Can Bilgili

No Kings

Yağmur sonraları, bilirsin, toprak bugünkü gibi kokmamazlık etmezdi. Çimenler, gelincikler, düzlükteki bademler, tepelerdeki zeytin ağaçları, incirler. Hepsi eşlik ederdi. Hatırlarsın herhalde tarladaki asmaların, domateslerin,...

Çatlak

İnsan değil mi işte? Kendi gibi davranılınca nasıl da değişiyor. Bir anda soğuk tavırlar, görmezden gelmeler, uzaklaşmalar… Alışmış tabi her halinin kabul edilmesine, hep...

Katı Gerçek

Sevgilim terk etmişti. Üzerinden kaç zaman geçti, tam olarak hatırlamıyordum. Belki üç, belki dört ay... Kış iyiden iyiye yüzünü göstermiş, gökyüzü griye bürünmüştü. Soğuyan...

Hey Coni!

Çocukluk anılarının arasına sıkışmış tekerlemelerden biriydi işte. Ortaokul sıralarıydı sanırım. Henüz yolu izi olmayan varoş mahallenin sokaklarında, yağmur sonrası balçık kıvamına gelmiş toprağa çivi...

Biriciksin Sen!

“Amor fati” diyen dilini sevsinler senin burjuva kızı. Meğer ne hoş Latincen ne romantik bir ruhun varmış. Neymiş kaderimi sevecekmişim! Kim tarafından verildiği, nasıl olduğu bilinmez...

Duvar

Bir insanın ne yaşadığını biliyor olması kadar önemli bir şey yok şu hayatta. Yani olan biteni idrak edebilecek bir akla sahip olması, doğruyu yanlıştan...

Arıların Masalı

Evet, tek bir şey var. Kendi aklım ve ahlakım. Beni durdurabilecek tek şey bu. Bunun dışında, misal babam mezardan çıksa “oğlum ne işsin, yakışıyor...

İllüzyon

Bir yanım, 80 darbesinden aylar sonra, mayıs ayının bir gecesi postal gürültüsü içinde kuşatılmış Cide’deki evinden apar topar alınarak sırf küçük düşürülmek için mahalleli...

Kara Halk

“Bugün 22 Aralık’ta hepimizi Semyonovski meydanına götürdüler. Orada bizlere ölüm hükmümüz okunduktan sonra öpmemiz için haç verildi ve başımızın üzerinde hançer kırıldı. Mezar tuvaletlerimiz...