Sorumlular En Az 7, En Çok 22 Yıl ile Cezalandırıldı!
Alev Şahin: Tek tek mücadele etmektense aynı amaç için mücadele edenlerin bir araya gelmesi, dayanışma ve iletişim içerisinde bulunması, birbirinin acısını paylaşması hem daha güçlü bir mücadele hattı örecek hem de yalnızlık hissini ortadan kaldıracaktır diye düşünüyorum. Platformunuz bu bağlamda çok değerli bir yerde duruyor, çok değerli bir mücadele yürütüyor.
Gördüğüm kadarıyla deprem davalarını da titizlikle takip ediyorsunuz. Yıkılan binaların adları ile anılan davaların iki yılın ardından ne aşamada olduğunu öğrenebilir miyim?
Adalet Peşinde Aileleri Platformu: Evet, deprem davalarını titizlikle takip ediyoruz. Ana amaçlarımızdan biri olan sorumluların yargılanması için bu en önemli halkalardan biri. Takip etmemizin bir diğer sebebi ise aslında mevcut yasalarımız yeterli olmasa bile ihmallerin önüne geçecek nitelikte. Ancak uygulamada bu yasalar işlevini görmüyor ya da işlevsiz bırakılıyor. Örneğin Adana Hasan Alpargün davasında müebbet ceza verildi. Demek ki mümkün. Ancak bu kararın üzerinden yedi-sekiz ay seçmesine rağmen o davadan sonra karara çıkan hiçbir mahkeme bu kararı emsal almadı. Neden? Gerçekten akli selim bir insanın vereceği bir cevap değil bu. Böyle olunca bu yasaların arkasındaki güçleri düşünmeden edemiyoruz.
Sorumlular en az 7 yıl en çok 22 yıl ile cezalandırıldı. Hasan Alpargün davası hariç. O bir istisna oldu ama maalesef emsal olamadı. Bunun için mücadele veriyoruz. Yaşanabilir bir gelecek arzu eden herkesin bu mücadelemize destek vermesini ve dayanışma göstermesi en büyük temennimiz. Çünkü kamu baskısı, toplumsal davalarda çok önemli. Yarın ölen siz veya sevdikleriniz olmaması için bugün yanımızda olun lütfen.
Tek Bir Suçlu Yok, Kolektif Bir Suç Var!
Deprem haftasında apar topar müteahhitlerin yakalandığına herkes şahit olmuştur. Ama bu durumun değiştiğini söylemek zorundayız. Çoğu müteahhit denetimli serbestlik ile bırakıldı. Bazıları zaten hiç tutuklanmadı, firari durumdalar. Ya da denetimli serbestlik sırasında firar ettiler. Konu müteahhite gelmişken şunu söylemeden geçemeyeceğiz. Aslında bize bir yargılama biçimi dayatılmakta. Yaşanan facia münferit kişiler üzerine yıkılarak tek suçlu müteahhit, inşaat mühendisi ya da yapım denetim firmaları olarak lanse ediliyor. Oysaki yargılamanın bakanlıktan ve belediyeden başlaması gerekiyor. İzinler ve denetimler bu kurumlardan çıkıyor. Bizler biliyoruz ki deprem davaları sadece münferit kişiler üzerinde yürütülecek davalar değiller. Tek bir suçlu yok. Kolektif bir suç var. Bakanlığından kamu görevlilerine, belediyeden yapı denetim ve müteahhidine kadar herkes bunun içinde.
2 yıl geçmesine rağmen yeni yeni kamu görevlileri izinleri çıkmaya başladı. Birkaç dava dosyasında kamu görevlileri yargılanmaya başladı. İddianameleri daha yeni hazırlanıyor. 2025 yılında. Depremin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra. En az 53 bin insanın öldüğü depremde yaklaşık 40-50 kişi kamu görevlileri adı altında yargılanıyor. Merak edenler, bünyemizdeki binaların davalarına ilişkin detaylı bilgilere web sitemizden ulaşabilir, gelişmeleri oradan takip edebilirler. Ayrıca yakın zamanda davalara ilişkin istatiksel bir rapor da paylaşıyor olacağız.

