Birbirimizden Başka Kimsemiz Yoktu-3

0
529

Sinan Dirlik: Burada sonuçta bir simülasyon ortamı var ama hayatın gerçekleri başka. 6 Şubat’ta bir büyük felaket yaşandı. Siz deprem anından itibaren nasıl organize oldunuz ve neler yaşadınız?

Hakan Özdemir: 6 Şubat sabaha karşı 4.17 de deprem gerçekleşti ve birkaç dakika içerisinde haberdar edildik. Biz İstanbul AFAD Arama Kurtarma Birliği’ne bağlı çalışan, AFAD tarafından orta seviye akredite edilmiş bir ekibiz. Bizim toplanma birimimiz Kayışdağı’nda, orada toplandık ve AFAD ile temasa geçtik. Hemen Sabiha Gökçen’den kalkacak uçak için hazırlandık. Saat 04.30- 05.00 gibi Sabiha Gökçen’den uçak kaldırılacağı bildirildi bize. Önceden hazırlanmış ekipman kitlerimiz var, onları da alarak hemen Sabiha Gökçen’e geçtik. Sabiha Gökçen’de sağ olsunlar çok yardımcı oldular, ekipman kitlerimizle uçağa alındık. Ama maalesef araçlarımızı almadılar, araçlarımız kaldı. Gerçi hemen arkadan bir kargo uçağı kaldırılacağını öğrendik ve 3 aracımızı o kargo uçağına aldırmayı başardık. Hemen Adana’ya uçtuk. Koordinasyon sıkıntıları tam o noktada başladı zaten. Sağ olsun AFAD Mersin İl Müdürü yetişti, İstanbul’dan gelen ekiplerin Hatay’a yönlendirileceği bilgisini paylaştı ve bizler de hemen Hatay’a geçtik.

Sinan Dirlik: Hatay’a kaçta ulaşabildiniz.

Hakan Özdemir: 6 Şubat günü saat 14.00- 14.15 itibarıyla biz artık Odabaşı Mahallesinde görev başındaydık.

Sinan Dirlik: Burada hemen şunu sormak istiyorum. AFAD ile ilgili çok büyük eleştiriler yükseldi sahadan. Koordinasyonsuzluk, gecikme gibi nedenlerle. Ama sizin söylediğinizden anladığım, AFAD hemen koordinasyon için hareket geçmiş gibi?

Hakan Özdemir: Bu noktada evet. Hem tecrübeli olduğumuz hem de tüm bu akreditasyon sürecinde çok yakın temasta olduğumuz için bizim AFAD ile çok yakın, çok güzel bir iş birliğimiz var. O yüzden hemen aktive olabiliyor ve sıcağı sıcağına AFAD ile irtibata geçebiliyoruz. Bakın o yüzdendir ki İstanbul, İstanbul dışındaki afetlere hızla ve kolaylıkla yetişebiliyor. Tabii barış zamanında ilişkilerin ve iletişimin güçlü ve iyi olmasının da etkisi büyük burada. Yani sahaya erişme noktasına kadar büyük bir sıkıntı yaşamadık. Koordinasyon ve organizasyon sıkıntısı sahaya ulaştığımızda ortaya çıktı.

Hakan Özdemir | Kadıköy Afet Yönetim Bürosu Şefi ve Arama Kurtarma Takım Lideri

Sinan Dirlik: İlginç bir ifade kullandınız; “Barış zamanındaki ilişkilerin ve iletişimin güçlü olması…” Afet dönemini bir tür savaş hali olarak mı görüyorsunuz?

Hakan Özdemir: Elbette… Afet esnasında artık bir nevi savaş halindesiniz, teyakkuzdasınız, bütün gücünüzle afetin üstesinden gelmeye çalışıyorsunuz.

Sinan Dirlik: Zamanla yarışılan bir noktada tüm olumsuzluklara rağmen, saat 04.17 de gerçekleşen bir deprem bölgesine 14.00’te, 10 saat gibi kısa bir sürede İstanbul’dan erişebilmeniz büyük başarı.

Hakan Özdemir: Bu tür afetlerde ilk 72 saat çok ama çok önemlidir. Biz eğitimlerde hep anlatırız, ilk 72 saat kamudan bir hizmet beklemeyin deriz, Bunu biliyoruz. Ama biz çok seri biçimde, ilk 10 saatin sonunda sahaya gidince şöyle bir durumla da karşılaştık kaçınılmaz olarak. İlk 10 saatte akredite olmuş, sahaya erişebilmiş 600 kişi! Bunun 300’ü Antakya’ya yönlendirildi. Hoş oradaki koordinasyonsuzluktan, oradakilerin bir kısmı Maraş’a gitti ama benim bildiğim, 2 otobüs biz Antakya’ya gittik. Bizim dışımızda Maltepe Belediyesi’nin ekibi vardı, İHH’nın ekibi vardı ki bu üç ekibin toplamı nereden bakarsanız bakın 200 kişi… Bir de İskenderun’a gidenler var bu arada, onlar da Atatürk Havalimanından AFAD’ın organizasyonuyla gittiler, onlar biraz daha geç varmışlar sahaya. Ama sonuç itibarıyla ilk 10-15 saat içerisinde biz, Maltepe Belediyesi, İHH ekipleri arama kurtarma çalışmaları için sahadaydık.

Sinan Dirlik: Dikkatimi çekti, “İlk 72 saat içerisinde herhangi bir kamu desteği beklememek gerekir” diye bir ifade kullandınız. Bu nedir? Uluslararası kabul görmüş bir kural mıdır bu?

Hakan Özdemir: Elbette. Böyle büyük afetlerde ilk 3 gün, ilk 72 saat kamu desteği sizin yanınıza gelmeyecek, gelemeyecek kabulü tüm dünyada vardır. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerden gelen ekipler AFAD tarafından uygun görülen illere yönlendirildi. Ankara ekipleri Maraş’a yönlendirildi mesela. İzmir ekipleri Antep ve Urfa’ya yönlendirildi yanılmıyorsam. Biz de bu yönlendirme sonucu kendimizi Odabaşı Mahallesinde bulduk. Organizasyon problemleri de bu noktada başladı dediğim gibi… İndik Odabaşı’na, korkunç bir yağmur yağıyor, eşyalarımızı koyabileceğimiz bir yer yok, yağmurun altına bıraktık eşyalarımızı. İşleyiş sıkıntılarını hissetmeye başladık. Evet biliyoruz, ilk 72 saat bu sıkıntıların olabileceğine hazırlıklıyız fakat bizim de bu kadar erken, ilk 10 saatte sahada olmamız ve orada karşılaştığımız tablo bizi psikolojik açıdan kırılganlaştırdı. Buna rağmen ilk yarım saatin sonunda ilk canı da kurtarmayı başardık. Saat 14.00 ten gece 00.00’a kadar, bir ara dolu, kesintisiz biçimde şiddetli bir yağmur altında çalıştık. Dolunun, yağmurun altında, aynı enkazdan 5 kişiyi canlı olarak çıkarabildik.

Sinan Dirlik: Şu noktaya takıldım, o yüzden biraz daha açmanızı rica edeceğim. “İlk 72 saat içinde kamudan destek beklemeyin” derken merkezi anlamda bir destekten mi söz ediyorsunuz yoksa yerel anlamda bir destekten mi söz ediyorsunuz?

Hakan Özdemir: Gıda desteği, su desteği, barınma desteği gibi temel yaşamsal desteklerden söz ediyorum. O yüzden tüm eğitimlerde halka onu anlatırız. Afet çantası hazırlayın! Afet çantanızı güncelleyin ve kolayca erişebileceğiniz bir yerde bulundurun. Bunu elbette hayatta kalma açısından söylüyorum. Arama kurtarma açısından söylemiyorum. Arama kurtarma çalışmaları ekipler sahaya eriştiği andan itibaren başlar. O yüzden de akreditasyon almış ekipler afet anından itibaren ilk 6 saat içerisinde hazır olmak zorundadırlar. Bizler afet anından itibaren ilk 6 saat içerisinde tüm donanımımızla organize olup afet bölgesine yola çıkamamışsak işimizi yapamamışız demektir.