Bu kafamın içindeki bir tartışmanın yazısı… Bir yere varmayı vaat etmiyor. Bir sonuca ulaşmaya çalışmıyor ama klişeleşmiş bilgi ve davranış kalıplarını da merak ediyor....
Geçmiş yazılardan birinde savaş sanatları ile alakalı bir şeyler yazmıştım. Gelen geri bildirimlere göre beğenilmiş olduğunu anlıyorum. O zaman bu işi biraz derinleştirelim.
Dövüş sporlarına...
Hayattaki hangi duygu ya da tutum yaşam kalitemizi artırıyor? Hırs mı, cesaret mi, tutku mu, teslimiyet mi, yoksa aşk mı? Hangi kavramı seçersek seçelim...
Ekonomi verileri, döviz kurları, istihdam rakamları derken 2019 sonu itibariyle hayatımıza giren pandemi istatistikleriyle, rakamlarla mücadelemiz hızla devam ediyordu. Ortalama bir vatandaş hem vaka/vefat...
En güçlü değil, en iyi adaptasyonu sağlayabilen hayatta kalır önermesini hepimiz biliyoruz. Eğer gerçekten en güçlüler hayatta kalabilseydi şu an dünyamızın hâkimi dinozorlar olurdu...
Önümüzde bir yarış var ve yarışı kazanmak istiyoruz. Bunun için çeviklik, dayanıklılık, yetenek ve hız gerekiyor. Ancak hızın ölçütünün ne olacağı yarışın modeliyle belirlenmekte....
Belki bana öyle geliyor ama rakip, rekabet vb. kavramlar son yıllarda farklı noktalara evrildi. Eskiden Seferoğulları-Tellioğulları ayrımı kadar keskin olan kutuplaşmalar, günümüzde daha belirsiz...
Fotoğraf albümleri yıllar boyunca bir samimiyet göstergesi olarak kullanıldı. Samimiyet çıtasında belirli bir noktaya ulaşan komşularımıza, arkadaşlarımıza ya da uzaktan akrabalarımıza adeta bir ritüel...
Sabah uyandık. Yataktan kalktık. Kahve makinesinin fişini taktık. Dişlerimizi fırçaladık, tıraşımızı olduk. Giyindik ve demlenen kahvemizi alıp işimize doğru yola çıktık. Ne kadar düzenli...