Amerika ritmlerinin etkisi hissediliyor. Hatta Güney Amerika müziğine olan merakı nedeniyle Portekizce bile öğrenmiş. Halen İngiltere’de etnik müzik eğitimi de alıyor ve müzik yanında felsefe eğitimine de devam ediyor. Yine de o Fransız usulü gırtlaktan gelen sesi de duyuyorsunuz. Albümü dinledikçe sesindeki sakinlik ve o Fransız tarzı sizi ister istemez içine çekiyor. Ben biraz Fransız Norah Jones tadı da almadım değil. Sakinleşmek ve bugünün curcunasından kurtulup sığınmak için birebir bir albüm. Albüm bittiğinde kendinizi gerçekten hafiflemiş hissediyorsunuz.
Sunday Morning Orchestra – Red Roses or Fallen Leaves: Sunday Morning Orchestra Almanya’dan bir ikili. Kontrabasda Oli Zoglauer, vokal ve gitarda ise Maleen Schulz’dan oluşuyor. Her iki müzisyen de oldukça genç ve müziklerini garaj caz olarak adlandırıyorlar. Schulz’un şahane bir sesi var. İkilinin uyumu ise gerçekten çok iyi. Şarkılarını İngilizce seslendiriyorlar. Albümü dinlemeye başlar başlamaz istemsiz şekilde tempo tutmaya başlıyorsunuz. Yüzünüze de istemsiz bir gülümseme oturuyor. Sıcakcık bir albüm. Sadece kontrabas, gitar ve vokal ile üretilmiş oldukça minimalist bir albüm olsa da müzikleri bence hiç o minimalizme uymayacak kadar büyük. Sadece caz sevenler değil iyi müzik seven herkesin seveceğini düşünüyorum.
Gaia Wilmer Large Ensemble – Folia: The Music of Egberto Gismonti: Big Band caz artık 40’lar ve 50’lilerdeki popülerliğinde değil. Ancak, bu albüm özellikle caz sevenlerin bu özlemini giderecektir. Brezilyalı saksafon ve nefesli sazlar ustası Gaia Wilmer yine Birezilyalı besteci Egberto Gismonti’nin 70. Doğum yılı anısına Gismoldi’nin bestelerinden oluşan bir seçkiyi büyük bir orkestra oluşturarak kaydetmiş. Bestelerin orkestra ile nasıl büyüdüğünü dinlerken big band’lerin gücünü ve etkisini tekrar hatırlıyor insan. Albümün big band dünyasında pek görülmeyecek şekilde, bir kadın grup lideri elinden çıkması da bence ayrıca dikkat çekici. Albümün kayıtları da çok kaliteli. Her estrumanın yaptığını detaylı şekilde duyabiliyorsunuz. Caz sevenler bence kaçırmamalı.
Zeñel – 5ive: Zeñel elektronik ses örnekleri üzerine caz emprovizasyonları yapan enteresan dört kişilik bir İngiliz grubu. Emprovizasyonları oldukça etkileyici. Elektronik ses örnekleri kullanırken drum machine gibi yapay ritmler kullanmayıp gerçek davul kullanmalaır müziklerini çok keyifli hale getirmiş. Yeni dönem cazdaki eğilimleri takip etmek isteyenler ve nefesli aletlerde iyi emprovizasyonlar dinlemek isteyenler bence bu albümü mutlaka dinlemeli.
Emil Strandberg – Tompoem 2021-2022: İsveçli trompetçi Emil Strandberg’in albümü. Ben cazdan çok anlamasam da bu albüme gerçekten bayıldım. Albümün adından da anlaşılacağı gibi trompetin tonlarından çok güzel şiirler üretmiş. Beraber çaldığı ekip de buna çok güzel uymuş. Bence kaçırılmaması gereken çok naif ve güzel bir albüm.
Ornette Coleman – Ornette at 12, Crisis to Man on the Moon Revisited: Bu tam bir arşiv albümü. Coleman’ın 1956’da 7 ay içinde verdiği iki konserden oluşan kayıtları içeriyor. Coleman’ın yeni kayıt yapmadığı bir döneme denk gelmesi açısından diskografisindeki bir boşluğun bir kısmını doldurur nitelikte. Caz müziği ile derinlemesine ilgilenen ve arşivciliği sevenler için nokta atış bir albüm.
Leif Shires – Beautiful Love: Leif Shires Amerikalı bir trompet sanatçısı. Albüm genellikle çeşitli caz standartlarının Leif’in yorumlamalarını içeriyor. Oldukça enteresan ve önemli bir ekiple beraber kaydetmiş albümü. Davulda Pat Mathaney Band’in davulcusu Danny Gottlieb, kontrabasta Jacob Jezioro, piyanoda önemli bir stüdyo müzisyeni olan Pat Coil var albümde. Zaten oldukça iyi müzisyenlik olduğunu duyuyorsunuz albümde. Ben bu tür düzenleme albümlerinden fazla keyif almasam da albümde iyi kotarılmış ve düzenlenmiş şarkılar var.
Enrico Pieranunzi Trio & Orchestra – Blues & Bach – The Music of John Lewis: İtalya’nın en önemli caz piyanistlerinden Enrico Pieranunzi kendi triosu ile İtalyan Flarmoni Orkestrası’nın gücünü birleştirerek Amerikalı büyük caz pianisti John Lewis’in bestelerini kaydetmiş. Pieranunzinin klasik müzik etkisi yüksek caz piyanosu ile yapılan orkestrasyonlar ile oldukça enteresan bir albüm olmuş. Yer yer bir klasik müzik kaydına dönüşmüş. Cazseverlerin olduğu kadar klasik müzik sevenlerin de beğeneceğini düşünüyorum.
Federico De Biase – Icarus: İtalyan caz piyanisti Federico De Biase’nin üçüncü solo çalışması bu albüm. Tamamen kendi piyano emprovizasyonlarından oluşuyor. Oldukça deneysel bir albüm. Ancak, ses ve emproviasyon denemeleri yaparken kontrolden çıkıp birbiri ile bağımsız, ruhsuz bir denemeler bütünü sunmuyor kayıt. Cazseverler, özellikle emrovizasyon sevenler bu albüme göz atabilirler. Bu arada her dijital platformda yok albüm.
