“Anıt bildiler sıradan ve gösterişsiz bir günü, diyecek
sözleri varsa anıt bildiler, akacak bir yatağı varsa
ırmaklarının ve atacak köprüleri varsa anıt bildiler,
toplandılar o anıtın çevresine.”*
Alev Şahin; Tahir ve Ali Faik’in pratiğinin, Fernas Direnişinde bir kez daha maden işçilerinin mücadelesiyle yükseldiğine tanıklık ettik. Üç talep ile çıktıkları yolda taş üstünde, yalın ayak ve son üç günü açlıkla geçen 52 günün ardından zaferle ayrıldılar. Ne istiyorlardı? İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri eksiksiz olarak uygulansın,Soma ortalaması gözetilerek maaşlar iyileştirilsin ve banka promosyonları ödensin ve sendikalı olduğu için işten atılan işçiler geri alınsın. Çok net ve açık üç talep için gözaltılara, baskılara ve zora maruz bırakıldılar. Ve kazanarak evlerine, ailelerine kavuştular.
Fernas Direnişini bir de sizden, sürecin içinden bir hukukçunun gözlemlerinden öğrenmek isterim. Neden başladığını ben özetlemeye çalıştım. Nasıl başladığını, neler yaşandığını da siz anlatabilir misiniz?
Av.Abdurrahim Demiryürek; Fernas Maden İşletmesi’nde çalışan yeraltı maden işçilerinden 6 öncü işçi arkadaşımız sendikal örgütlenme faaliyeti yürütmekteydiler. Bu arkadaşlar açıkça sendikal faaliyet gösterdikleri için işten atıldı ve kendilerine de bu şekilde söylendi. Genel başkanımız, genel sekreterimiz, örgütlenme uzmanı ve işten çıkarılan üç işçiden oluşan heyet, işyeri müdürü Serkan Güncü ile görüşmek üzere işyerine gittiklerinde kendisi görüşme talebini reddetti. Tekrar tekrar iş yerine heyet olarak gidildiğinde işletme müdürü heyetle bir ay sonra görüşeceğini iletti ancak bu süre işçilerin dava açma hakkı bakımından hak düşürücü süreye tekabül etmekteydi.
Yine de sendika olarak her türlü müzakerenin zorlanacağı iradesiyle Akhisar, Soma Kaymakamlıkları, Belediye Başkanları, Soma İlçe Jandarma Komutanlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Valilikle görüşmeler yürütüldü. Görüşülen kurumlardan sendikal nedenle işten atılan işçi arkadaşların işe iadesi noktasında arabuluculuk yapılması istendi. Patron vekilinin kendisine her türlü iletişim aracıyla (gerek e-posta gerek meclis ofisine bilgi vermek suretiyle) çeşitli randevu talepleri istenmiş ve sorunun kendisi anlatılmışsa da bir geri dönüş olmadı.
Sürecin devamında işletme müdürüyle yapılacak görüşme için gün boyu işletme önünde bekleyen heyet ve işçilerin talebine bir dönüş yapılmadı. Aynı günün akşamında vardiyaya gelen işçiler, işten çıkarılan arkadaşlarına destek oldular. İşletme içerisinde işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin sorunların olduğunu dile getiren işçiler de işten kaçınma hakkını kullanarak işletmeye karşı işe iade ve İSİG talebini öne çıkartan eylemsellikler başlatmış oldu. CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, işletme müdürü ile görüştü. Müdür, Bakırlıoğlu’na işletmede sendikal faaliyet yürütüldüğünden bahisle işten atmaların olduğunu söyledi.
Ardından işten kaçınan işçilerle beraber 68 kişi akşam saatlerinde jandarma tarafından fiilen gözaltına alındı. 7 saat sonra serbest bırakıldılar. 27 Ağustos 2024 itibariyle Fernas Maden İşletmesi önünde görüşme sağlanması ve sorunların çözümü için kesintisiz nöbet tutulmaya başlandı. 30 Ağustos günü Fernas işçileri, aileleri ve madenci yakınlarının katılımıyla gerçekleşecek olan büyük buluşma organizasyonu jandarma tarafından keyfi bir şekilde engellendi ve madenci yakınlarının yolu kesildi. Yolun kesilmesine dair hiçbir yasal gerekçe veya yasak kararı tarafımıza sunulmadı. O gün genel başkan, örgütlenme uzmanı, işten atılan iki madenci ve bir madenci eşi gözaltına alındı. Telefonlarına el konuldu. Gözaltı süreleri uzatılan arkadaşların avukat görüşü savcılık talimatıyla engellendi. O süre zarfında hem Soma Millet Bahçesi’nde hem de işletme önünde direniş nöbeti devam etmekteydi. Serbest bırakılan arkadaşlarımıza yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şartıyla adli kontrol tedbirleri uygulandı. Tekraren işletme önüne gitmek isteyen madenci yakınlarının önü jandarma tarafından kesildi ancak ertesi gün yolun açılması kararı alındı.
İşletmedeki işçi sağlığı ve iş güvenliğine aykırı görüntüler kamuoyunun şahitliğine sunularak sosyal medyada paylaşıldı. Kamuoyunun tepkisini çeken bu görüntülerden sonra işletme müdürü Serkan Güncü yalnızca Bakanlığın erişebileceği bilgileri, sosyal medya hesabı üzerinden paylaşarak işten atılan Erdinç Demirtaş’ın sendikal verilerini, örgütlenme uzmanımız Başaran Aksu’nun SGK verilerini paylaştı. Bakanlık konuyla ilgili bir kamuoyu duyurusu paylaştı ancak yürütülen etkin bir soruşturma sürecine şahit olamadık.
Sadece bu 10 günlük süreçte keyfi gözaltı ve adli kontrol tedbirleri başta olmak üzere, sendika seçme hakkı tanıyan Anayasa’nın 51. Maddesi, sendikal faaliyetin engellenmesine ilişkin ceza hükmü olan TCK 118. Md, KVKK ihlalleri, hak arama ve protesto hakkının ihlaline sebebiyet vermişti. Buna ek olarak Bağımsız Maden-İş’in Facebook sayfası BTK’ya yapılan bir şikâyet üzerine kapatılmıştı. Sendikal faaliyetin ve akabinde başlatılan mücadelenin karşısında muhataplığı olan birçok kurum kafasını kuma gömmüş üstüne üstlük madencinin hak arama mücadelesinin sesi de kesilmek istenmişti. Üstelik işletme tarafından yasa dışı grev davası açılmıştı ancak ilk duruşması ertelenmişti.
İşletme önündeki sürekli nöbete ailelerin katılımıyla devam edildi ve sosyal medyada başlatılan kampanyada milletvekilleri, sanatçılar, aydınlar, akademisyenler, gazeteciler, sendikalar ve meslek odalarından birçok kurum ve kişinin dayanışma mesajıyla madencilerin direnişi ve direnişe giden süreçteki maden işçilerinin hakikatini Türkiye kamuoyu görmüş oldu.
