Kamuoyunun Desteği Çok Önemli!
Alev Şahin: Dava süreçlerine ilişkin olarak benim de kişisel gözlemim davaların kamu vicdanının rahatlayacağı bir düzlemde ilerlemediği yönünde. Yukarıdan aşağıya silsile yoluyla devam eden ihmaller dizisi bunca ölüme yol açmışken birkaç müteahhit ile işleyen cezalandırma süreci adaleti eksik bırakıyor. Sizin de tarif ettiğiniz gibi kolektif bir suç bu.Ama sorumlular arası hukuki ilişkinin kurulmadığını düşünenlerdenim. Ancak sanırım tek sorun da bu değil. Adaletin sağlanması mücadelenizde karşılaştığınız zorluklar nelerdir? Bu zorlukları aşmak adına bizlerden, kamuoyundan beklentileriniz var mı?
Adalet Peşinde Aileleri Platformu: Dava süreçlerinin kamu vicdanını rahatlatacak şekilde ilerlememesi gerçekten büyük bir sorun. Özellikle ihmallerin sadece birkaç müteahhite indirgenmesi, bir anlamda toplumsal sorumluluğun göz ardı edilmesine yol açıyor.
Karşılaştığımız zorluklar arasında, hukuki süreçlerin yavaş ilerlemesi, adaletin yerini bulmadığını hissiyatı yaratıyor. Bir diğer zorluk, dava sürecine müdahale edilmesi, baskılarla karşılaşmak ve bazı kişilerin olayları çarpıtarak yargılamaları etkilemeye çalışması. Bu, sadece bireysel değil, toplumsal adaletin de önünde bir engel oluşturuyor.
Bunları aşmak için kamuoyunun desteği çok önemli. Haksızlıkların duyulması, sesin duyurulması ve kamuoyunun meseleye daha fazla dikkat göstermesi gerektiğini düşünüyoruz.
Adaletin sağlanması için insanlar sadece davaların sonucunu değil aynı zamanda sürecin şeffaf olmasını da talep etmeli. Bu noktada, medyanın ve sosyal medyanın etkili kullanılması, halkın daha geniş bir şekilde bilinçlendirilmesi de kritik. Toplum olarak adalet için sürekli bir baskı oluşturmalıyız. Oluşturmadığımız takdirde benzer acıları yaşamaya devam edeceğiz. 2 yıl önce 6 Şubat depremlerinde yaşadığımız acı ile bugün Bolu Kartalkaya Otel yangınında yaşadığımız acı aynı. Sorumlular aynı…Adaleti talep etmedikçe bu sorumlular aynı hataları yapmaya devam edecekler. Ve bizler ölmeye devam edeceğiz. Bu süreçte kamuoyundan beklentimiz, sesimizi duyurmaya devam etmeleri ve adalet talebimize destek olmalarıdır.
Sosyal medyada farkındalık yaratmak, etkinliklerimize katılmak ve yetkililer üzerinde baskı oluşturacak kamuoyu desteği sağlamak, mücadelemize güç katacaktır. Narin cinayeti bu duruma örnek. Narin cinayeti yüreklerimizi parçaladı. Ancak toplum olarak Narin’e sahip çıktık. Her gün sokakta ve sosyal medyada hesabını sorduk. Ve adalet sağlandı. Benzer mücadeleyi doğal afetleri katliama dönüştürenlere karşı verirsek adaleti sağlayacağımızı düşüyoruz. Çünkü yarın güvenli olarak düşündüğümüz evimizde ya da dinlenmek için gittiğimiz bir otelde ölmek istemiyoruz. Yaşanılabilir bir gelecek inşa etmek mümkün.

