
HF: Bir de MEYAD Akademi projeniz var. Biraz ondan bahseder misiniz?
MEYAD Akademi bizim göz bebeğimiz. 2017 yılında dernek içi bir proje ve sonrasında birim haline getirerek kurduk. Özet olarak “Türkiye’nin Çalışma Hayatı Okulu” da diyebiliriz. Amacımız, çalışma hayatını ilgilendiren hemen her konuda, alandaki uzman kişilerle bilgiyi talep edenleri buluşturmak. Ülkenin tüm değerleriyle kol kola, gönüllülük esasına dayanan bir çalışma şekli olduğunu söyleyebiliriz. Kimseyi ötekileştirmeme ve “herkese ve her kesime” sloganımızı uygulamaya geçirmekteki hassasiyetimizin burada bir kez daha altını çizmek isterim. Akademide yüz yüze başladığımız eğitimlerin çoğu, teknolojinin hızıyla ile bugün uzaktan eğitime döndü. Bu yöntemin sağladığı kolaylıkla, pek çok Rektör, Yargıtay üyesi, Danıştay üyesi, bürokrat, sendika genel başkanı ve yetkilisi, alan uzmanlarıyla çalıştık. Bizi hemen herkes bildiği için, kimi davet ettiysek koşarak geldi. Önemsediğimiz “Toplumsal Bilinçlenme, Toplumsal Uzlaşı ve Çalışma Hayatına Katkı İçin Çalışıyoruz” sloganımızın içini bu şekilde dolduruyoruz.
MEYAD Akademi (MEYAD Çalışma Hayatı Okulu) yoluna devam ederken, bilimsel ve hakemli dergimizi de aynı isimle kurduk ve yayınımız Dergipark’ta elektronik olarak altıncı yılına ve 12. Sayısına ulaşmış olarak yoluna devam ediyor.
HF: Sıradaki adımınız ne olacak?
19 Mart 2011 Tarihli ve 27879 Sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 2011/2 sayılı “İşyerinde Psikolojik Tacizle (Mobbing) Mücadele” Genelgesinin, günün koşulları ve bugüne kadar edinilen bilgi birikimi ve tecrübe ile kapsamlı olarak yeniden düzenlenmesi ve yayımlanması gerektiğini düşünüyoruz. Genelgenin kapsayıcılığının daha yeterli hale gelerek sayın Cumhurbaşkanımızın imzası ile çıkması için uygun yöntemlerle çalışıyoruz.*
Genelgeden sonra da müstakil bir yasal düzenleme yapılmasını istiyoruz. Bu isteğimizin kuşkusuz kişisel değil, insan ve ülke yararına olması nedeniyle, onu önemsiyor ve ısrarla üzerinde duruyoruz. Bu yasanın adı Mobbing Yasası’dır.
HF: İsmail bey, yıllardır büyük bir adanmışlıkla çalıştığınızı ve vardığınız noktayla yetinmediğinizi biliyoruz. Hangi gelişme size “Mobbing konusundaki çalışmalarımız istenen noktaya geldi” dedirtir?
Kuşkusuz insan var olduğu yerde sorunun da var olacağını biliyoruz. Mobbingin bitmesi arzumdur. Ancak gerek kurum ya da işletme tarafından mobbinge sıfır tolerans ile yaklaşılması, gerekse de adaletin çok hızlı işleyerek buna izin vermemesi asıl hedefimizdir. Çünkü en kıymetli varlık ve hazine insandır, çalışandır. Çalışan mutluluğu ile üretimin artması ve kalitenin artarak gelişmiş bir ülkeye katkı sunması, o noktada hayatta olsam da olmasam da mutluluğum olacaktır.
*Söyleşi yapıldığı sırada genelge henüz yayınlanmamıştı.
Akgün, İsmail, Tüm Yönleriyle Mobbing ve Siber Mobbing, Gülnar Yayınları, 2021, Ankara
