Hatırlamak da Mücadelenin Bir Parçası: “Romani Godi”

0
867

Eren C. Çekiç: “Roman sivil toplum alanında kadın sesi eksikliğinden Fatoş’la birebir sohbetlerimde çok yakındığını biliyorum. Romani Godi kurulduktan sonra hem Fatoş’un özelinde hem de oluşumun genelinde nasıl tepkiler aldı?”

Fatoş Kaytan: “Aslında şöyle dediğin gibi en çok rahatsız olduğum konulardan birisi de bu. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği her alanda o kadar çok belirgin ki bu sadece Roman sivil toplumda değil. Girdiğimiz her ortamda ve gerçekten kendisinin bu konuya çok dikkat ettiğini belirten insanlar üzerinde de bu çok baskın. Bazen Serkan’a bu oluşumda tek kadın olarak bulunmam ile bana psikolojik baskı uyguluyorsunuz diye takılıyorum arada. Hahahahah. Biz de genelde kahvelerde toplantı yapılır. Çünkü en çok ulaşılabilecek kesim oradadır. Kahveye giriyorum orada tekim ve Romanlar arasında tanınırlık çok yüksektir. Bugün gittiğimiz her yerde herkes ailemizin kim olduğunu falan iyi bilir. Bazen aileme gelip ‘Fatoş kahveye giriyor, erkeklerin arasında’ diyerekten konuşuyorlar. Girdiğimde çok da bir şey değişmiyor aslında. Neyse ki artık bu normalleşmeye başladı. Bu normalleştirme bizim için çok önemli. Evet bir kadın da girebilir. Kahvede oturabilir ya da konuşabilir ve kimseden izin almasına gerek yok. Bir şeyler değişmeye başlıyor. 

Romani Godi’de bir zorluk çekmiyorum. Zaten Serkan ve Göktan ile yıllardır beraber işler yaptık. Burada elbette tek kalmayacağım ileride eminim ki birçok arkadaş katılacaktır. Roman sivil toplum alanında işlerde hep bir yarım bırakılma hali olduğu için insanlar bu alanda çalışmaya dair güvenleri olmayabiliyor. Romani Godi kurulduktan sonra bu durumun aksine çok güzel mesajlar aldım. İnsanların neler yaptığımıza dair çok merakları ve destekleri var. Her zaman herkesin desteğine ihtiyacımız var. Eksiklerimizi de bu şekilde insanların destekleriyle kapatacağımızı düşünüyoruz.” 

Eren C. Çekiç: “Göktan az önce çok kıymetli bir şey söyledi. Romanlar 40’lı, 50’li ve sonrasındaki yıllarda neler yaptı dedi. Bu noktada hazırlıkların neler olduğunu merak ediyorum. Romani Godi’de bizleri neler bekliyor?”

Serkan Baysak: “Yapmak istediklerimizi ilk aşamada 3 yıllık bir planla bir çerçeveye oturmaya çalıştık. Bu kapsamda kendimize 10 program belirledik. Bunların hepsi Roman hafızasının birer parçası olacak. Hepsi dilin, kültürün, tarihin ve eşit hakların birer parçası olacak. Bunların içerisinde bazen Roman diline, kültürüne ve tarihine ait podcast olacak. Romanların yaşadığı olumsuz durumları anlatan hikayeler olacak. Bazen bir köşe yazısı, bazen bir araştırma veya çeviri olacak. Bunların doğrultusunda hazırlıklarımız var. Bazı çalışmalarımız da başladı. Bir web sitesi çalışmasını başlattık. Bu hazırlıklarımızın temelinde konunun uzmanlarıyla çalışmak var. Biz bu yola çıkarken bir şeyleri çok iyi biliyoruz değil. Bunları daha iyi nasıl yapabiliriz diye fikir yürüttük. Bazı üniversitelerden hocalar ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ile görüştük. Yapmak istediğimiz tüm çalışmalara harika destekler alıyoruz. Ayrıca Romanların yaşadıkları farklı bölgelerde birçok sivil toplum kuruluşu ve bireylerle iletişim halindeyiz. O bölgelerde bugüne kadar görünür olmayan neler var onları konuşmak üzerine bir hazırlığımız var. Mayıs ayının öncesinde saha ziyaretlerimiz başlayacak ve mayıs ayı itibariyle aktif olarak çalışmalarımızı sunacağız.