REPORTARE: Bu röportajın bazı bölümlerini canlı olarak Periscope üzerinden izleyiciyle de paylaştık. Periscope yayınımız sırasında twitter aracılığıyla Can Gox’a gelen sorular da oldu:
Sinan: Ooo! Egonu okşayabilecek bir soru var: “Sadece şarkıcı deyip geçemediğim, karşımda görünce titrediğim güzel insan. Hayatımızın duygu merkezi olmak sana güç katıyor mu?’’ Vay anam vay! Soruya bak!
Can Gox: Hiç böyle düşünmedim biliyor musun? Paylaşmayı sevdim… Ben şöyle düşünüyorum: Şarkıyla insanların özeline giriyorum ve buna çok saygı duyuyorum. Kimsenin olmadığı evde, yapayalnız bir insanın yanında benim şarkım var ve ben varım diye düşünüyorum. Ben varsam, o kapıyı bana açtıysa, bu gerçekten saygı duyulacak bir şey… Tüm konserlerde, tüm müzikal akışta buna saygı duyarak adım atmaya çalışıyorum. Ben o evde varsam ve beni aileden biri olarak kabul etmişse bu kişi ben buna sadece saygı duyabilirim.
Sinan:Bir başka soru daha: ‘’Sesiniz bana mavilikleri hatırlatıyor. Ruhuma bu kadar işleyen az ses tonu var… O nedenle merak ediyorum, kediniz var mı?’’
Can Gox: Mavi tehlikeli bir renk, dikkat et diyorum ben sana… (Kahkahalar) Hayır, kedim yok. Kendimden bir kişi daha istemiyorum evde… Karakter olarak yalnızlığı tercih ediyorum. Kedim vardı aslında ama galiba tüm sayko kediler beni buluyor. Ciddi kavga ediyorduk kediyle… Yani bir evlilik hayatım oldu kediyle ama boşandık. Anlaşamıyoruz kedilerle.
Sinan: Peki, bir soru daha geldi twitter üzerinden: ‘’Can Gox’u etkileyen sanatçılar kimler, müziğine nasıl katkıda bulunmuşlardır?’’
Can Gox: Blues, caz, Amerikan rock geçmişim var. White Snake, Poison. Zamanında Glam de dinlerdim. Kadıköy Sound içinde olan müzikleri çok dinledik zamanında. Sonra Blues ağırlık kazandı. Daha sonra caz dinledim ama icra etmeyi tercih etmiyorum. Sonra türküler. Türk müziğini araştırmak gerekiyor. Daha doğrusu Türk müziği demeyeyim de, bu coğrafya içindeki, bu topraklardaki müzikleri araştırdım. Dünya müziğini araştırdım. Rahmetli BB King çok önemlidir. Freddie King, Albert King, BB King. Bu Three Kings, bluescularda çok önemlidir. Herbie Hancock çok severim. Bruce Springsteen idolümdür. Türkiye’de de Kazancı Bedih’ten Kâni Karaca’ya kadar geniş bir yelpaze var. Okumalarda beni çok etkileyen biridir, çok özel bir güce sahiptir Kâni Karaca. Mazhar Fuat Özkan’ın çok özel bir yeri vardır benim için, özellikle geçmiş dönem albümlerinde. Hayko düzgün adamdır, sıkı müzik yapar. Hakan Kurşun güzel heriftir, onu da çok seviyorum. U2, Depeche Mode da dinlerim ama tozlanmış şeylerin üzerindeki tozu atıp bulmayı da seviyorum. Şimdi Azerbaycan Türkülerine sardım. Tuva’ya kadar gittik, onları bile araştırıp buldum. Ama dünya çok büyük, biz de küçüğüz… Ne kadar elimden gelirse o kadar araştırıp bulacağım, buldukça da paylaşacağım.
Sinan: Twitter’dan bir soru: ‘’sadece sana ait olan yerli ve yeni şarkılar dinlemek istiyoruz. Duyulmamış şarkılar. Bir proje var mı?’’
Can Gox: Var… Bunu da ilk kez buradan söyleyelim: Bir yazışma dönemimiz var. Gerçi arkadaş “yerli” demiş ama, yabancı bir şarkıya Türkçe söz yazma durumum var. Rusya civarından bir şarkı. Bu dönem, birkaç hafta içerisinde biterse, bu şarkıyla çıkacağım. Benim de içime sinen 2-3 cover olacak. 2 cover, bir de benden söz… Yurt dışı bazlı bir beste de duyacaksınız.
