Sinan Dirlik: Pandemi dönemi müzisyenleri çok sert biçimde vurdu. Ekonomik durumu en güçlü olanı bile en azından psikolojik olarak etkiledi fakat özellikle müzik dışında gelir kaynağı olmayanlar gerçek anlamda bir kıyamet yaşıyorlar. Sen ve siz nasıl etkilendiniz bu süreçte? Devletin müzisyenlere yaklaşımını nasıl değerlendireceğini soracağım öncelikle fakat bizim yaklaşımımızı nasıl bulduğunu da merak ediyorum. Dinleyicinin? Biz üzerimize düşeni yaptık mı, yapıyor muyuz sence? Neler yapmalıyız, neler yapabiliriz dinleyici olarak?
Doğan Duru: Biz oldukça güzel bir konser ivmesi yakalamıştık, konserler iyi gidiyor planladığımız takvime göre yeni albüm kaydına hazırlanıyorduk, benim de solo albümüm bitmişti ve çıkmasına 1 hafta kala ilk vakalar görünmeye başladı. O kadar zaman emek harcadığım EPOCH albümünü ne tanıtma fırsatın oldu ne de konserlerini yapma şansım. Redd’in de planları da takvimi de bozulmuş oldu. Devlet konusuna girmeye gerek yok, paraları yok ve akıllarındaki en son insanlar bizleriz oradan bir beklentim olmadı, doğru düzgün tedbirler alıp Covid’le doğru mücadele etseler aşıları zamanında temin etseler yeterdi ama yapamayacaklarına emindim. Sonrasında insanların ne zorluklar çektiklerini tekrar etmeye gerek yok herkes biliyor. Ben kendi adıma eğitimini aldığım konularda atölyeler ve dersler vererek bu dönemi maddi olarak az hasarlı geçirmeye çalıştım. Hala da çabalarım devam ediyor. Konserler yapmaya çalıştım online biletleri çok pahalı olmamasına karşın, biletsiz yayınlara daha çok insanın ilgi gösterdiğini gördüm. İnsanlar müzik yanlarındayken onun nasıl bir yoldaş olduğunu iyi bilirler ama müzik için dinleyicilerin çoğu beklediğim şekilde davranmadı. Sadece bana değil, gördük ki biletli online konserlere ilgi oldukça az. Zaman zaman instagram’dan sürpriz performanslar yapıyorum canlı, orada gördüğüm ilginin yarısı biletli konserlerde oluyor, üstelik biletler de oldukça ucuz. Bilmiyorum nasıl bitecek ama umarım maddi manevi yok olmadan konserler başlar o zaman da bilet fiyatlarının artması gerekecek çünkü neredeyse 5 yıldır bilet fiyatlarımız aynı. Nereden bakarsan zor iş, telifler zaten yerlerde, meslek birliklerine sorsan süper kahramandan halliceler.

Sinan Dirlik: Magazinel beklenti içerisinde olan okuyucu düş kırıklığına uğrayacak bu sohbetten. Kusura bakma benim de bi reyting kaygım var. Minik bi sinyal çakayım milyonlara… Bu sohbeti okuyacak en az 6 tanıdığım var ki sana kör kütük aşık ve muhtemelen telefonunu isteyecekler. Ne dersin vereyim mi? :))) Özel hayatı “dışarıya sızmayan” sanatçılardansın. Bu özel bir çabanın ürünü mü yoksa bu şahane şarkılar boş bir kalpten mi çıkıyor?
Doğan Duru: Özel hayat, herkesin kendi özeli olmalı, insan istediği kadarını paylaşır, istemediği kadarını paylaşmaz. Kiminin adını Google’a yazarsınız sürekli magazin haberleri çıkar karşınıza kiminin adını yazarsınız çıkmaz. Magazinin radarına girdiniz mi çıkmanız zor olur, ben o radara pek girmedim çok şükür…
Tavla bilmem, arabesk dinlemem, çay içmem, stand up vs. sevmem.
Nostaljik diva paketi, herkesin sevgilisi süper starlar benim için aşırı heyecan veren şeyler değil.
Böyle ciddi uzun bir konuşmadan sonra insanlar çok sıkıcı olduğumu düşünebilir, sanırım ben de bu ciddi olmak zorunda olduğumuz durumlardan çok sıkılıyorum ama cidden halimiz iyi değil.
Yemek yapan, çok seyahat eden, okuyan, gülen, aptalca espriler yapabilen biriyim. Güzel yaşamayı sevdiğim ve keyifli ama aşırı çok çalıştığım bir hayatım var, spor yapar sağlığıma dikkat ederim, çok insanı yaklaştırmam hayatıma, gereksiz yapışıklığı çok sevmem, övülmek beni korkutur. Politik insanları sevmem, içi dışı bir olmayan insanlardan uzak dururum, çok konuşan insanları dinlemem o sırada başka şeyler düşünürüm. Anlatacağını anladığım ama hala konuşmaya devam eden insanlar ankiseyete yapar. Tavla bilmem, arabesk dinlemem, çay içmem, stand up vs sevmem. Nostaljik diva paketi, herkesin sevgilisi süper starlar benim için aşırı heyecan veren şeyler değil. Yani nedene çocukluğumdan beri sanki başka bir ülkede doğmuşum gibiydim bu yüzden de İtalya’da okul sonrası anladım ki olabildiğince gezmeliyim. Güzel yerler gördüm, güzel insanlar tanıdım, güzel zamanlar geçirdim. Çok anılar çok kalpler ve çok maceralar hepsi çoklar… Şarkılar da çok ve daha da çok olacaklar.
Sinan Dirlik: Artık toparlayacağım, biliyorum çok yordum seni. Geleceğe dair bir şeyler söyle bize lütfen… Kendi geleceğine, ülkenin geleceğine ilişkin… “Tahayyülünü” değil, gerçekten neler olacağına dair fikrini merak ediyorum.
Doğan Duru: Üzerimize düşen görevler var, işimizi en iyi şekilde yapmalıyız, sadece kendimizin değil başkalarının haklarını da değerli bulmalı bu konuda daha cesur ve adil olmalıyız. Sıra kendimize veya etrafımıza gelince değil zamanında tepkiler verebilmeli ve bunların sonuçlarından korkmak yerine bu sonuçların zaman ve dünya gerçekliğiyle örtüşmediğine ikna olmalı ve bu duvarı yıkmamız gerektiğini bilmeliyiz. ‘’Konuşursam başıma ne gelir’’ bu soruyu kendinize sorun. Eğer başınıza bir şey geleceğini düşünüyorsanız gidin tedavi olun. Eğer bu sorunun cevapları geliyorsa aklınıza o zaman hayatımızdaki en önemli sorunumuz bu. Kimsenin bize böyle bir ruh hali yüklemeye hakkı yok. Bu ancak birlikte üstesinden gelebileceğimiz bir sorun bu yüzden de ortak değerlerin en küçüğü de olsa birlikte ses çıkartın elinizden geleni yapın. İlk seçimlerde en azından sonrası için bir şansımız olur… şu an yok.
Ben çalışmaya, üretmeye devam edeceğim, online atölyelerim devam ediyor. Hali hazırda kayıtları bitmiş çok fazla şarkı bir de düet albümüm var, zamanı gelince onları paylaşırım muhtemelen, covid bitince konserler başlar umarım, umarım sağlıklı olurum ve umarım insanlara bir şeyler katarım umarım hayata bir değer katarım ve umarım güzel yaşamaya devam ederim.
Sinan Dirlik: Çok teşekkürler Doğan sabrın için.
Doğan Duru: Ben teşekkür ederim.
