Benim Hala Umudum Var!

0
452

“biz türkiye ile hiç bir zaman karşı karşıya gelmek istemeyiz. aksine bir an önce kıbrıs sorununu çözüme kavuşturup işbirliği geliştirmekten yanayız.”

Sinan: Tam da bu noktada Rum Yönetiminin hidrokarbon araştırması, doğal gaz araştırması Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti’ni karşı karşıya getirdi?

Nikos Moudouros: Karşı karşıya mı getirdi? Biz hiçbir zaman Türkiye ile karşı karşıya kalmak istemiyoruz.

Sinan: Ama karşı karşıya geldiniz… En azından böyle bir izlenim yaratıldı.

Nikos Moudouros: E doğru, çünkü yeni bir rekabet oluşturuluyor Akdeniz’de. Ama Türkiye’nin aşırı ya da sert tepkisi sadece Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşı değil bence. İsrail’e karşı olabilir daha çok. Çünkü zaten Türkiye ile rekabet edebilecek bir güç varsa, bu Kıbrıs Cumhuriyeti değil İsrail’dir. Güzel bir durum demiyorum, değil aslında. Rekabet içerisinde gelişen bir durum bu… Bugünkü dünyada böyle bir görüntü bence güzel değil. Ama Türkiye’deki arkadaşlarımıza şunu da söylememiz gerekiyor: Bu hidrokarbon, doğalgaz konusunu zaten açıkladık biz. Bu bir Rum girişimi değil, ortak girişimimiz, ortak işimiz olmalı. Üstelik bu araştırmalar yeni de değil ki? Sn. Kyprianu zamanından beri konuşulan bir şey bu. Şimdi Sn. Hristofias daha spesifik bir çerçeve içerisine oturttu bunu.

Sinan: Partner olarak ABD’nin yanı sıra İsrail’in seçilmesi bilinçli bir tercih miydi?

Nikos Moudouros: Hayır hayır, sadece İsrail’ katmadık bu işin içerisine. Lübnan da var, zorluklara boğuşan Suriye de var. Mısır var. Çok bilinçli bir şey bu yani. Kiminle komşuyuz sonuçta? İsrail, Lübnan, Suriye, Mısır ve Türkiye. Biz diyoruz ki, gelin şu Kıbrıs sorununu çözebilirsek Türkiye ile çok iyi bir işbirliği yapabiliriz bu konularda. Tabii mesele sadece yüzeysel bir doğal gaz meselesi de değil ve bu konuyu sadece Kıbrıs sorununa bağlı olarak görmemek gerekir. Bir çok sebep var. Tabii ekonomik krizi de eklemek lazım bu konuya. Zor bir durumdayız. Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıs zor durumdadır. Dünya bir çözülmenin eşiğinde. Liberal kapitalizm şimdi zor bir süreç yaşıyor. İşimiz hiç te kolay değil.

Sinan: iş daha da zorlaşacağa benziyor. AB dönem başkanlığınız yaklaşıyor. İlişkiler daha da gerilecek haliyle?

Nikos Moudouros: Çok açık söyleyeyim. Türkiye’ye karşı bir girişim asla olmayacak. Emin konuşuyorum çünkü zaten resmi olarak açıklanmış Kıbrıs Cumhuriyeti’nin konuyla ilgili resmi bir tezi ortaya konuldu. Artık soru işaretleri yok. Hem cumhurbaşkanı, hem bakanlar şöyle bir açıklama yaptılar, “bizim bu başkanlığı, AB dönem başkanlığını hiçbir zaman Türkiye’ye karşı kullanmamız mümkün değil” Zor bir görevdir aslında, umarım AB başkanlığı iki toplumlu olsun, Kıbrıslı Türkler de katılsın, sonuç verici olsun ve umarım Kıbrıs sorununa yönelik yeni bir kapı açsın. Ama detaylı olarak zaten benim görev alanımda değil. Sadece kişisel düşüncemi sorduğun için söylüyorum bunu.

Sinan: Müzakereler nasıl gidiyor?

Nikos Moudouros: İyi gitmiyor. Ya da istediğimiz kadar iyi gitmiyor. Çok büyük zorluklar var şu anda. Ama söylediğimiz gibi umutlarımızı yitirmememiz gerekiyor. Açıkçası Sayın Eroğlu ile işimiz daha zor. Aynı dünyadan gelmiyoruz galiba. Yaklaşımlarımız çok farklı…

Sinan: Bu yeni bir keşif olmasa gerek? Eğer vaktiyle Sn. Hristofias daha olumlu mesajlar verseydi belki şu anda Kuzeydeki muhatabınız Sn. Eroğlu olmayacaktı.

Nikos Moudouros: Ben aynı düşüncede değilim. Fazla sorgulamayacağım ama Sayın Mehmet Ali Talat’ın yanlışlarını ne zaman inceleyecekler diye düşünüyorum. Sadece Kıbrıslı Türkler için söylemiyorum bunu. İncelenmeli bu. Sn. Talat’ın seçimi kaybetmesi Sn. Hristofias’a bağlanabilir mi? Bilmiyorum, Kıbrıslı Türkler bunun böyle olduğunu mu düşünüyorlar gerçekten?

Sinan: Sn. Hristofias “Muhatabım Talat değil Türkiye’dir” dedi birçok kez. “Kuzeydeki kukla rejimin başı” diye söz edildi Sn. Talat’tan?.

Nikos Moudouros: Yok yok yok. Talat’a hiçbir zaman öyle söylemedi. Ama şöyle söyledi, eleştirel bir yaklaşımla Kıbrıslı Türklere cevap verdi, buna hiçbir itirazım yok. Fakat asla Kıbrıslı Türkleri küçümseme amacında değildi. Biz ne diyoruz? Çözümün anahtarı aslında Türkiye’dedir. Bu, Kıbrıslı Türkler’in de söylediği bir şeydir. “Bizden daha büyük bir güç var” diyorlar. Türkiye bir karar verecek sonunda. Yani bir Rum olduğum için eleştirmeyin yaklaşımlarımı.

Sinan: Yok, olur mu öyle şey? Aşk olsun yahu? (Kahkahalar)

Nikos Moudouros: Yani geniş bir kitleye hitap ediyoruz. Söylediklerim Kıbrıslı bir Rum oluşuma bağlanabilir. Bazen böyle bir algı da var çünkü, yani “o Kıbrıslı Rum’dur böyle konuşması normaldir” diye…

Sinan: Tuhaflıklar sürüyor Nikos? Mesela bu hidrokarbon krizinde Sn. Hristofias Rum Muhafız Ordusunu teyakkuza çağırdı.

Nikos Moudouros: Ya ne yapacaktınız siz olsaydınız? Koskocaman Türkiye size tehditkâr açıklamalarda bulunuyor?

Sinan: Ama bak laf aramızda, Rum ordusu en son teyakkuza çağırıldığında Türkiye Adanın yarısını almıştı? Demedi deme yani! (Kahkahalar) Yani Türkiye bir daha gelirse ne olur bilemem. (Kahkahalar) Tabii işin şakası bir yana, sence Rum Ordusunu teyakkuza çağırmak akılcı bir davranış mıydı?

Nikos Moudouros: Bak Türkiye’nin bize yönelik tehditkâr bir açıklama yaptığını gözden kaçırmamanız gerekir. Sn. Hristofias görevi gereği bir şey yapmalıydı. Ama takip ederseniz göreceksiniz, Rum basınında veya başka kaynaklarda gerek Savunma Bakanı, gerek Sn. Hristofias soğukkanlı davranılması gerektiğini, milliyetçi bir tavır sergilenmemesi gerektiğini her fırsatta ifade ettiler. Bir de şu açıdan düşün lütfen, bir yandan Rum milliyetçi gruplarıyla mücadele etmemiz gerekiyor. Bir yandan Kıbrıslı Türklere olumlu mesajlar vermemiz gerekiyor ki bu bir görev, bir sorumluluktur. Bir diğer görevimiz de bunlarla uğraşmak. Maalesef. Bu yüzden zaten Kıbrıs sorununu çözmemiz gerekir diyoruz. Eğer iyi bir çözüm gelirse, iyi bir yapı oluşturulursa, bu tür akımlar marjinalleşecekler. Başka da bir çaresi yok zaten bunun.

Sinan: Ömrün boyunca bu işlerin içindesin. Sıkılmadın mı?

Nikos Moudouros: Ne diyorsun, usandık!

Sinan: Ne zaman Boğaz’da rakı içeceğiz seninle?

Nikos Moudouros: Boğaz’a gelmeyi çok isterim. İstanbul’u özledim. Fırsat olursa hemen gelirim.

Sinan: Seni yorduk Nikos. Ama bence iyi bir başlangıç oldu bu. Devamını getirelim. Çok teşekkürler…

Nikos Moudouros: Asıl ben teşekkür ederim. Türkiye’deki tüm arkadaşlarıma, Türkiye halkına mutlu bir yıl, barış ve esenlikler diliyorum.

BİTTİ