Ulvi Yaman: Bizlerin “araştırmanın evreni” dediğimiz araştırmanın yapıldığı iller, ilçeler, bunların sayısı, denek dağılımı araştırmada ne kadar önemlidir. Yerel yönetimlerle ilgili araştırmaları bundan ari tutarsak, Türkiye genelinde yapılacak olan bir araştırmanın evreni ve denek sayısı konusunda neler söyleyebilirsin, bunların olmazsa olmaz dağılımı ve sayısı var mıdır, inanırlık, güvenirlik açısından? Varsa nedir?
Ali Gizer: Yine kısa yanıtım var. Türkiye geneli bir araştırma için, güvenilirlik adına belirli bir ideal örneklem sayısı yoktur.
Bu sıklıkla karıştırılan bir konudur. Öncelikle hiyerarşik sıralamayı söylersem konu daha rahat anlaşılır. Büyükten küçüğe doğru; araştırma evreni, araştırma çerçevesi veya diğer adı ile araştırma nüfusu ve araştırma örnekleminden bahsediyoruz aslında.
Genel olarak araştırmalar çok nadiren araştırma evrenini temsil edecek şekilde yapılır. Araştırma evrenini tüm Türkiye nüfusu gibi düşünmekte yarar var. Bu nüfus ile ilgili çok nadiren araştırma yapılır. Örneğin nüfus sayımı. Biz daha ziyade araştırma çerçevesinde veya nüfusunda çalışma yaparız ve onu temsil etmeye gayret ederiz. Yani Türkiye’deki belirli bir unsur hakkında çalışmalar yapılır. Bu belirlenmiş nüfus hakkında temsili bir fikir beyan edebilmek için ise çeşitli yöntemleri kullanarak bir araştırma örneklemi çekeriz.

Araştırma örnekleminin hangi yöntem ile belirleneceği, büyüklüğünün yani denek sayısının ne olacağı ise, birinci sırada araştırma amacına, ikinci olarak araştırma konusu ile ilgili olarak araştırma nüfusunun ne ölçüde bağdaşık olduğuna, üçüncü olarak ise verilere dair nasıl bir güven düzeyi ve güven aralığı tercih ettiğimize göre değişiklik gösterir.
Birincisi yani araştırma amacı, özellikle araştırmada kullanılması gereken metod ve teknikleri doğrudan belirleyici bir vasfa sahiptir.
İkincisi yani araştırma nüfusunun bağdaşıklığı, buna homojenliği de diyebilirsiniz. Bu kriter sizin araştırma konunuz hakkında ne ölçüde güvenilir varsayıma sahip olduğunuzu açıklayabilemenizi ister. Araştırma örnekleminin büyüklüğünün tespitinde, araştırma sektörü dahil an az bilinen ve anılan ama en kritik olan öneme sahiptir.
Üçüncüsü ise yani seçtiğiniz güven düzeyi ve güven aralığıdır. Bunun seçiminde ise araştırma sonuçlarının ne ölçüde yaşamsal olduğu, yaklaşık veya kesin değerlere ne ölçüde ihtiyacınız olduğu belirleyicidir. Hem araştırma amacı ve konusunun önemi, hem de bütçe olanakları bu seçimlerde etkili olmaktadır.
Araştırmacı, bu üç belirleyici kriterin değişen kompozisyonuna göre araştırma örneklemini belirler. Kimi konular vardır ki 300 kişi ile görüşerek Türkiye genelinde bir yorum yapabilirsiniz, kimi konular vardır ki büyük örneklem dediğimiz 10 veya 20 bin sayılarına çıkmanız gerekebilir.
Ulvi Yaman: Bu soru yukarıdakiyle bağlantılı, Türkiye genelinde bir siyasal araştırma için denek sayısı, illere göre dağılımı, kadın erkek oranı, yaş, eğitim vb. gibi kriterleri nasıl belirlenmeli. Hangi kriterlere uymuyorsa bu araştırma güvenilir değil diyebiliriz?
Ali Gizer: Bir çalışma siyasal araştırma gibi net olduğu düşünülebilecek bir konuda dahi yapılıyor olsa, yine de bir önceki soruda saydığımız üç kriter geçerliliğini korur.
Kimi siyasi araştırma vardır genel olarak sadece seçim sonucunu tahmin etmeye çalışır, kimi siyasi araştırma vardır, belirli bir grubun veya grupların bu seçimlerde nasıl davranacağını anlamaya çalışır. Birisi için belki bin kişi, bir diğeri için on bin kişi gerekebilir.
Aynı şekilde yine araştırma amacına bağlı olarak, araştırma nüfusunu belirleyen çerçeve ile buna bağlı olarak araştırma örnekleminin profili dengesizmiş gibi görünebilir. Önemli olan amaç.
Ama işi basitleştirelim. Türkiye genelinde, genel seçmenin nasıl bir seçim tercihinde bulunacağını tahmin etmeye çalışıyoruz diyelim. Araştırma evreni yine tüm Türkiye. Ama bu evren tanımlaması yeterli mi tartışılır. Çünkü yurt dışında yaşayan Türkiye kökenliler de var. Biliyoruz ki gün geçtikçe yüzde birlik farklılıklar dahi çok belirleyici olabiliyor. Araştırma nüfusu ise daha dar. Yani seçimlerde oy kullanabilecek, seçmen olma hakkına sahip olan bireyler. Yani araştırma evreni yaklaşık 85 milyon araştırma nüfusu ise 60 milyon. Şimdi bu 60 milyonu temsil edecek bir örneklem oluşturacağız. Elbette ki birinci bakacağımız bu nüfusun demografik özellikleri. Buna uyumlu olmaya çalışacağız. Ama dikkat edersen emin olmadığımız bir varsayımdan hareket ediyoruz yine. Her bireyin kişisel özelliklerine göre farklılaştığını ve seçimlerde kullanacakları oyun bu kişisel özelliklerine göre değişebileceğini, başka bir etki olmadığını kabul ettik. Yani erkeklerin kadınlar, gençlerin yaşlılar, patronun işçisi veya kamunun belirli bir bölge halkı üzerinde veya tersi doğrultuda etkisi olmadığını varsaydık. Şimdi öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki. Acaba oy kullanmada çok bilinen bağımsız değişkenler olarak, cinsiyet, eğitim, meslek, gelir, sosyal veya ekonomik statü gibi unsurlar ne ölçüde etkili ki? Yani örneklem neyi temsil edecek?

Soruna dönelim. Araştırma hangi kriterlere uymuyorsa güvenilir değildir. Araştırmacı, araştırma nüfusuna değin bilgiye sahip değilse, veya bilgiye sahip olmadığını bilmiyorsa, ki bu çok önemli bir bilgidir, o araştırma güvenilir olmaktan giderek uzaklaşır.
